1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Çağı okuyamayan yok olup gider
Çağı okuyamayan yok olup gider

Çağı okuyamayan yok olup gider

Başbakan Yardımcısı Türkeş, "Çağı okuyamayan yok olup gider. Bir tercihle karşı karşıyayız. Eğer, ‘Ben ülkemin kural koyucular arasında olmasını istiyorum’ diyorsanız dilinizi iyi bileceksiniz." dedi.

A+A-

Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, İstanbul Teknik Üniversitesinde (İTÜ) "2017 Türk Dili Yılı" kapsamındaki etkinliğe katılan Türkeş, dilin, insanların birbirini anlamak için kullandığı önemli bir kavram, iletişim biçimi olduğunu anlattı.

Milleti millet yapan kavramlara değinen Türkeş, "Birincisi, ortak bir geçmişe sahip olmak. İkincisi, beraber yaşama isteği, beraber olmak, ortak bir geleceğini hedeflemek ve bunları temin etmek için de ortak bir dile sahip olmak. Millet tanımı budur. Irk falan değildir. Öyle ırkçı, etnisitiye bağlı yaklaşımların hepsini unutun. 21. yüzyılda böyle bir şey olamaz." diye konuştu.

"Burada bir tercihle karşı karşıyayız"

Türklerin dünyada bilinen insanlık tarihi boyunca var olmuş bir millet olduğunu aktaran Türkeş, sözlerini şöyle tamamladı:

"16’sı yüz yılı aşan devlettir. Doğru hikaye, 200’e yakın devlet kurmuştur Türkler. Bu ortalama 80 ila 120 yıl yaşamış olan irili ufaklı devletlerdir. Sadece 16’sı yüz yılı aşmış, büyük imparatorluk olmuş, tarihte iz bırakmış, onlara atıfta bulunuyoruz. Türkiye Cumhuriyetini de 17.'si diye tarif ediyoruz. 2023’te Türkiye Cumhuriyeti devletinin 100. yılına ulaşacağız. Bunun anmalarını da hazırlıyoruz. 100. yıl, Türk tarihi ve psikolojik eşik olması açısından önemlidir. 180 devlet kurulmuş ancak 80 ila 120 yıl arasında hayatiyetine son verilmiş. Şu veya bu sebeple. Ancak eskiden beri genel bir anlayış var. ‘Yıkılsın biz yenisini yaparız.’ diye. Bize düşen, bu değişen çağa göre devleti ikinci yüzyıla hazırlamaktır. Bu değişimi yapmak ve değişimin alt yapısını yapmaktır. İki şarkı koymak, bir amblem yarışması yapmak, herhangi bir yere bir dikit koyup, bunu anıt deyip, sonra ‘yüzüncü yılı başardık’ demek mümkün değildir. 21. yüzyılda bize düşen, ‘Türkler yapar ama değiştire de bilir, dönüştüre de bilir, tamir edebilirler.' Yani, 'yıkar yıkar yenisini yaparlar' değil. 'yaparlar. Zora gelir, yıkılası gelir ama onu onara da bilirler, kalkındırabilirler.' dedirtebilmektir. Bu, hepimizin sırtında bir sorumluluk, yüktür. Yüzyılı bitirdik. 2023’te yüzyılı tamamlayacağız. İkinci bir yüzyıla giriyoruz. Önemli bir çağın içindeyiz. Çağı okuyamayan yok olup gider. Dünyada bu yeni çağda 500'e yakın devlet olacak muhtemelen. BM'de 200’e yakın devlet var ama bu yeni çağın etkin yapıları 500 devlet hedefliyor. Burada bir tercihle karşı karşıyayız. Kural koyanlardan mı kurallara uyan devletlerden biri mi olacaksınız? Eğer, 'Ben, kural koyan bir ülkenin vatandaşı olmak, ülkemin kural koyucular arasında olmasını istiyorum' diyorsanız, bunun birinci adımı, dilinizi iyi bileceksiniz, birbirinizle iyi iletişim içinde olacaksınız ve bu yeni yüzyılın alt yapısında kendi mesleğiniz, branşınız itibariyle, 'ben ne yapabilirim?' diye düşünmeye başlayacaksınız ve bunu Türkçe düşüneceksiniz. İngiliz, Amerikalı gibi değil."

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.