1. YAZARLAR

  2. Fatih Ergin

  3. HDP'nin çözüm ortağı niye açık kalsın?
Fatih Ergin

Fatih Ergin

HDP'nin çözüm ortağı niye açık kalsın?

A+A-

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından HDP'nin kapatılması talebiyle Anayasa Mahkemesi'ne gönderilen iddianamede, HDP'nin PKK'nın partisi olduğu belirtildi.

İddianamede, "Aslında HDP ile PKK-KCK arasında bir fark yoktur. HDP silahlı terör örgütü PKK-KCK'nın emir ve talimatları doğrultusunda faaliyet yürüten yaptıkları veya yapmadıkları bakımından halka değil terör örgütü PKK-KCK'ya hesap veren, terör örgütünün siyasi görünümlü bir uzantısı, organıdır. Başka bir deyimle HDP; PKK'nın partisidir" denildi.

Kimse kusura bakmasın!

Her ne kadar AKP'ye karşı oluşan nefret HDP'nin PKK ile gün gibi ortada olan ilişkisine toplumsal muhalefetin "flu" bakmasına neden olsa da ve davanın siyasi boyutu bulunsa da iddianamede  yer alan suçlamalar hukukidir…

Onun için kimse aldığı oy üzerinden HDP'yi aklamaya kalkmasın! Aldığı oy oranı bir partiye anayasayı ve yasayı çiğneme, suç işleme hakkı, özgürlüğü, yetkisi tanımaz.

Meseleye partilerin aldıkları oylardan bakacaksak eğer; 2002'den beri yapılan her seçimden AKP'nin birinci çıktığını hatırlatırım. Haliyle bu yaklaşımda bulunanların, AKP'ye muhalefet etmeye çalışırken, aslında AKP'yi akladıklarının ne zaman farkına varacaklarını merak ediyorum…

Bakın İstanbul Barosu eski Başkanı Ümit Kocasakal ne diyor; "'6 buçuk milyon oy ne olacak?' deniyor. Bu oyların üzerinde kimsenin ipoteği yok. '6 buçuk milyon oy ne olacak' diyenlere: Anayasa ne olacak, kanun, hukuk ne olacak? Teröre bulaşmadan, terör seviciliği yapmadan da hak ve özgürlükler savunulabilir. Kapatma davası sanki etnik yapıya yönelikmiş gibi davranacaklar. Hiç kimse bu tuzaklara düşmesin…"

Kocasakal haklı… İddianame ise, Kocasakal'dan çok daha haklı! Zira çözüm sürecine de yer veriyor…

HDP'nin bebek katili Öcalan ve Kandil'le en yoğun temas ettiği, en yakın durduğu, hükümetle Kandil arasında gidip geldiği dönem çözüm süreci dönemiydi…

O dönem iktidar tarafından PKK'nın siyasi uzantısı olmakla suçlanmayan HDP hakkında, şimdi bu suçlamayla Anayasa Mahkemesi'nde dava açıldı. HDP'nin savunma sürecinde bu döneme ilişkin başlıklar doğal olarak açılacak ve ucu AKP'ye çıkacak suçlamalar yöneltilecektir.

Yani çözüm süreci iddianame oldu ve çözüm sürecinde temaslarda bulunanların soruşturulamayacağını düzenleyen 6551 sayılı "Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" böylelikle de delinmiş oldu…

Bir gün bu kanunun varlığına rağmen AKP hakkında da bir kapatma davası açılması için emsal çıktı ortaya…

Öyle ya; HDP'ye açılan davadaki iddianamede; çözüm sürecinde Diyarbakır'da Öcalan'ın mektubunun okunması, HDP'lilerin İmralı'ya gitmesi yer alıyor!

Çözüm süreci AKP'nin eseriydi, PKK'ya alan ve hâkimiyet kazandırıldı, altın dönemi yaşatıldı!

AKP çözüm ortağı HDP'yi, etnisiteyi Türk üst kimliğine denk görme garabetiyle bir unsur haline getirdi! İmralı'dan seçim mektubu sipariş eden de AKP değil miydi?

Kaldı ki; Bir cumhuriyette, üstelik laik ve ulus devlet olarak şekillenmiş bir cumhuriyette ve hem de 21. yüzyılda; din ve etnisite temelli partilerin varlığı abestir…

Öyleyse; bir kapatma davasının da AKP'ye açılması gerekiyor mu?

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.