1. YAZARLAR

  2. Kamuran ÖZGEN

  3. İç turizmi dinamik tutmak
Kamuran ÖZGEN

Kamuran ÖZGEN

İç turizmi dinamik tutmak

A+A-

Dünyamızın karşı karşıya kaldığı bu son koronavirüs salgını sonrasında hemen bütün dünya ülkelerindeki ileri gelenlerin ortak kanısı olan; "artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı" temel düşüncesinden hareketle, diğer dünya ülkelerinin söylemlerine teşne olmadan kendi dinamiklerimizi harekete geçirip, tüm sektörlerde yeniden yapılanmaya gidilmesi gerekiyor.

Virüs salgını ile ilgili birçok komplo teorileri üretilmekte ve daha yıllar öncesinde yazılan kitaplar ve bazı dizilerdeki senaryolarda bahsedilenlerin birebir "bu salgında ortaya çıkması", dünyamızın belli odaklar tarafından yeniden şekillendirilmeye çalışıldığını, bunu yapar iken de kendi plan ve projeleri doğrultusunda bir ortam hazırlamaya çalıştıkları bariz bir şekilde görülüyor.

Ülke ekonomilerinin nerede ise felç olma noktasına geldiği şu günlerde, böyle bir olayın yeniden ve yeniden ortaya çıkarılabileceğini ve dünyadaki kayda değer tüm ülke ve vatandaşlarının "ölümü gösterip hastalığa razı edilmesi" başarılıncaya kadar bu türden salgınlarla karşı karşıya kalacağımızı bilmemiz ve ona göre bir yeniden yapılanmaya gitmemiz gerekiyor.

Özellikle 65 yaş üstü ve 20 yaş altı milyonlarca insanımızın evlerinde esaret yaşamaları ve bu türden salgınlara tekrar maruz kaldığımızda, bu kadar insanın psikolojisinin ne hale geleceğini tahmin bile edemiyorum. Sosyal ve çalışma hayatından bu kadar süre uzak kalmanın sonucunda insanlarımızın tekrar işlerine ve sosyal yaşama uyum sağlamalarında ciddi sorunlar ortaya çıkacak. En basitinden çalışanların çok ciddi bir adaptasyon ve verim sorunu ortaya çıkacak gibi görünüyor.

Bundan sonra özellikle iki sektöre devlet destekli büyük yatırımların yapılması büyük risk teşkil edecektir. Bunların başında "turizm ve hava yolu taşımacılığı" gelmekte. Türk Hava Yolları'nın acilen dünyanın hemen her yerine uçma hedeflerinden vazgeçip, daha verimli ve uçuş güvenliği olan bölgelere ağırlık vermesi ve yeni uçak alımlarına gitmemesi, kaynakların verimli kullanılması anlamında önem arz etmektedir. Turizm sektörü de en az bir on yıl, kesinlikle yatırım ve teşviklerin askıya alınması gereken sektör olup, bu tür salgınlar dünyada baş gösterdiğinde ne olduğunu çok iyi şekilde tecrübe etmiş durumdayız.

Önümüzdeki en az iki yıl düzelmesi çok zor görünen turizm sektörüne alternatif çözümler getirmek ve bu sektöre yapılması gereken yatırımların da "tarım ve hayvancılık sektörlerine" kaydırılması büyük önem taşımakta. Sonuçta evde kaldığımız süreçte gıda maddelerinin fiyatlarında nerede ise yüzde yüzlük artışlara maruz kaldık. Bazı üretim kalemlerinin yeniden devlet tarafından üretilmesi bu tür salgın olaylarına maruz kalındığında en azından gıda konusunda spekülasyonların ortadan kalkmasını sağlayacaktır.

İç turizme dönük olarak, acilen Kültür ve Turizm Bakanlığı diğer ilgili bakanlıklara çağrı da bulunarak, her bakanlık için her yıl değişik dönemlere denk gelen tatil programı yapıp önermelidir. Ülkemizde özellikle Haziran 15 ile Eylül 15 arasında çok yoğun olan iç turizm faaliyetleri en azından yılın sekiz ayına yayılmalıdır. Bu hem sektörü ayakta tutacak hem de yüksek sezon dediğimiz yukarıdaki tarih aralıklarındaki yığılmayı azaltacaktır.

Bu uygulamanın dünyada örnekleri bulunmakla beraber ülkemizde de uygulanmaya başlandığında ne kadar yerinde bir uygulama olduğu görülecektir. Sadece yapılması gereken, tüm tatillerin çocukların okul tatilleri dönemine getirilmemesinden geçmektedir. Örnek verecek olursak, bu yıl Sağlık Bakanlığı personeli mayıs ayında tatil yapar iken, önümüzdeki sene aynı bakanlık personeli temmuz ayında tatile çıkmalıdır.

İç turizmde para, bir cebimizden diğer cebe girmekte olup dolayısı ile ülkeye döviz girdisi sağlayan bir faaliyet değildir. Dolayısı ile bu türden bir tatil planlaması da anti demokratik bir uygulama olarak görülmemelidir. Çünkü bu uygulamadaki asıl gaye, kaynakların verimli kullanılmasına yönelik olacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.