1. YAZARLAR

  2. Mehmet Akif Cenkci

  3. Emekliler banka maaş promosyonu tutarından memnun değiller
Mehmet Akif Cenkci

Mehmet Akif Cenkci

Emekliler banka maaş promosyonu tutarından memnun değiller

A+A-

Sosyal Güvenlik Kurumu'nun en son verilerine göre ülkemizde yaklaşık 12 milyon 400 bin kişi SGK'dan emeklilik, malullük, ölüm aylığı, dul ve yetim aylığı almaktadır. Tabii ki emeklilerin maaş ödemeleri devlet ve özel bankalardan üzerinden yapılmaktadır. Uzun yıllardan beridir gündemde olan emeklilere banka promosyonu konusu ilk kez hayatımıza 2017 yılında girdi ve o dönem yaklaşık sayıları 11,5 milyon olan emeklileri hayal kırıklığına uğratmıştı. Anlaşılan o ki bugün sayıları yaklaşık 12 milyon 400 bine ulaşan emekliler ve aileleri hayal kırıklığına uğramaya devam edecektir.

Bankalar kendilerinden emekli maaşı alan müşterilerine kredi kartı verme, kredi kullandırma, havale işlemlerinin yapılması gibi bankacılık işlemlerinin kendi bankalarından gerçekleştirilmesi suretiyle hesaplardaki parayı kullanarak ticari faaliyetlerini ve kazançlarını arttırmaktadırlar. Ayrıca bankalar vermiş oldukları promosyon ücretlerini gider olarak yazıp vergi de indirim konusu yapmamaktadır. Buda bankaların karlılık durumlarını olumlu yönde etkilemektedir. İşin realitesine bakıldığında bu durumda en kazançlı tarafın bankalar olduğunu söylemekte hiçbir beis yoktur.

Kamuoyunda promosyon emeklilerde gündem olsa da aslında promosyon ile kamu çalışanları daha önceden tanışmıştı. Emeklilere yönelik promosyon uygulaması ilk defa 2017 yılında karşımıza çıksa da öncesinde de kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan kamu görevlilerine maaşlarını aldıkları bankalar tarafından promosyon verilmekteydi ve azami tutar çalışanın bir yıllık maaşı kadardı. Bu durum kamu kurumları ve anlaşma yapılan bankalara göre farklılık göstermekte olup daha da yüksek tutarda olabilmektedir. Aylık bağlanma oranlarının düşük olduğu ve dolayısıyla emekli aylıklarının geçim standartlarının altında olduğu bir dönemde promosyon tutarları emeklilerin yüzünü güldürmemiş, yaşam standartlarını yükseltememiştir.

2017 yılında gerçekleşen ilk uygulama ile maaşı 1000 lira altında olanlara; 300 lira, 1000 ile 2000 lira arası; 375 lira, 2000 lira üzeri maaş alanlara ise 450 lira promosyon ödemesi yapılmıştı. Bu promosyon ödemeleri emeklilerin bankada en az üç yıl kalmaları karşılığında verilmişti. Yani en düşük 300 lira emekli promosyonu alan kişi yıla 100 lira, 375 lira alan 125 lira, 450 lira alan ise 150 lira almış oldu. Promosyon ödemelerinin tamamen formalite olduğu bu rakamlarla apaçık ortadadır.

Aradan 3 yıl geçti ve şimdi gözler ve kulaklar Sosyal Güvenlik Kurumu'na ve bankalara dikildi. SGK'nın geçtiğimiz günlerde Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası ile yaptığı protokolle emeklilerin ve ailelerinin hayalleri ve beklentileri 3 yıl aradan sonra tekrar suyu düştü. Yapılan yeni 3 yıllık protokol ile emekli aylığı 1500 liraya kadar olan emeklilere 500 lira, 1500 ile 2500 lira arasında olanlara 625 lira, 2500 liranın üstünde olanlara ise 750 lira olarak belirlendi. Özel bankalar ise bu rakamlardan aşağı olmamak üzere belirleyebilecekleri promosyon tutarını ödeyebileceklerdir. Hâl böyle olunca özel bankalarda emekli müşteri kazanma yoluna gitmek için promosyon tutarlarını artırabilmekte ve bazı bankacılık işlemlerinde daha uygun ve ucuz politikalar uygulayabilmektedir.

Emeklilerin dikkatli olmaları gerekmekte olup, promosyon ödemelerinin 3 yıllığına yani üç yıl aynı bankadan maaş alma şartı ile verildiğini unutmamalıdırlar. Üç yıl içerisinde başka bankaya geçiş yapanların promosyon tutarlarını geri ödemeleri zorunluluğu vardır. Kamu ve özel bankaları iyi araştırılmalı, emekliler kendileri için en uygun olanı tercih etmelidirler.

Promosyon mevzusunda üçlü taraf içerisinde şüphesiz ki en kazançlı çıkan bankalardır. Emekli yine güçlü karşısında ezilmiş, üç beş kuruşa tamah ettirilmiştir. Hiç değilse promosyon tutarı 1 yıla en az bir aylık maaşı kadar olması gerekmekteydi. O zaman emekliler mutlu olabilir, kalan yaşamlarını biraz daha rahat seviyede geçirebilirlerdi.

İşçiyi, emekliyi memnun etmek sosyal devletin tartışmasız ve vazgeçilmez görevidir. Bunu da yerine getirmek siyasi iktidarların işidir. Unutulmamalı ki bu bir lütuf değil, görevdir...

Önceki ve Sonraki Yazılar