1. YAZARLAR

  2. Erdinç Yapan

  3. Absürtlüğe son verelim
Erdinç Yapan

Erdinç Yapan

Absürtlüğe son verelim

A+A-

Yaşanan tüm absürtlüklere bir saygı duruşu niteliği taşıyan Gar adlı teksti bu hafta sonlandıralım ve diğer Kalburüstü konuları konuşmak üzere yeniden buluşalım…

Adam: Beni göz göre göre ölüme gönderdin. Sen nasıl bir insansın.

Adam ayyaşın üzerine yürür. Bu sırada ufak bir kız çocuğu girer sahneye…

Kız: Kapanları kontrol ettim, sabaha kadar bizi rahatsız edemezler. Bu da kim?

Ayyaş: Tanrı misafiri diye aldım ama Azrail çıktı.

Adam: Büyük baban beni öldürmeye çalıştı.

Kız: O benim kiracım, bu garın sahibi benim.

Adam: Bu koskoca binanın sahibi sen misin? Ama bu nasıl olur?

Kız: Garı babamla birlikte yaptık, sonra hediye trenlerimi aldılar bana da burası kaldı. Yaşlı adam da içecek karşılığı kurtları avlıyor.

Kız: Kusura bakmayın hazırlıklı değildik, uzun zamandır misafirimiz yoktu.

Tam yemek yemeye başlayacakları sırada bir tren düdüğü duyulur.

Adam: Bu ses, inanamıyorum kurtuldum.

Düdük sesi bir süre daha duyulur ve sonra kaybolur.

Adam: Nerede, nereye gitti?

Ayyaş: Ne nereye gitti?

Adam: Beni deli etmek mi istiyorsun, treni soruyorum tabi ki.

Kız: Tren falan duymadım, belki de aklının oyunudur.

Ayyaş: Atmosfer Dışı'nda durum çok farklıdır. Burada ne zaman ne de her gün yaşamaya alıştığın şeyleri bulabilirsin.

Kız: Burası bir akıl hapishanesi.

Ayyaş: Gara geldiğinden beri mantıklı bir akıl yürütmen oldu mu?

Kız: Kafan sadece buradan kurtulmak istiyor ve bir sürü soru üretiyor.

Adam: Evet buraya geldiğimden beri tek düşündüğüm bu oldu. Neler oluyor, buradan çıkmalıyım. Hemen.

Adam ayağa kalkar, sahneye girdiği tarafa doğru koşar, bir süre sonra diğer taraftan sahneye girer.

Kız: Acıkmışsındır, gel otur biz de akşam yemeğini yiyorduk.

Ayyaş: Uğraşma boş yere, aklın yerine gelmedikçe garın misafirisin.

Adam: Ben kazı yapıyordum ve sonra bir telefon…

Kız: Ben de odamda trenlerimle oynuyordum.

O sırada kız kolunu ovuşturur ve titremeye başlar. Az sonra sahnenin ortasında debelenmektedir.

Ayyaş: Yine başladılar.

Adam: Neye?

Ayyaş: Aklının yerine gelmesi için elektro şok tedavisi uyguluyorlar.

Adam: Ama ona zarar veriyorlar.

Ayyaş: Geri dönmesi için yapıyorlar, yani amaç iyi.

Kızın titremeleri kesilir. Ayyaş kızı kollarına alarak onu garın içine götürür. O sırada elinde kelebek yakalamak için yapılmış ağıyla bir adam girer sahneye

Psikolog: Bu ormanlık alanda bir gar olduğunu bilmiyordum.

Ayyaş: Ben de yakınlarda ormanlık olduğunu.

Psikolog: Anlamadım.

Psikolog: Burası tam olarak nasıl bir gar?

Kız: Bildiklerin gibi değil. Aramıza hoş geldin.

Psikolog: Çok ilginç acaba alt benliğimin bana oynadığı bir oyun mu gördüklerim. Belki de bir uyku halindeyimdir.

Adam: Ama bu kelimeler. Psikolog falan mısınız?

Psikolog: Çok doğru bir saptama dostum.

Adam: Yardım edebilirsin bize değil mi?

Ayyaş: Bize kimse yardım edemez.

Psikolog: Denemeden bilemezsiniz.

Psikolog: Şimdi buraya gelmeden önceki anı düşünmeye çalışın. Anıları canlandırın kafanızda.

Kız psikologun karşısına geçer. Adam kızı hipnotize etmek için cebinden bir saat çıkarır.

Psikolog: Gözlerini kapat ve o güne git, her şeyi her ayrıntıyı hatırlamaya çalış. O günü düşün.

Sahneye kolunun altında oyuncak bir tren seti olan bir adam girer.

Baba: Melis, neredesin kızım?

Kız: Baba baba, bana ne getirdin?

Baba: Vitrinde görüp beğendiğin o tren setini aldım. Ama neden oyuncak bebek değil de tren seti istediğini anlamış değilim.

Kız: Benim bir garım var ve orada bekleyen bir sürü yolcum. Onlar için tren gerekiyor baba.

Adam: Ne yani hepimiz bu kızın uydurduğu karakterler miyiz?

Ayyaş: Bu imkansız.

Psikolog: Belki de düşünceleri burada yaşadıklarıyla karıştı, sonuçta Atmosfer Dışı'ndayız.

Önceki ve Sonraki Yazılar