1. YAZARLAR

  2. Baran Furkan Gül

  3. Çocuklar hayal kuramıyorlar
Baran Furkan Gül

Baran Furkan Gül

Çocuklar hayal kuramıyorlar

A+A-

Dün sosyal medyada yayılan bir görüntü, en küçüğümüzden en büyüğümüze ne kadar siyasetle iç içe geçtiğimizi, normal bir hayatımız olmadığını yeniden hatırlattı bize.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın istifasının ardından ekonomik gelişmeler tüm Türkiye'nin olduğu gibi sokakta oyun oynaması gereken çocukların da gündemine girdi.

Antalya Cumhuriyet Mahallesi'nde 4 çocuğun sokakta hararetli bir şekilde ülkenin ekonomisini tartışması sosyal medyanın gündemine oturdu.

Kur tartışması yapan çocukların, ABD ile Türkiye kıyası da dikkat çekti.

Evet dikkat çekti!

Çünkü daha o yaşlarda gelecek kaygısı yaşıyor.

"Babam, annem işsiz kalır mı" diye düşünüyor.

Her gün televizyonlarda, gazetelerde bunları görüyorlar, çizgi film değil ana haber bülteni izliyorlar.

Uzmanlar, çocukları bu tür tartışmalardan uzak tutun diyebilir...

Nasıl uzak tutsunlar?

Televizyonu kapatıp olmayan para ile alamadığı, olmayan kitaplarını okumasını mı istesin?

Olmayan bilgisayarının başına geçip, dinleyemediği derslere mi çalışsın?

Ya da olmayan paralarıyla gidemedikleri oyun alanlarında oyunlar mı oynasın?

Bu çocuklar sokakta!

Normal şartlarda çocuklar sokakta boş durmaz, top oynar!

Bu çocuklar ekonomi tartışıyor.

Hayal bile kurmuyorlar.

Bu gidişle yarını düşünmek bir yana günü kurtarma kafasına gelmeleri de uzun sürmez.

***

Korona virüsle mücadelede hiç iyi gitmiyoruz.

Vaka sayıları 3 binleri geçti, ölümler 100'e yaklaşıyor.

Durumun ne kadar kötü olduğunu artık iktidar mensupları da söylüyor.

Bakın şu sözlere kulak verin:

"Daha kötüsünü yaşamamak için dinleyin. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde ve ilimizde korkutucu sonuçlar hızla gelmektedir. Hastanelerimiz artık doludur, yatak kalmamıştır neredeyse, yoğun bakımlar yetmeyecektir. Sağlık çalışanlarımız da hasta ve yorgundur. Ne hastanelerde, ne de sahada personel yetmemektedir. Solunum cihazına bağlanan hastalarımız bile bir süre acillerde beklemektedir.

Ölümler de bu oranda artacaktır. Tez zamanda ciddi tedbirler almazsak ölümler hepimizin canını daha çok yakacaktır. Bu hastalık sadece ileri yaşları etkilemiyor.

Ne yazık ki çocuk ve gençlerimizden de zor durumda olanlar var. Bu daha ürkütücü bir tablodur. Akciğer, kalp ve beyini de tutabilmektedir. Ani kalp krizleri ve felçler meydana gelmektedir. Daha birçok etkisi olduğu ortadadır.

Kendimizden başlayalım, çare bizdedir, çare elimizdedir. Maske, mesafe ve temizlik altın kurallarımızdır. 15 gün kadar kendimizi kenara çekelim, lütfen evlerden çıkmayalım. Ziyaretleri tamamen durduralım, tarlamıza bahçemize gidelim.

Kalabalık yerlere gitmeyelim, bakkal ve pazarda uzun kalmayın. Pazar yerleri gezilecek yerler değildir. Zorunlu olmadıkça toplu taşıma araçlarına binmeyin, küçük araçta ise 2-3 kişiden fazla olmayın. Kahvehaneler, kafeler, lokantalar gibi yerlere gidip oturmayınız.

Okullar kapandı, gençler ne yazık ki kafeleri doldurdular. Cenaze evlerinde başsağlıkları uzaktan, telefonla dilenmeli. Bire bir temas çok tehlikeli. Berber salonlarında da çok dikkatli olmamız gerekiyor."

Bu sözleri ben değil Denizli'nin Acıpayam ilçesinin AKP'li Belediye Başkanı Hulisi Şevkan söylüyor.

Gerçekten alınan önlemlerle bu hastalığı gerilettiğimizi gördük.

İstenirse yeniden geriletilir.

İstenirse...

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.