1. YAZARLAR

  2. Ferit Erden BORAY

  3. Çanakkale’de 57. Alay’ın Şehadeti ve Atatürk tanımı eksik/yanlıştı
Ferit Erden BORAY

Ferit Erden BORAY

Çanakkale’de 57. Alay’ın Şehadeti ve Atatürk tanımı eksik/yanlıştı

A+A-

Töre, ulu bir çınar gibi olan devleti de ayakta tutar.

Heybetli kılan ve güçlü yapan da işte bu köklerdir. Bir kök ne kadar derinliklere dalmışsa, işte bu ulu çınar da o kadar dayanıklı ve de heybetli olacaktır...

18 Mart tarihli tam sayfa köşe yazımda gerçek Çanakkale Savaşı’nın deniz savaşıyla nasıl başlamış olduğunu yazmıştım. Ancak şimdi nisan ayında başlatılan kara savaşlarındaki 19. Tümen komutanı olan Selanikli Kurmay Yarbay Mustafa Kemal’in tümeni hakkında gerçek belgeleri vermemiz gerekti.

İtilaf Devletleri bilindiği gibi denizdeki yenilgileri üzerine kara harekâtını düşünmüştü. Bu harekâtın nasıl olacağı konusunda askerî bilgiler ve belgelere bakalım.

 

SAVAŞA HAZIR HAREKÂT PLANI

  1. 1 Nisan’da alınan kararla savaş hattı ve I. Savaş bölgesinin Arıburnu’na kadar olan yerlerinde jandarma bölükleri sıralanacaktır.
  2. Merkez bölgesi: Küçük Anafartalar’da 25. Alayına destekli talimatlarını alan 9. Tümen Komutanı Albay Halil Sami Bey vardır. Bu tümene bağlı, özel savaş tümeni yapılan 19. Tümen Komutanı Erkanı Harp Yarbay Mustafa Kemal cephede görevlendirilecektir.

Evet, tarihimizde öne çıkacak bu Selanikli Kurmay Yarbay’ın 1902-1905 döneminde üsteğmen iken hocası Binbaşı Esat Bey’di. Çanakkale’deki 3. Kolordu Komutanı I. Ferik (Tümgeneral) Esat Paşa, onu komutan yapmıştı.

25 Nisan’da bir Avustralya tümeni sabah 05.20’de Kabatepe yerine Arıburnu bölgesine 13.500 askeriyle birlikte çıkarma yapmışlardı. O çıkarmayı daha sonra anılarında yazan Esat Paşa der ki:

“... 25 Nisan erken saatlerde başlatılan kara çıkarması üzerine, bölgeye en yakın olan 19. Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal Bey’i çağırdım. Ona bölgeye bir kısım destek veren 9. Tümen Komutanı Albay Halil Sami Bey ile irtibat kurup, bölgede organizasyon yapılması gereklerini bildirmiştim.”

Görevi devralan Mustafa Kemal anılarında:

“... Karargahımın bulunduğu 19. Tümendeyken yöredeki yakın birliğim 57. Alay ile Cebel bataryası (topçu grubu) vardı. Derhal bu iki birliğin komutanı Binbaşı Hüseyin Avni Bey’i harekât için karargâha çağırttım.

Buna bağlı 9. Tümenden intikal ettirilen süvari bölüğü, bir de sıhhiye müfrezesi (sağlık takımları) Karadere batısına intikal edeceklerdi” diyor.

Böylece 57. Alay toplam bağımlı tabur ile birlikte 1800 kadar askerî kuvvet olmuşlardı. 29-30 Nisan’a kadar süren savaşları, masal, destan ve kahramanlık öyküleri yerine doğrudan bizzat savaşta görevli olup, 19. Tümen Kurmay Başkanı Binbaşı İzzet (Çalışlar) daha sonra yazdığı harp anılarında anlatsın.

