1. YAZARLAR

  2. Oğuz Ekici

  3. Çetin Emeç
Oğuz Ekici

Oğuz Ekici

Çetin Emeç

A+A-

7 Mart, 1990…

Her kıştan çıkışta olduğu gibi bir heyecan dalgası.

Burunda bahar kokusu, yürekte ilkbahar heyecanı. Aile ile yaz planları, çocuklarla tatil planları. Bir sabah… Onurlu, namuslu, yurtseverlik bilinci ile yaptığın işine giderken bir sabah… Onlarca kurşun, daha sonra bahar kokusunun yerini alan kan kokusu.

'İdeoloji değil' diyorlar ya… Evet,  değil… Kemalizm, harcı acı ile kavrulmuş bir memleket sevdasıdır.

Bugün Türkiye, yine her zamankinden daha zor günler geçiriyor. Gazetecilerin haber yapma özgürlüklerinin elinden aldığı Türkiye'de, Çetin Emeç ve Çetin Emeç gibilere daha fazla ihtiyaç var. Bugün Türkiye'de, iktidarın da muhalefetin de korkmadan eleştirilmeye ihtiyacı var. Bağımsız, devletçi, yurtsever, eğitimli bir Türkiye için, Çetin Emeç'lerin kalemlerine ihtiyaç var.

Ne diyordu Çetin Emeç yıllar önce, "Ben gazeteciyim, ben yazmazsam, o yazmazsa… Kim yazacak?"

Çok net değil mi aslında mesaj. "Bir güruha, bir gruba, bir aileye, bir yapıya mensup olan, bağımlı olan, hareket alanı olmayan gazetecilerden mi olacağız, yoksa Mustafa Kemal Atatürk'ün bahsettiği gibi bir gazeteci mi olacağız?"

Çetin Emeç seçim yapın diyor. Onur ile onursuzluk, adalet ile haksızlık arasında seçim yapın diyor…

Çetin Emeç, Uğur Mumcu, Abdi İpekçi, Ahmet Taner Kışlalı… Ayrım çok basit. Kendini bu ülke için feda edenlerle, makamları için bu ülkeyi feda edenlerin mücadelesi bu.

*

'Çetin Emeç' denilince sizin aklınıza ne geliyor bilmiyorum ama benim aklıma, 1952 yılında babası Selim Ragıp Emeç'in yanında çırak olarak başladığı gazetecilikte çığır açan, ilkeli, dürüst, namuslu ve onurlu gazeteciliğin ne olduğunu tüm Türkiye'ye gösteren, mahallenin dürüst delikanlısı geliyor.

*

Gençliğin baskılandığı, tecrübesiz diye aşağılanmaya çalıştığı şu günlerde, gazetecilik aşkı ile yanan, doğru haberin, gerçeklerin peşinden bir an olsun ayrılmadan koşan idealist genç geliyor. Hayatın her zorluğu ile karşılaşmasına rağmen, yine de aile kavramından, ahlaktan ödün vermemiş Hürriyet'in ağabeyi, genel yayın yönetmeni 'Çetin Bey' geliyor.

*

Gazeteciliği kendi çıkarları için değil de Türkiye'nin çıkarları için yapmış, kalemini egemen güçler için değil, sessiz çoğunluk için sallamış bir babayiğit geliyor.

*

Çetin Emeç deyince benim aklıma, Büyükşehir Belediyesi'nden ilan alamadığı için 'Çetin Emeç üstgeçidinin adını değiştirdiler' diye yaygara koparanlar gelmiyor mesela.

*

Ve hepsinin sonunda… Kalemleri susturamadıkları için kurşunlarını konuşturanlar geliyor aklıma. Her aklıma geldiklerinde bir kat daha mücadele azmi kazanıyorum, her aklıma geldiklerine Kemalist Türkiye'ye bir adım daha yaklaştığımızı hissediyorum.

O kan damarlarımda, damarlarımızda dolaşıyor. Siz de duymuyor musunuz?

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar