1. YAZARLAR

  2. Baran Furkan Gül

  3. İktidarın çözülmesi muhalefetten kaynaklanıyor
Baran Furkan Gül

Baran Furkan Gül

İktidarın çözülmesi muhalefetten kaynaklanıyor

A+A-

AKP iktidara geldiği günden beri ekonomik olarak hiç düze çıkamadık...

AKP'nin belli dönemlerini, halktan kopuk olan ve sürekli Avrupa ve ABD'nin ağzının içine bakan liberaller başarı saysa da halk, derin yoksulluğu hissetmeye hep devam etti.

Destek veren hemen her kesimin en başarılı yanı olarak ekonomiyi gösterdiği iktidar partisi artık ekonomiyi kendilerini destekleyenlerin bile görebileceği şekilde yönetemiyor.

Her defasında söylediğimiz konuların başında AKP'nin Türkiye'yi yönetememesi ve parti içi çözülme geliyor.

Muhaliflerin dilindeki en bilindik cümle ise "AKP çözülüyor" oldu.

Ancak bu kelimeyi o kadar çok söylediler ki, sonunda tutturmayı da başardılar.

AKP önce içindeki mafyatik ilişkilerin teşhir olması ile çözülmeye gitti.

O kadar ki, üstünü bir şekilde örtseler de güvenlik bürokrasisi bile İçişleri Bakanlığı'na yönelik sert açıklamalar yapar oldu.

Yıllarca AKP'nin sokaktaki gücü olarak gösterilen Sedat Peker adlı suç örgütü liderinin ifşaları ile artık işler farklı boyuta geldi.

Peker'in son dönemdeki açıklamaları, muhaliflerin yıllardır sürdürdüğü SADAT söylemlerini tam olarak doğrular nitelikteydi.

İslami terör gruplarının eğitildiği iddialarından, bu yapının potansiyel tehlikesine kadar muhalefet Sedat Peker'in açıklamalarına göre haklı çıktı.

Şimdi diyeceksiniz ki, 'Bu adama suç örgütü lideri diyorsunuz ama dediklerine de inanıyorsunuz'...

Haklı olabilirsiniz derdim ama bu cümleyi kurabilene en hafif tabirle 'Hadi oradan' diyebiliyorum!

Bugüne kadar sizin içinizdeydi, bugün sizin karşınızda.

Bugüne kadar sizin tarafınızdan bizlere saldırıyordu, bugün kendi tarafından size saldırıyor.

Bize saldırırken ezberlenmiş cümlelerle saldırıyordu, size saldırırken bilinçli olarak, bilerek saldırıyor.

Evet, bu durum çözülen iktidarın sadece bir hezeyanı...

Bir başka ve en büyük hezeyanı ise ekonomi...

Geçtiğimiz günlerde Dünya Sefalet Endeksi açıklandı.

Dünya Sefalet Endeksi, Amerikan John Hopkins Üniversitesi'nden ekonomist Steve H. Hanke tarafından hazırlandı.

Enflasyon, faiz oranı ve milli gelir gibi ekonomik göstergelerin esas alınarak hesaplandığı Dünya Sefalet Endeksi'nde Türkiye 156 ülke içinde 21. sırada yer alıyor.

Sefalet sıralamasında Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada yer alıyor.

Endekste sıralamanın yükselmesi ülkede sefaletin arttığını ve ekonomin kötüye gittiğini gösteriyor.

Yani artık sefaleti yaşıyoruz.

Ekonomik olarak Avrupa'nın en sefalet ülkesiyiz.

Ben bu yazıyı kaleme alırken dolar 9.27 ile tarihi zirveyi gördü.

Öyle ki, bir dönem AKP'nin en ateşli savunucusu eski milletvekili Şamil Tayyar bile "Toplum 2002 öncesi/sonrasını karşılaştırmıyor, zira o hesabı gördü. Düşük gelir de mega proje heyecanını azalttı. Yeni hikayeye ihtiyaç var" açıklaması ile durumun vahametini ortaya koydu.

Bu sorunlar hep vardı ancak muhalefet emekliyordu.

Şimdi yürümeye başladı ve vatandaş sorunları daha net görmeye, yoksulluğunun nedenini daha net anlamaya başladı.

*

İktidar çözüledursun, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'e yönelik açıklaması skandaldan da öteye giden bir durum oluşturdu artık.

Bakan Varank, "İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in il ve ilçe gezilerini takip edip kimin ile konuştuklarını araştırıyoruz" ifadesi ile bir skandala imza attı.

Bakanın bu açıklaması "Biz bunu incelediğimiz de bu videolarda karşılıklı konuştuğu vatandaşların tamamı senaryodan ibaret" şeklinde devam ediyor.

Ancak, ülkenin Sanayi ve Teknoloji Bakanı'nın işi video izlemek ise iktidar zaten çözülmüş de oyun oynuyor deriz.

Ancak gelecekteki iktidarın ortağı olacak bir partinin liderine yönelik böyle bir çıkışı tehdit olarak algılamak da mümkün...

*

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Merkez Bankası'na yaptığı ziyaret gündemin en çok konuşulan konusu oldu.

Doların tarihi zirveyi görmesinin ardından Millet İttifakı'nın bir diğer ortağı CHP'nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu ziyareti çok büyük yankı uyandırdı.

Kılıçdaroğlu'nun Merkez Bankası Başkanına, bağımsız Merkez Bankası vurgusu yaptığını, fiyat istikrarsızlığı vurgusu yaptığını ve 128 milyar doları sorduğunu öğrendik.

Kuşkusuz Kılıçdaroğlu'nun bu ziyareti çok büyük anlam ifade ediyor.

İktidarın çözülmesi boşuna değil, muhalefet artık eski hataları yapmaktan kaçınarak emin adımlarla yürüyor...

Bunu görmemek mümkün değil.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.