1. YAZARLAR

  2. Murat Sururi ÖZBÜLBÜL

  3. Eğitim, öğretim ve üretim
Murat Sururi ÖZBÜLBÜL

Murat Sururi ÖZBÜLBÜL

EKONOMİ VE GERÇEKLER

Eğitim, öğretim ve üretim

A+A-

Üniversiteye giriş sınav sonuçları açıklandı ve görüldüğü üzere birçok öğrenci temel fen bilimleri, matematik ve Türkçe konularında büyük bir yetersizlik sergiledi. Görünen o ki eğitim sistemimiz beklenileni vermekte son derece başarısız. Bu sistem ülkemizin en kıymetli varlığı olan insan kaynaklarımızı tarumar etmekten, onları eğitim sisteminin dişlileri arasında öğütmekten başka bir işe yaramamaktadır. Bu kadar kötü bir sistem ile bırakınız bilgi çağının gerektirdiği sanayi çağının gerektirdiği insan kaynaklarını bile oluşturamazsınız.

Eğitim konusu üretim açısından çok önemlidir. Aslında her toplum üretim yapabilmek için çağın gereksinimlerine uygun üretim yapabilecek nitelikli insan kaynağına ihtiyaç duyar ve bu insanları yetiştirmek için bir eğitim sistemi kurar. Üretim ne kadar kompleks olacaksa ihtiyaç duyulan iş gücünün nitelikleri de o kadar yüksek ve bu komplekslik ile başa çıkabilecek bir düzeyde olmalıdır.

Bir eğitim sistemi kurulurken ilk düşünülmesi gereken şey bu insanların hangi üretim dallarında çalışacağını, faaliyet göstereceğini planlayabilmektir. Bunun için önce önümüzdeki 30, 40 ya da 50 yılda ne üreteceğini planlamanız, bilmeniz gerekir. Ne üreteceğinizi ve nasıl üreteceğinizi planlamadan eğitiminizi de planlayamazsınız. Sonra insan kaynaklarınızı planladığınız üretim ve üretim fonksiyonu için kategorize ederek bir kaynak planlamasına gitmeniz gerekir.

Eğer sanayi üretimi yapacaksanız teknoloji ve tasarım, eğitiminizin vazgeçilmez bir parçasıdır. Kendiniz teknoloji geliştirmek istiyorsanız teknolojiyi yaratan bilime ve bilimsel eğitime öncelik vermemiz gerekir. Yeterli bilim insanlarınız yoksa kendi teknolojinizi geliştiremezsiniz. Gelişmiş ülkeler en yüksek kapasiteli, en zeki ve en çalışkan öğrencilerini temel bilimler alanlarına yönlendirir. En parlak beyinler fizik, kimya, matematik ve biyoloji gibi temel alanlarda eğitim görür. Devlet bu çocukların eğitimini sonuna kadar destekler.

Koordinasyon kusursuz olmalı

Daha anaokulunda bir çocuğun hangi alan ya da alanlarda eğitim alırsa daha başarılı olacağı muhakkak tespit edilmelidir. Bu tespit uzmanlık gerektirir ve sadece aileye ya da kişisel tercihlere bırakılabilecek bir konu değildir.

Eğitim sistemi gelecekte hangi alanlarda yetişmiş insana ihtiyaç duyulacağını tahmin edecek ve planlayacak ki öğrenciler de eğitimlerini ona göre planlayabilsin. Burada merkezi yönetim, Millî Eğitim, okul, aile ve öğrenci arasında kusursuz bir koordinasyon yapılmalıdır. Sanayi üretiminin en önemli disiplinlerinden biri de tasarımdır. Eğer küresel ölçekte talep görecek bir sınai ürün elde etmek istiyorsunuz bu ürünün hem teknolojisi hem de tasarımı mükemmel olmak zorundadır. Tasarım yapabilecek nitelikte iş gücü ancak ve ancak sanat eğitimi ile yetiştirilebilir. Sanat eğitiminde bir yandan sanatçılar yetiştirilirken diğer yandan üretim fonksiyonunun gereksinim duyduğu tasarımcılarda yetiştirilecektir. Sanatsal yeteneği olan bireyler daha anaokulundan başlanarak titizlikle seçilmeli ve özenle eğitilmelidir. Sanatçı bulmak ve yetiştirmek gerçekten de çok zordur. Eğer bir bireyin doğuştan gelen yeterli yeteneği yoksa ondan bir sanatçı yaratmak mümkün değildir, bu yeteneğe sahip insanlar son derecede ender bulunur çok iyi araştırılmalı ve bulunca da mükemmel bir şekilde sahip çıkılmalıdır.

Peki ülkemizde durum nedir bilimsel eğitime ve sanat eğitimine sahip çıkılmakta mıdır? Yoksa tamamen kaotik, bireysel heves ve tercihlere kalmış. herhangi planlamanın olmadığı amorf bir sistem mi vardır?

Görünen o ki ülkemizde herhangi bir planlama yok!

Dahası insan kaynakları üzerinde herhangi bir araştırma da yok!

Geleceğe yönelik insan kaynaklarını planlamaya yönelik bir çaba da yok!

İlk adım...

Bugün geldiğimiz noktada birçok aile çocuklarını okutmak, gelecekte para kazanabileceği iyi bir işe sokabilmek için çok olağanüstü bir çaba ve para harcamaktadır. Lakin sonuçta eğitim aldığı halde iş bulamayan milyonlarca genç ve aradığı nitelikte iş gücü bulamayan binlerce işletme var.

Sizce de burada bir hata yok mu?

Yıllardır bu konular tartışılıyor, bir çok sistem deneniyor hatta reformlar yapılıyor nesiller ve milyonlarca insan yanlış politikalar yüzünden heba ediliyor ama ülkemiz bir türlü icat tasarım ve üretim yapabilen bir düzen kuramıyor!

Ekonomik sistemimiz sonunda borcu borçla çevirdiğimiz, üretmeden tükettiğimiz, krizler içerisinde debelenip durduğumuz bir hâle dönüşüyor.

Tuhaf bir toplumsal yapı, bu yapıyı kökten değiştirmediğiniz müddetçe çağdaş toplumlar ile rekabet edebilmek mümkün değildir. Bu tuhaf ve yanlış yapıyı değiştirmenin ilk adımı eğitim sistemini değiştirmekten geçer.

Yöneticilerimiz acilen çok ciddi bir çalışma ile önümüzdeki yıllarda talep duyulacak insan gücünü planlamalı ve buna uygun nitelikte insan yetiştirecek bir eğitim sistemi tasarlamalıdır. Yoksa geleceğimiz fevkalade karanlık görünmektedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar