1. YAZARLAR

  2. Yunus Arıkan

  3. Güneş balçıkla sıvanmıyor ki!..
Yunus Arıkan

Yunus Arıkan

Güneş balçıkla sıvanmıyor ki!..

A+A-

İBB Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu, geçen hafta 'Covid-19'la ilgili rakamsal bir açıklama yaptı.

Katılır mısınız bilmem, ancak bir anlamda bana inandırıcı geldi.

Çünkü verilen rakam kanıtlanabilir bir rakamdı.

*

Dünya, Covid-19'dan kırılırken, bizim nüfusumuza yakın ülkelerde, bizim çok katımız vaka ve ölüm oranlarına rastlanırken,

80 küsur milyon nüfuslu ülkemizde, vaka sayısı bile şöyle birkaç binlerle ifade edilip, ölüm oranları ise onlu basamaklarla ifade ediliyor.

Dünya kırılırken, nasıl oluyorsa bizler; -her şeye rağmen- herhangi bir kısıtlamaya bile gerek duymaksızın, -var olan dünya vaka yoğunluğunu görüyor olmamıza rağmen,- Sayın Bakan'ın açıklamasını sorgulayamıyoruz.

*

Neden?

Çünkü, sıradan vatandaş olarak bizler, devlet adamına güveniyoruz.

"O, ne diyorsa doğrudur." diyoruz.

Çünkü biliyoruz ki devlet yalan konuşmaz.

*

Tam da bu noktada, aylardır, 80 küsur milyonluk ülkemizde açıklanan Covid-19 verileri, bizi -yaz sonu sonbahar başı arasında- rehavete sürükledi ve bugünlerde ise, millet olarak bu işin sanki, pek de ciddiyetinin farkına varamadığımızı, bir tokat gibi vurdu yüzümüze.

*

Neden?

Sayın Sağlık Bakanı, her ne kadar ısrarla; 'Maske-Mesafe-Hijyen' uyarılarını yapsa da açıklanan veri sayılarının, o kadar da korkutucu olmadığı hissi, vatandaşta yer etmiş, ayrıca da ipin ucunu kaçırmışa benziyordu.

*

Eğer Sayın Bakan'ın bu hassasiyeti gerçekten doğru ise, ilk önce devlet, gerekli önlemleri alır, 65 yaş takıntısından çok daha farklı kısıtlamalar getirirdi. 

Her yerin açık olmasıyla, sanki bakanın bu hassasiyeti çelişiyormuş gibi geliyor bana.

*

Ve geçtiğimiz hafta, İBB Başkanı Sayın İmamoğlu, yaptığı açıklamada, İBB Mezarlıklar Müdürlüğü'nce İstanbul'da bulaşıcı hastalıktan (sanırım kastedilen Covid-19'dan) o gün, 164 vatandaşımızın defnedildiğini söylemiş, devamında ise;

"Covid-19 süreci ne yazık ki ülkemizde ve İstanbul'da çok ciddi boyutlara ulaşmıştır. Hiç kimse bu konuda görmezden gelme ya da duymama konumuna ge-le-mez!

Madem, 11 milyonluk Belçika'dan az veri açıklıyoruz, o zaman dünyanın, bu başarıyı konuşması, ya da gerçek verilerin açıklanması lâzım" şeklinde bir açıklama yapmıştı.

*

Bence yerinde bir uyarıydı.

"Eğer, vaka ve ölüm oranlarımız, gerçekten de '11 milyonluk Belçika'dan daha aşağıda olduğu doğruysa, dünya bizi neden konuşmuyordu ve bunu nasıl başardığımızı neden araştırmıyordu?

Ya da biz bunun, nasıl başarıldığını dünyaya niçin açıklamıyorduk."

Elbette bu rakamlar doğru değilse de;

"Yetkililerin vatandaşa bir özür borcu yok mu?" diye de aklıma gelmiyor değil.

*

Demem o ki; bu milletle doğrular paylaşılsın, zararın neresindeysek onu bilelim ve -zorunlu da olsa- gereğini yapalım.

*

Gerçek nereye kadar hasıraltı edilebilir ki?

Güneş balçıkla sıvanabilir mi?

 

 

 

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.