1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Atıf Ural

  3. Dünyadaki çağdaşlık, bilim, hukuk yarışının neresindeyiz? -7-
Prof. Dr. Atıf Ural

Prof. Dr. Atıf Ural

yazar

Dünyadaki çağdaşlık, bilim, hukuk yarışının neresindeyiz? -7-

A+A-

08GUN

DOKGUN.YAZARLAR

*

Dünyadaki çağdaşlık,

bilim, hukuk yarışının

neresindeyiz? -7-

++++

Prof. Dr. Atıf URAL

+++

Sevgili okuyucularım bir süredir devam ettiğim 'Dünyadaki çağdaşlık, bilim, hukuk yarışının neresindeyiz?' başlıklı yazımın son bölümünü veriyorum.

Üniversitelerin sustuğu, Sendikaların kıstırıldığı, sivil toplum örgütlerinin korkutulduğu, TSK'lerinin çökertildiği, Türkiye'nin geleceğinin satışa çıkarıldığı (köprüler, şehir hastaneleri) genel anlamda vatandaşların geçim ve gelecek endişesiyle (31 milyon vatandaş borçlu durumda/18 milyon kişiye sosyal yardım katkısı veriliyor) sindiği, dolayısıyla ülke sorunları konusunda sessiz kalmayı tercih ettiği, asgari ücretle yaşamlarını sürdürmeye çalışanların "düşünemez, tepki veremez" duruma getirildiği bir süreç yaşıyoruz. Toplumun uyanıp silkinmesi ve gerçek yurtsever vatandaş kimliğine yeniden karışabilmesi için öncelikle toplum liderlerine çok büyük gereksinme vardır. Sözlü ve yazılı medya organlarının yaklaşık yüzde doksanının tek taraflı olarak iktidar kanadınca tutulması, bir anlamda işgal edilmesi bu ülkede demokrasinin ve hukukun olmaması anlamına gelir. Zaten uzun süre KHK'larla yönetilmiş olan bu ülkede Hukukun, üstünlüğünü nerede bulabilirsiniz ki?

Çok acı ve üzücü bir biçimde ayrışmacıların kök saldığı toplum sürekli bir gerilim stresi içinde yaşamaya çalışıyor. Üstteki yöneticilerin "toplumu geren değil, birleştiren, bütünleştiren nezaket sınırlarını aşmayan söylemlerine" çok büyük gereksinme vardır...

Halkımızı ortak değerler etrafında birleştirmesi gereken Diyanet İşleri Başkanlığı'nın topluma vermesi gereken gerçek dini, insancıl mesajlar yerine; çağdışı bir ideolojinin akıllara durgunluk veren iletileri (kız çocuklarının 8 yaşında evlenebileceği gibi...) kadrolaşma çalışmaları içinde; geçici, işlevini inançlara ters yapıdaki tarikat mensuplarına yer vermesi. Bu yapılanmanın bazı bakanlıklarda bulunması Türkiye Cumhuriyetinin temellerini sarsıcı ve Anayasaya aykırı laik devlet anlayışına ters düşen korkutucu eylemlerdir.

Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik, sosyal bir Hukuk Devletidir.

Temelleri Anayasanın ilk 4 maddesiyle atılmış ve kurulmuştur. Bu esasların dışında yapılacak eylemler, uygulamalar yasa dışıdır. Asil Türk milleti, Türk Gençliği Ata'sına verdiği söze canı pahasına bağlıdır.

Türkiye Cumhuriyeti, Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet Güçleri, Jandarma gücüyle korunmaktadır ve ilelebet korunacaktır. Bunun dışında bir silahlı, sopalı kuvvet birliklerine hiçbir şekilde gerek yoktur. Bir başka ülkenin uyguladığı formatlar Atatürk Cumhuriyetinde uygulanamaz. Yüce Türk milleti, 5000 yıllık tarihinde hep ayakta kalmış, yenilse de hiçbir zaman esir olmamış ve en son tokadı atan daima o asil millet olmuştur.

Yaklaşık 1 asırdır ayakta durabilmiş ve dünyaya örnek olmuş Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti varlığını sonsuza dek de hiç şüphesiz sürdürecektir. Yarın, bugünden daha aydınlık olacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.