1. YAZARLAR

  2. Ömer Erbıyık

  3. "Dolarla mı maaş alıyorsunuz?"
Ömer Erbıyık

Ömer Erbıyık

"Dolarla mı maaş alıyorsunuz?"

A+A-

Hazine ve Maliye Bakanı olan Damat Bey "Tarafsız Bölge" programına konuk oldu.

***

Program sunucusu Ahmet Hakan, Bakan Beye şunları söylemişti;

"Dolar yükselince telaşlanıyorum.

Kur yükselince telaşlanıyorum.

Eyvah diyorum, her şey pahalanacak.

Ülkemizin ekonomisi kötüye gidecek.

Endişelenmeli miyiz?"

***

Evet bu soru üzerine Bakan Bey;

"Dolarla mı maaş alıyorsunuz?

Dolar borcunuz mu var?

Dolarla bir işiniz var mı?" diye cevap vermişti.

***

Hakikaten böyle bir cevaba gülmemek elde değildi.

Acaba espri mi yapmıştı?

Yoksa aklımızla dalga mı geçiliyordu?

Vallahi anlamış değilim.

"Dolarla maaş almıyoruz. Ama dolarla iç ve  borç ödüyoruz." efendim.

***

Öncelikle şunu ifade edeyim;

Hepimiz aynı gemideyiz.

Sunucunun, "dolar yükseldiğindeki endişelerini" millet olarak hissetmemek mümkün değildir.

***

Ancak Maliye Bakanı'nın verdiği yukarıdaki cevap karşısında program sunucusunun aşağıda sıralayacağım soruları Bakan Beye yöneltmesi uygun olmaz mıydı?

İşte bu sorular;

BELLİ ŞİRKETLERE geçiş garantili köprüler yaptırdınız.

Geçiş garantili yollar yaptırdınız.

Uçuş garantili havaalanları yaptırdınız.

Bizler Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşamamıza ve Türk Lirası kullanmamıza rağmen geçiş ve diğer garantileri neden DOLAR ÜZERİNDEN verdiniz?

Dolar yükseldikçe ihale alan BU ŞİRKETLER KARLARINA DAHA DA FAZLA KAR katmış olmuyorlar mı?

Geçmediğimiz yollara ve köprülere, geçmediğimiz tünellere, uçmadığımız havaalanlarına "dolar üzerinden" ödediğimiz ücretler, doların artması ile biz vatandaşların cebinden daha da fazla para çıkmasına sebep olmuyor mu?

Dolardaki artışının akaryakıt pompa fiyatlarına, elektrik ve doğalgaz faturalarına anında yansıtılmasına ne dersiniz?

Yapılan her zamma "güncelleme" deniyor.

Güncellenme denince zam olmamış mı oluyor?

Dolar kuru yavaş yavaş yükselmeye başladığı önceki yıllarda;

"Yastık altındaki dolarlarınızı bozdurun." diyen sizlerdiniz.

Bu ifadelere güvenerek dolar bozduranlar şimdi büyük zarar ettiler.

Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Dolar yükselince iğneden ipliğe varana kadar her şeye zam gelmiyor mu?

Ülkemizde devletin ve özel sektörün yaklaşık 440 milyar dolar dış borcu bulunmaktadır.

Dolar kuru arttıkça  bu borcumuz da katlandıkça katlanmıyor mu?

Yani bu borçlarımızı ödemek için hazinemizden çıkacak Türk Lirası miktarında artmış olmuyor mu?

Bunun neticesinde vatandaş daha da fakirleşmiyor mu?

Dolar kurundaki artıştan dolayı oluşan devletin açıkları vergiler artırılarak, peşi sıra zamlar yapılarak kapatılmaya çalışılıyor.

Bu vergiler ve yapılan zamlar biz vatandaşların ceplerinden çıkmıyor mu?

Zenginler paralarını genel olarak dolar veya altına yatırırlar.

Doların ve altının artması ile zengin daha zengin, fakir daha da fakir olmuyor mu?

