1. YAZARLAR

  2. Yunus Arıkan

  3. Eğri oturup doğru konuşmak…
Yunus Arıkan

Yunus Arıkan

Eğri oturup doğru konuşmak…

A+A-

Emekli amiraller darbe çağrısı (iması) yapmışlar.

Siyasi iktidarı devirmek istiyorlarmış.

*

Bir önceki yazımda da yazdım, emekli generallerin yazdıkları, bir darbe iması ya da çağrısı değil, iki ana konudan duydukları rahatsızlığın kamuoyu ile paylaşılmasıdır.

Bu durumu başka bir şekilde yorumlayamıyorum.

*

İktidarın epey zamandan beri yaptığı icraatlarının beğenilmemesi,

Pandemi sürecinde başarılı bir sınav verilemeyişi,

Millî gelirden halkın payının gitgide düşmesi,

Yani, halkın fakirleşmesi,

Paramızın değer kaybetmesi,

İşsizliğin her geçen gün artması gibi durumlar karşısında milletin canının acıdığı,

Huzurunun kaçtığı,

Sosyal ve psikolojik travmalar yaşandığı göz ardı edilirken,

Bütün bu sıkıntılar ortada dururken, 

Yurdum insanının yarınlarına dair yeterince çözüm yolları aranması tartışılmaz, ortaya net bir şey konulup, insanların umutları güçlendirilemezken, bir de 'Kanal İstanbul' adında ikinci bir Boğaz yapım girişiminin ortaya atılması,

Bunun İstanbul'a ve ülkeye -sosyal, ekonomik ve fizikî anlamda- ciddi sıkıntılar yaşatacağı, iddiaları ayyuka çıkmış, bunların hiçbiri net olarak cevaplandırılmamışken,

Üstelik 'inadına yapılmak' istenirken,

Bir taraftan, geçtiğimiz günlerde TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un; "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Montrö Anlaşması'nı feshedebileceği" yönündeki sözleri, diğer taraftan, son günlerde basında ve sosyal medyada yer alan bir muvazzaf amiralin, mesleğe uymayan görüntüleriyle ilgili haberler, emekli amiralleri rahatsız ettiğinden, onlar da düşüncelerini kamuoyu ile paylaşmışlar.

*

'Buradan bir darbe girişimi ya da iması' çıkartılması, metni okuyan biri olarak - 'Evet ya, şu ifadeler bir darbe iması ortaya koyuyor' diyebileceğim, bir noktayı kendi adıma göremedim. 

Bunlar, amiral bile olsalar, sonuçta emekliler. O nedenle ne yetkileri ne de etkileri olduğundan bu ülkede değil böyle bir girişim yapmayı, imasını bile düşünemezler.

*

Burada niyet önemli elbette!..

Niyet bağcıyı dövmekse evet, olabilir,

Üzüm yemekse, olmaz.

*

Eğri oturup doğru konuşmak gerek?

Benim aklıma, bu insanların böyle bir girişimi, akıllarından bile geçirebileceklerini düşünmüyor, değerlerimizi bu kadar çabuk harcamasak, diyorum.

İnsanlarımızı harcadıktan sonra da yaptıklarımızdan pişman olmak, "Keşke" demek,

"Allah ve milletimiz bizi affetsin" demek, ülkeye ve insanımıza çok şey kaybettiriyor.

Bunu; bu ülke de bu ülkenin insanı da çok acı bir şekilde yaşadı.

*

Maalesef bizim ülkemizde en kolay şey, kendi insanını harcamak, değerlerini değersizleştirmek galiba…

Galiba!..

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.