1. YAZARLAR

  2. Murat Sururi ÖZBÜLBÜL

  3. İklim değişikliği
Murat Sururi ÖZBÜLBÜL

Murat Sururi ÖZBÜLBÜL

İklim değişikliği

A+A-

Geçtiğimiz hafta küresel iklim değişikliğinin etkilerine dikkati çekmek için Atlantik Okyanusu'nu yelkenli tekneyle geçen 16 yaşındaki İsveçli aktivist Greta Thunberg'in çağrısından esinlenen binlerce çevreci eşgüdümlü olarak Avustralya'dan ABD'ye kadar pek çok ülkede gösteriler düzenledi.

Eylemciler son derece haklı. Bir çok ülkede yöneticiler popülist kararlar alıyor uzun vadeli ve iklim değişikliğini önleyebilecek fedakarlık gerektiren, ciddi politikaları hayata geçirmekten uzak duruyorlar. Dünyamızda iklim ilk defa değişmiyor, daha önce de bir çok defa iklimde radikal değişiklikler oldu. Bu değişikliklerden bazıları o kadar radikaldi ki yeryüzünde yaşayan bir çok canlının soyunun tükenmesine yol açmıştı.

Geçmişte yaşanan bu iklim değişikliklerinin çok büyük bir kısmı canlı faaliyetlerinden değil kozmik, doğal sebeplerden kaynaklanmaktaydı fakat ilk defa bu sefer insan türünün ekonomik faaliyetleri bir iklim değişikliğine yol açıyor.

Bu yüzden iklim değişikliği konusu ekonominin ve ekonomik faaliyetlerin çok önemli bir unsurudur!

Tehdit...

İklimin radikal bir şekilde değişmesi sadece ekonomik faaliyetleri değil, insan ırkının ve daha bir çok başka türdeki canlının bu gezegendeki varlığını tehdit etmektedir.

Ne yazık ki küresel ölçekte ekonomiyi yöneten bir çok lider, ikim değişikliğini engellemek için alınması gereken tedbirlerin finansal maliyetini çok fazla önemsiyor, gözünde büyütüyor lakin iklim değişikliğinin getireceği ekonomik yıkımın bedelini idrak edemiyor!

İklim değişikliğini engelleyebilmek ve hatta geri sarabilmek için bugün elimizde yeterli teknolojik imkan var. Bugün sahip olduğumuz teknoloji ile fosil yakıtlar kullanmadan, atmosfere karbondioksit vb.. zehirli gazlar salmadan tüm enerji ihtiyacımızı karşılamamız mümkündür.

Bunun için tek yapılması gereken şey fosil kaynaklar üzerinden rant sağlayan oligarkların, tekellerin, kartellerin lobi faaliyetlerine ve karar vericileri yanıltmalarına engel olmak gezegenimizin tüm enerji ihtiyacını karşılayabilecek, çevreyi kirletmeyen, atmosferimize zehirli gazlar yaymayan temiz, çevreci yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanan teknolojileri desteklemektir.

Sıkı duruş...

Kısa vadeli günü kurtarma peşinde olan, gelecek nesillerin ve insanlığın bekasını değil bir dahaki seçimde kolayca oy devşirme ve seçim kampanyalarına bağış toplama derdindeki popülist siyasetçilerin böyle küresel eylemler ile uyarılması bu yüzden son derece önemli ve yerinde bir çabadır.

İklim değişikliği konusunda siyasileri hizaya getirecek en önemli eylem, iklim değişikliği konusunda yeterince hassas olmayan ve çaba göstermeyen siyasilere seçimlerde oy verilmeyeceği konusundaki sıkı duruş olacaktır.

Millî ekonomiyi ve yerel iş adamlarını korumak ve benzeri hamasi gerekçelerden hiç biri iklim değişikliğinin yaratacağı millî beka tehdidinden daha önemli değildir.

Hangi ekonomik çıkarlar ve hangi millî menfaatler sular altında kalacak şehirler kuruyup çoraklaşacak, ya da seller ile sürüklenecek topraklar, kirli ve solunamayan bir hava, içilemeyen sulardan daha önemli olabilir?

Küresel ölçekte politikacılar ve sadece politikacılar da değil ekonominin tüm aktörleri yaşanacak iklim faciası sonrasında hiçbir ekonomik ya da siyasi aktörün en ufak bir çıkar sağlayamayacağını çok iyi hesap etmelidir.

Fatura...

Hesabi olacak isek, iklim değişikliğinin önümüze koyacağı faturanın iklim değişikliğini engelleyebilmek için katlanmak zorunda olduğumuz ekonomik maliyetlerin kat be kat üstünde olacağını çok iyi idrak etmemiz gerekmektedir diye düşünüyorum.

Çocuklarımızın, torunlarımızın ve gelecek nesillerin hak ve menfaatlerini önemseyen biz çevreye duyarlı aktivistler, kısa vadeli seçim çıkarları peşinde koşan, uzun vadeli düşünüp hesap yapmayan popülist politikacıların her daim ensesinde olup, onlara iklim değişikliği gerçeğini ve yaratacağı olası tehditleri hatırlatmalıyız.

Yoksa, bugün bir şeyler yapmaz isek yarın çok geç olacak. İklim değişikliği bir kez başladığı zaman geri döndürmek, alıştığımız normal, insan yaşamına ve ekonomik faaliyetlerine uygun iklim koşullarına kavuşmak bir daha asla mümkün olmayabilir.

Bu bilincin tüm yerküreye yayılması küresel ölçekte aydınların en önemli görevidir.

Bu konudaki en önemli görevlerden biri de biz ekonomistlere düşmektedir. Ekonomik hesaplamaları ve fizibiliteleri yaparken, yapılacak ekonomik faaliyetlerin iklimi ve çevreyi nasıl etkileyeceği hususu, bizim en önemli parametremiz olmalıdır diye düşünüyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.