1. HABERLER

  2. Hani bu işlerden rahatsız olmuyordunuz
Hani bu işlerden rahatsız olmuyordunuz

Hani bu işlerden rahatsız olmuyordunuz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz günlerde bir medya kuruluşunda, TSK'da başörtülü kadın personelin çalışabilmesini sinsice eleştiren bir haber çıktı. Hani bu işlerden rahatsız olmuyordunuz?" dedi.

A+A-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, HAK-İŞ tarafından Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen 6. Uluslararası Kadın Emeği Buluşması'nda, kadınların sesi ne kadar yükseğe taşınırsa, ülke ve toplum olarak o sorunların o kadar rahat çözüleceğine inandığını söyledi.

Kadın meselesi bir insan meselesi olarak ele alındığında, bugün pek çok sıkıntının kendiliğinden çözüm yoluna girdiğinin görüldüğünü ifade eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Esasen bizim inancımızda, nimetlerin de mükellefiyetlerin de hepsi erkekler ve kadınlar içindir. Ayrım yoktur. Sadece fıtratta olan farklılıklar sebebiyle içinde değişiklikler söz konusudur. Nitekim mukaddes kitabımız Kur'an-ı Kerim'de 'İyi ve temiz erkeklerle, iyi ve temiz kadınlar ile' aynı şekilde 'kötü erkekler ve kötü kadınlar' ifadeleri geçiyor. Mükafatın ölçüsü ise cinsiyet olarak değil, salih amel olarak ifade ediliyor. Her şey bu kadar açık bir şekilde ortadayken, ısrarla din adına ve cinsiyet üzerinden insanları ayrıma tabi tutmak ancak cehaletle izah edilebilir."

'Bazı kafalar hala eski köhne alışkanlıklarından vazgeçmiyor'

Geçen günlerde bir medya kuruluşunda Türk Silahlı Kuvvetlerinde başörtülü kadın personelin çalışabilmesini sinsice eleştiren bir haberin çıktığını anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti: 

"Hani bu işlerden rahatsız olmuyordunuz? Niye rahatsız oldunuz? Dünya değişti, Türkiye değişti, kurumlarımız değişti ama maalesef bazı kafalar hala eski köhne alışkanlıklarından vazgeçmiyor. Biz başı açık veya kapalı hiç bir hanım kardeşimizin bu şekilde çifte standarda, aşağılanmaya maruz kalmasına rıza göstermedik, göstermeyeceğiz. Demokrasinin, özgürlüklerin, bu ülkenin tüm imkanlarının ayrım olmaksızın 80 milyonun tamamının hakkı olduğunu, istese de istemese de herkes kabullenecek. Eğer bir barış devletini konuşuyorsak, eğer özgürlüklerin egemen olduğu bir devleti konuşuyorsak, o zaman bu ülkede kimse kusura bakmasın herkes istediği gibi giyinir kimse buna müdahale edemez, istediği gibi inancını yaşar kimse buna müdahale edemez."

Kökenine, inancına, mezhebine, meşrebine, cinsiyetine, şekline, şemaline bakılmaksızın bu ülkenin vatandaşlarının tamamının, birinci sınıf hizmete layık olduğunu belirten Erdoğan, "Ben Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı olarak vatandaşlarımın arasında asla bir ayrımı kabullenemem. Gereği ne ise onu da yaparım. Şayet bunu kabullenemeyen varsa, öyle iki yüzlülükle, riyakarlıkla, alavere dalavereyle değil, mertçe yiğitçe çıksın ortaya söylesin fikrini. Türkiye demokratik bir millet olduğuna göre, hakem kimdir? Millet. Milletimiz kimin haklı olduğunu söylüyorsa, gelin onu uygulayalım ve ülkemizi artık böyle utanç verici tartışmalarla oyalamayalım." diye konuştu.

'Zor olan seçmektir'

Erdoğan, 16 Nisan'da referanduma sunulacak anayasa değişikliğiyle 18 yaşındaki gençlere seçilme hakkını getirdiklerini belirtti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kimse kimseyi aldatmasın, nereden başladı bu? 30 yaşından başladı. Önce bunu 30 yaşından biz 25 yaşa indirdik, dedik ki bu da yetmez. Bunu bu kardeşiniz yıllardır söylüyor, biliyor musunuz? Ama yıllardır maalesef bunu kimseye anlatamadık ama şimdi dedik ki artık bu iş olacak, şimdi artık milletimize gidiyoruz. Seçme yaşını 18 olarak kabul ediyorsun, seçilmeyi niye kabul etmiyorsun?" diye konuştu.

Zor olanın seçmek olduğunu, seçilmenin seçmeye göre daha kolay olduğunu dile getiren Erdoğan, gençlere güvendiklerini ve bu gençlerin 15 Temmuz'da kendilerini çok ama çok farklı ispat ettiğini vurguladı.

Siyasi iradeyle devletin kurumları arasında sorun olduğu havasını yaymaya çalışanların derdinin siyasi veya kurumları korumak değil, çatışmanın fitilini ateşleyerek kendilerine alan açmak olduğunu belirten Erdoğan, "Ama müsterih olun, rahat olun, devletin ve siyasetin özellikle zayıf şekilde inşa edilmiş yapısı içerisinde kendilerine gizli iktidar gücü devşirenlerin inşallah sonu geliyor. Eski Türkiye özlemiyle yanıp tutuşanlara, milletimiz ben inanıyorum ki 16 Nisan'da nihai tokadını vuracak, son sözünü söyleyecektir. Bu konuda iki kesime çok güveniyorum; birisi gençlerimiz, diğeri kadınlarımız." değerlendirmesinde bulundu.

'Kadına şiddet uygulayan kimse, zavallının ta kendisidir'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hayatın tüm alanları gibi aile içinde de şiddetin asla tasvip edilemeyeceğini belirten Erdoğan, şunları söyledi:

"Kadını zayıf, korumasız, aciz görerek ona şiddet uygulayan kimse, açık söylüyorum, zavallının ta kendisidir. Hele hele sırf kendi üstünlüğünü göstermek için kadına el kaldıranların durumu cahiliye döneminde kız çocuklarını diri diri toprağa gömenlerden farklı değildir. Aynı şekilde bu kadını medyada, sokakta, iş yerinde bir meta gibi pazarlayan anlayışla ilkel dönemlerdeki köle tacirleri arasında fark yoktur. Bunu da özellikle ifade ediyorum." dedi.

'Onların dikili ağacı yok bu ülkede'

"Şu anda Cumhurbaşkanıyım, 2019'un Ağustosu'na kadar Cumhurbaşkanıyım. Hükümet 2019'un Kasımı'na kadar zaten hükümet. Şu anda bu süreç bu şekilde zaten devam edecek." ifadesini kullanan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bizim bazı şeyler için telaşımız yok ama biz bir sistem değişikliğiyle ülkemize sıçrama yaptırtalım istiyoruz. Biz şu 14 sene içerisinde ne tür engellerle karşılaştığımızı gayet iyi biliyoruz. Ama diğerlerinin böyle bir durumu oldu mu? Yok. Onların dikili ağacı yok bu ülkede. Onlar çukur eşmekle meşgul, onlar yer altına konaklama yerleri yapmakla meşgul, onlar Hakkari'ye gidip başkalarının paçavralarıyla miting yapmakla meşgul, biz ise bayrağımızla yürümekle meşgulüz."

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.