TÜİK'in açıkladığı enflasyon, büyüme, işsizlik rakamlarına vatandaş artık inanmıyor. "VİCDANEN AMA VİCDANEN" hakikaten siz inanıyor musunuz?

Çünkü emeklimizin, memurumuzun maaşlarına TÜİK'in açıkladığı enflasyon verilerine göre zam yapılıyor öyle değil mi?

Milletvekilleri, bakanlar ve de daha bir çokları yaklaşık 25 bin TL. ve daha üzerinde maaş alırken,

milletin değil de "milletin vekilinin" özlük hakları olağanüstü yüksek iken,

2 yıl görev yapan her milletvekili emekli aylığı almaya hak kazanıp emekli olduklarında dahi çok yüksek maaş alırken,

bütün bunları göz önüne aldığınızda;

"Emekliye, memura NASIL AZ AYLIK verebiliriz." mantığı ile açıklanan enflasyon rakamları vicdanlarınızı sızlatmıyor mu?

Marketlere her gittiğimizde bir ürünü bir önceki aldığımız fiyata alamıyoruz.

"Ürünlere neden devamlı zam geliyor." diye sorduğumuzda;

"Ürün fiyatları dolara endeksli." cevabını alıyoruz.

Bu kişiler size göre yalan mı söylüyorlar?

"Hayır doğru söylüyorlar." diyorsanız

2020'nin  başlarında dolar 5.95 TL. idi.

Şimdiki dolar kurunu göz önüne alırsanız TL.'nin ne kadar değer kaybettiğini ve buna paralel olarak da ürünlerin bu oranda zamlandığını görmüş olmaz mıyız?

"Şubat Ocak'tan, Mart Şubat'tan, Nisan Mart'tan daha iyi olacak. Hepimiz şahit olacağız." demiştiniz.

Vallahi şu anda şahidiz ama daha kötüsüne şahidiz.

Siz de bunu görmüyor musunuz?

"Dolar toplayanlar şimdi kara kara düşünüyor. Doların yükselmesini çok beklersiniz. Hele ki seçimden sonra daha çook beklersiniz." demiştiniz.

Şimdi dolar tutulamıyor. Ne dersiniz bu duruma?

Her yıl milyarlarca dolarlık ürün ithal ediyoruz.

İthalat da döviz üzerinden yapılıyor.

Dolar artınca bu ürünlerin biz tüketicilere yansıyan fiyatları da artmıyor mu sizce?

Dolarla kiracı olanlar, dolarla borcu olanlar doların bu yükselişi karşısında sizce ne durumdadırlar?

"Ekonomide en kötüyü geride bıraktık." cümlesini devamlı kullanıyorsunuz.

Hakikaten bu kaçıncı en kötüsü?

2019 yılı için "2.5 milyon kişiye istihdam sözü" vermiştiniz.Bırakın istihdamı "işten çıkarma dahi yasaklanmasına rağmen" milyonlarca kişi işsiz kalmadı mı?

Evet bu ve bunlara benzer soruları damat beye sormasını beklerdik program sunucusundan.

***

Eylül 2020'nin sonlarında

Dünya Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ'a göre Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak şunları söylemişti;

"Döviz kuru benim için hiç önemli değil.

Hiç işin o tarafına bakmıyorum.

Sanayi sağlam, üretim tarafı sağlam... Kur meselesinden en kârlı çıkan biz olacağız, çünkü artık kurun kontrolü bizim elimizde."

"Sahi kur sizi ilgilendirmiyorsa elektriğe doğal gaza, akaryakıta her dolar yükseldiğinde neden zam veriyorsunuz." diye sormazlar mı?

***

Ne diyelim ki;

"Bir de kurun kontrolü bunların elinde olmasaydı ne halt yerdik?" diye düşünmemek elde değil.

***

Eee;

"Dolar kuru onlar için çok önemli olmayabilir. Tok açın halinden ne anlar efendim."

 

 

 

                                      

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum