1. YAZARLAR

  2. Fatih Ergin

  3. İktidar ve medyası bu sözleri ayakta alkışlıyordu
Fatih Ergin

Fatih Ergin

İktidar ve medyası bu sözleri ayakta alkışlıyordu

A+A-

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in tartışma konusu olan 'İzmir bayrağı, İzmir parası' ile ilgili geçtiğimiz gün kaleme aldığım yazımda konu ile ilgili olarak, iktidara yakın medyanın aslında Soyer'i değil, kendi zihniyetlerini eleştirdiğini vurgulamıştım.

O yazımda, "Diyelim ki Soyer gerçekten, hatta ortalama zekâ sahibi herkesin anlayabileceği bir sadelik ve düzeyde İzmir'in ayrı bir eyalet olmasını istedi. AKP çizgisine uyumlu bir talep olmaz mıydı bu?" demiş ve örnekleri ile AKP'nin eyalete formatlı çizgisinden örnekler sunmuştum.

Neredeyse benden başka kimse bu açıdan meseleye yaklaşmadı diye hayıflanırken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakanlığı döneminde danışmanlığını yapan Karar gazetesi yazarı Akif Beki, "IZ-COIN" açıklamasından sonra Tunç Soyer'i "bölücü" ilan eden yandaş medyaya, Erdoğan'ın "eyalet övgüsü"nü hatırlattı.

Tabi, bir zamanlar Erdoğan'a yakın olan bir isimden böyle bir eleştiri gelmesi dikkate değer bir durum.

Geçmişte benzeri sayısız demeci bulunan Erdoğan'ın 2013'te bile hâlâ "Eyalet yapılanması süratle kalkınmayı getirir" tezini savunmaya devam ettiğini kaydeden Beki yazısında, Cumhurbaşkanı'nın "Bu güçlenme alametidir. Güçlü Osmanlı'da Lazistan, Kürdistan var. Eyalette başka bir etnik unsur seçimi kazanırsa ne olacak? O zaman sen de gir kazan. Bizim öyle bir endişemiz yok. Güçlü bir Türkiye asla eyalet sisteminden korkmamalı. Siz eyalet sisteminde de bu üniter yapıyı koruyabilirsiniz"  sözlerini hatırlattı.

Beki, Cumhurbaşkanı'nın "eyalet modeli"ni büyük bir ciddiyetle savunmasının aksine, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı'nın "Tarihte İzmir'in bayrağı, parası varmış. Ama danışmanlarım lafını dahi edersen bölücülükle suçlarlar diye uyardı…" derken, peşin peşin ciddi olmadığının altını çizdiğine dikkat çekti ve  "Sinekten ne kadar yağ çıkarsa, o sözlerden de ancak o kadar bölünme planı çıkmaz mı!" diye sordu.

Beki yazısının son bölümünde ise, "Bölünme paranoyası, kanırta kanırta kaşınmadı mı? Beka korkusu evire çevire istismar edilmedi mi?  Sonuç ortada. Muhatabı büyütmekten başka bir işe yaramadı. Sürgit tekrarından farklı ne bekleniyor olabilir?" dedi.

Sahi, iktidarın ve ittifak ortağının beka gerekçesi ile Türkiye'yi geçirdiği Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi milli güvenliğimize yönelmiş hangi beka tehdidini ortadan kaldırdı ya da azalttı? Süslü söylemlerle Türkiye'yi tek adam sistemine geçirenlerin ve savunanların mevcut rejimin böyle faydasından bahsettiğini gören oldu mu?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.