1. YAZARLAR

  2. Erol Sunat

  3. Gönül ve fetih arasındaki sır!
Erol Sunat

Erol Sunat

Gönül ve fetih arasındaki sır!

A+A-

Peygamber Efendimiz Hadis-i Şeriflerinde; "Konstantiniyye mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutandır. Onu fetheden asker ne güzel askerdir" demişlerdi.

Bu şerefe nail olan 21 yaşındaki Fatih Sultan Mehmet, 568 yıl önce İstanbul'u fethetmiş, Doğu Roma'nın fethedilmez zannedilen bu efsane şehri, Türklerin eline geçerken koca bir çağ yıkılmış, yeni bir çağ için, her şey yeniden başlamıştı. Esas mesele, bir şehri kılıçların, okların ve topların fethetmesi değil, o şehirde gönüllerin fethedilmesiydi.

Kaleler, surlar, burçlar, şehirler, imar olurdu, eskisinden çok daha güzel hale getirilirdi, lakin ya gönüller? Gönüllerin imarı, fethi nasıl olacaktı?

Gönül fethetmenin yolu adaletten, hoşgörüden, anlayıştan, vicdandan ve merhametten geçiyordu.

İstanbul en çok gönüllerin fethiyle dikkat çekti. Bir şehrin gönlünü fethetmişseniz, o şehir neden sizden vazgeçsindi ki…

Gönül ve fetih arasındaki sırrı Fatih çözdü. Hz. Peygamberin iltifatlarına o mazhar oldu.

Gönlü yüce ecdadımız adildi, vicdan ve merhamet sahibiydi, engin bir hoşgörüsü vardı. Kırmadan, dökmeden, incitmeden ne kadar dağılmış, parçalanmış, ümidini kaybetmiş "Müslim-Gayrı Müslim"  gönül varsa hepsini toparladı, bir araya getirdi. Birliği ve dirliği sağladı.

Gönüller fethedildiğinde ne mi oldu? Barış geldi, huzur geldi, adalet geldi. Ağlayanların ağlaması kesildi, inleyenlerin iniltisi dindi, yüzler yeniden gülmeye başladı.

 

*****

Gönüllerin fethi; gönül almaktır, gönülleri anlamaktır, gönülleri kırmamak, yıkmamaktır.

Gönüllerin diline vakıf olmaktır.

Gönüllere girmek, gönüllerde yer etmek, gönüllerde yer almaktır!

O gönüllerde hatır-gönül sahibi olmak ve hiç çıkmamaktır!

Yunus Emre, yüzyıllar ötesinden, ne kadar güzel özetlemiş, diyor ki, "Hepisinden iyice bir gönüle girmektir."

İstanbul, gönüllere nasıl girebildiğinin dünden bugüne bir nişanesidir.

 

*****

Bizim bugün başaramadığımız, elimizin tersiyle ittiğimiz, çoğu kez işimize gelmeyen şey nedir bilir misiniz?

Gönülleri fethetmekten uzak durmak!

Gönülleri fethediyormuş gibi yapmak, gönülleri aldatmakla, kandırmakla eşdeğerdir ki, gönül bunu kaldırmaz! Gönül bunu affetmez! Gönül bunu hoş görmez!

Gönül bir bütündür. Ne parçalanır, ne bölünür. Çünkü, temelinde sevgi vardır, sevda vardır. Gönüllerin fethi demek, taraf tutmak değildir., insanları sizden-bizden diye ayırmak, yaftalamak değildir. Gönüllerin fethi, kale fethinden, şehir fethinden çok daha zordur. Fethettim sanırsınız, yarı yolda kalırsınız!

 

*****

Türk Milleti olarak, kendimizi bildik bileli, gönlü güzel olanın, gönlü yüce olanın, gönülden konuşanın, gönülden sevenin peşi sıra yürüdük.

Kim gönlümüzü fethetmişse, ayaklarımız yere değmedi. Onun peşinden Viyana kapılarına vardık dayandık. Onun peşinden üç kıtada at oynattık. Onun peşinden, zalimlerin elinden kurtardığımız coğrafyalara barış getirdik, huzur getirdik, adalet getirdik, bilen bildi, anlayan anladı.

Sonra o yüce gönüllüyle, işgal altındaki vatan topraklarını çekip aldık, işgalcilerin elinden. Biz binlerce yıldır gönlümüzü fetheden yüce gönüllülerin peşindeyiz, dünde, bugünde, yarında…

Yunus Emre, "Ben gelmedim davi için / Benim işim sevi için/ Gönüller dost evi için / Gönüller yapmaya geldim" diye sesleniyor. Kim gönüller yapmaya geldiyse, kim gönüller yapmaya gelecekse, milletin gönlüne girecek olan, milletin gönlünü fethedecek olan da odur.

Gönül ve fetih arasındaki o sırrı çözebilecek olanı hasretle ve heyecanla bekliyoruz!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.