Alanur ÖZALP

Alanur ÖZALP

Depresyon

A+A-

Depresyonun fiziksel bir hastalığın sonucunda ortaya çıkabileceği ve özellikle yaşlılarda riskin arttığı bilinmektedir. Çok sayıda çalışmada depresyonun hipertansiyon, kalp hastalıkları, kanser, inme, angina ve diyabet gibi hastalıklar için başlatıcı bir faktör olabileceği belirtilmiştir. Depresyonun diyabetli hastalarda genel popülasyona göre iki kat fazla görüldüğü bilinmektedir. Depresyon, hastalığa bağlı yıkım ve mortaliteyi arttırması bakımından önemlidir. Kronik hastalığa eşlik eden depresyon hem tedaviye uyumu ve hastalığın gidişini olumsuz etkilemekte hem de tedavi maliyetini arttırmaktadır.

Depresyonun eşlik ettiği diyabetik hastalarda motivasyon azalmasına bağlı olarak kilo alımını önlemek, diyet ve egzersiz gibi yaşam biçimini de içerek düzenlemeleri yapmak güçleşebilir. Yanı sıra depresyona bağlı nörohormonal ve nörotransmitter düzeyindeki değişiklikler ve immum değişikliklere bağlı diyabetin seyrinde değişiklikler olabilir.

Diyabetli bir hastada depresyon ile ilgili belirti ve duyguları şu şekilde özetleyebiliriz:

Hiçbir şeyden zevk almama, ilgisizlik ve isteksizlik. İlgi alanları ve etkinliklere yönelik yaygın isteksizlik.

Değersizlik duyguları, suçluluk düşünceleri yaşadıklarını yaptığı ya da yapamadıklarının sonucu olarak kendisine yönelik bir ceza olduğunu düşünme. Hastanın kendisini değersiz hissetmesi durum ve hastalığıyla ilgili değil, doğrudan kendisiyle ilgilidir.

* Başarısızlık ve çaresizlik düşünceleri

* Tekrarlayıcı ölüm düşünceleri

* Kararsızlık

* Ağlama nöbetleri

Diyabette ve depresyonda ya da başka bir psikiyatrik hastalık tanısının konulmasında dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:

* Fiziksel hastalığa beklenen doğal tepkinin dışında aşırı uygunsuz ya da patolojik durumun varlığı ayırt edilmelidir.

* Tıbbi hastalığa bağlı bedensel yakınma ve bulgular ile depresyona bağlı fiziksel belirtiler ayırt edilmelidir.

Yorgunluk kilo kaybı ya da artışı, uykusuzluk, psikomotor yavaşlama depresyona bağlı olabileceği gibi fiziksel hastalığa da bağlı olabilir. Bu nedenle depresyon tanısında bedensel vegetatif bulgular yerine bilişsel ve duygudurum belirtileri dikkate alınmalıdır.

Hasta etkin olmasına karşın tedaviyi reddediyorsa tıbbi durumu dengede olmasına rağmen kendini iyi hissetmiyorsa, tıbbi durumunun el verdiğinde daha alt düzeyde işlev görüyorsa, ilgi alanlarına yönelik isteği azaldıysa depresyon yönünden düşünmek gerekir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.