1. YAZARLAR

  2. Fatih Ergin

  3. CHP ve İYİ Parti'ye açık çağrı: Bu oyuna gelmeyin!
Fatih Ergin

Fatih Ergin

Yazar

CHP ve İYİ Parti'ye açık çağrı: Bu oyuna gelmeyin!

A+A-

Resmî adına Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi denilen ama fiilen tek adam rejiminden ibaret olan mevcut sistem referanduma götürüldüğü andan bugüne kadar Cumhur İttifakı'nın ortakları tarafından nasıl pazarlandı, hatırlıyor musunuz? Ekonomimiz uçacak, millî beka ve huzurun temini sağlanacak, millî iradeden ipotek kalkacak, demokrasi ve millet muhalifleri kaybedecek, ülkemiz süper güç olacaktı! Bunların hepsi, anayasal sınırlarının dışında bir cumhurbaşkanlığı yapan Erdoğan'a anayasayı uydurmanın kılıfıydı aslında...

Tek adam rejimine geçildiğinden beri, Türkiye'nin sorunlarının daha da derinleştiğini ortada. Geride bıraktığımız yerel seçimlerde, bu sistemin mimarı Cumhur İttifakı'nın Ankara ve İstanbul başta olmak üzere birçok büyükşehirde aldığı yenilgi ise, referandumdaki hayır cephesinin genişlediğinin bir göstergesi oldu. Yerel seçimlerin ardından AKP çevrelerinde sistem sorgulaması yaşanmış ve bu sistemin iktidara tedarikçi olan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AKP içerisinde dile getirilen sisteme yönelik revizyon söylemlerine tepki göstererek, sistem eleştirisi yapan AKP'lileri CHP'nin ekmeğine yağ sürmekle suçlamıştı.

Ancak TBMM'nin yeni yasama yılının açılışında ilginç bir gelişme yaşandı. Yeni yasama yılının açılışında yaptığı konuşmanın ardından partili Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Meclis koridorlarında AKP'nin kurucularından ve önceki hükümetlerde bakanlık yapan Faruk Çelik'in, cumhurbaşkanı seçilmek için gereken yüzde 50+1 oranının değiştirilmesi önerisi soruldu. Çelik'in, "İlk turda yüzde 40 ve üzeri oy alan seçilsin. Yüzde 50+1 formülü Türkiye'yi yorar" şeklinde ifade ettiği öneri için Erdoğan, "Bu durum bir Anayasa değişikliği gerektiriyor. Dolayısıyla konuşma yeri Meclis'tir. Ön hazırlığımızı buraya getirebiliriz. Onun için iktidarıyla, muhalefetiyle el ele vererek bunu gerçekleştirebiliriz" dedi. Oysa hem Erdoğan hem de Bahçeli, bugüne kadar her fırsatta, eskiden çok daha az oylarla iktidara gelinebildiğini şimdi ise yüzde 50+1 şartı sayesinde millî iradenin daha büyük desteği ile iktidar olunduğunu savunuyorlar ve bunu da bir "millî mutabakat" gibi gösteriyorlardı.

Peki şimdi Erdoğan neden iktidar olma barajının yüzde 40'a düşürülmesine sıcak bakar hale geldi? Bu sorunun cevabı, Faruk Çelik'in önerisinde gizli; "yüzde 50+1 Türkiye'yi yorar..." Yorulan, daha da ötesinde yıpranan, tükenen Erdoğan ve partisinden başkası değil! Çelik yorulacak olanı Türkiye olarak gösterirken, Erdoğan'ı işaret etti. Çünkü, Erdoğan hangi adımı atarsa atsın, partisindeki erimeyi durduramıyor, durduramaz! Sebebi çok açık; AKP'ye karşı var olan toplumsal nefret, artık sadece muhalefet partilerini destekleyen kesimlerde değil, AKP tabanına da sirayet etmiş durumda. Erdoğan, kendi tabanının önemli bir bölümünde inandırıcılığını kaybetti. Bunu 31 Mart yerel seçimleri ile 23 Haziran'daki İstanbul seçiminde gördük. Diğer taraftan, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan'ın partileşme hareketlerinin de hem AKP tavanı hem de tabanında karşılık bulması, bu durumun başka bir göstergesi.

Artık Erdoğan ve partisi için yüzde 50 barajını aşmak şöyle dursun, yanına yanaşmak bile hayal! Çare olarak ise, yüzde 50 barajının düşürülmesi ortaya atıldı. Yani anayasanın şimdi de Erdoğan'ın oy oranına uydurulması isteniyor! Bu öneriyi ortaya atan iktidar ama gereken anayasa değişikliği için topu muhalefete atan da iktidar! Erdoğan, mevcut sistemde en azından ilk turda iktidar olmak için yeterli oyu alma şansının artık kalmadığını zımnen kabul etti anlayacağınız!

Sistemde revizyon söylemlerini dile getiren AKP'lileri CHP'nin ekmeğine yağ sürmekle suçlayan Devlet Bahçeli, Erdoğan'a da aynı suçlamayı mı yapacak yoksa yine kayıtsız şartsız destek mi verecek göreceğiz. Ancak, CHP ve İYİ Parti bu oyuna gelirse, yıkılmakta olan bir iktidarı, elleriyle doğrultmuş olurlar. Türkiye'yi yoran, mevcut sistemin yüzde 50+1 şartından ziyade, kuvvetler ayrılığını ortadan kaldırması, TBMM'yi pasifize etmesi, ülkenin kararnameler ve şirket kabinesi ile yönetilmesine, cumhurbaşkanının partili olmasına imkan sağlamasıdır! Tek adam rejimini AKP ve MHP inşa etti, bırakın revizyona adına ne yapacaklarsa, yine onlar yapsın! Yapabiliyorlarsa tabii! Yarın yeniden "illet" ve "zillet" olacağınızı unutup, sakın ola bu oyuna gelmeyin!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.