“Çanakkale’de kara savaşı başladığında 28-29 ve 30 Nisan günleri, iki tarafın da karşılıklı ateşleri ve tahkimatı pekleştirme faaliyetleriyle geçiyordu. Üç gün aralıksız süren savaşlarda, o dar cephelerin içinde birliklerin birbirine karışmasına neden oldu.

Bazı birlik komutanları ve askerlerimiz şehit olurken özellikle önce 57. Alay 1. Tabur subayları ile birlikte şehit olmuşlardı. Toplam 190 askeri ve komutanı Binbaşı Hüseyin Avni ve 4 subayı birlikte, alayın kalan diğer erleri diğer taburlara dağıtıldı.

Buna karşılık bölgede aynı günler içindeki 14 kez saldırı düzenlerken, 57. Alay, 27.-72. ve 64. alaylardan ibaret toplam 15 tabur savaş alanında hareket etmekteydi.

Tümen komutanının emriyle 77. Alay da savaşa katılmakta gecikmemişti. Her iki tarafın da kayıpları belki aynı derecede dinlenebilirdi. Üstelik İngilizlerin kıyıda duran 4000 kişilik deniz piyadeleri de bulunmaktaydı.

30 Nisan’a gelindiğinde Arıburnu cephesinin 19. Tümen ile desteklenmesine karar verilir. Gelibolu kuzeyindeki Evreşe ve Bayramyeri tarafına geldiler. Böylece 19. Tümen birlikleri İngiliz cephesini merkez hattından yarıp, ikiye ayırınca bizim 19. Tümenin Komutanı Yarbay Mustafa Kemal harekatın daha etkin hâle gelmesi için yeni emirler vermeye başladı.

Ancak 57. Alaydan kalan diğer tabur da şehir olmuşlar, geride kalan 64 ve 77. Alayların yöredeki kayırma harekâtı başarıyı getirmekte gecikmemişti. Aslında bize bağımlı olan 14 ve 15. Alaylar Tümen Komutanı emriyle Nisan’ın 30. günü cepheye katılmıştı.

Merkez grubunun genel saldırı sırasında 1 Mayıs sabahı topçularımızın düşman mevzilerini de bombardıman etmesi, zaferi getirecek yolu açmıştı. Diğer taraftan ateş etmekte olan İngiliz tümeninin merkez tarafına 15. Alayımızın saldırısı onları geri çekmeye zorlar.

Taarruzlar, gündüz başladığı şekilde gece de devam etmekteydi. Gece yarısı durmaksızın devam eden tarafların topçu atışlarına rağmen uyumayı bile unutan komutanlar ve askerlerimiz, sabaha karşı genel taarruz emrini 19. Tümen komutanından aldılar.

Bütün bu ölümüne saldırılar sırasında sol kanatta Kırmızısırt- 

Kızılsırt’taki kuvvetleri takviyeye 13. Alay da taburu ile süvarilerin katılımı ile girmiş oldular. Böylece 24 saatten beri devam eden muharebeler (çatışmalar) İngiliz kuvvetlerini ve subaylarını vurgun ve de bitik hâle getirmeye başladığını göstermekteydi.

Bu sırada İngiliz kuvvetlerinin Seddülbahir tarafından çıkarma girişimi, Arıburnu bölgesindeki var olan kuvvetlerini zayıflatmıştı. Artık bölgedeki “Büyük Gelibolu Çıkarması” diye anlatılan harp tarihindeki taraflar farklı yöntemlere girmeye başlamıştı.

İşte bu oldukça nazik durumda 19. Tümen Komutanı Kurmay Yarbay Mustafa Kemal Bey’in 1 Mayıs saat 19.00’a gelindiğinde verdiği harp emrinde:

“Askerlerim çekinmeden düşmanı denize dökünüz...”

Emrini verdiğinde düşman birlikleri ölü ya da yaralı denize dökülmüş durumdaydılar.

İşte böylesine büyük meydan savaşlarının sonucu her halükârda ölüme yakın olan çılgın emirleri verebileceği deli yürek komutanlara ait olur, tarihlerimizde.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.