1. YAZARLAR

  2. Murat Sururi ÖZBÜLBÜL

  3. Bütçe açığı artar ve kontrolden çıkar mı?
Murat Sururi ÖZBÜLBÜL

Murat Sururi ÖZBÜLBÜL

EKONOMİ VE GERÇEKLER

Bütçe açığı artar ve kontrolden çıkar mı?

A+A-

Bütçe açığının sebebi devletin gelirlerinin giderlerini karşılayamaması yüzündendir.

Malum devletin en temel geliri vergi gelirlerinden oluşur, bunun dışında varlık satışı ve sahip olduğu KİT yani kamu iktisadi teşebbüslerinin yahut da başka kamu şirket ve kuruluşlarının kârları da devletin gelirlerini oluşturur. Devlet kamuya taahhüt ettiği hizmetleri yerine getirebilmek için ise harcamalar yapmak zorundadır bunlar da devletin giderlerini oluşturur.

Eğer bir devletin gideri gelirinden çoksa o devlet açığı kapatabilmek için ya varlık satışı yapmak yahut da borç almak zorunda kalır.

Ekonomik kriz yaşayan, daralan ve küçülen bir ekonomide devletin vergi gelirlerinin de düşmesi doğaldır. Bu durumda bütçenin gelir kısmı da küçülecektir.

Bugün Türkiye'de yaşanan kriz ortamında da aynen böyle olmakta ve devlet bütçede planladığı gelir hedeflerine ulaşamamaktadır.

Öbür taraftan Türkiye'de bütçenin rutin harcamaları dışında ek olarak bir de mültecilerin yarattığı beklenmeyen giderler vardır. Her bir mülteci için sağlık, barınma, eğitim, beslenme ve benzeri giderler neticede bütçeden yapılmaktadır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın beyanına göre bugüne kadar mülteciler için yapılmış olan harcamalar kırk milyar dolara ulaşmıştır. Bu harcamaların gelecekte de devam edeceği ortadadır. Üstelik Avrupa Birliği ülkelerinin bu maliyeti karşılayabilmek için Türkiye'ye  taahhüt etmiş oldukları desteklerde de ciddi aksamalar olmaktadır. Bu mali yük nerede ise tamamı ile Türkiye'nin üstüne kalmış bulunmaktadır.

***

Bütçeye yük getiren bir başka harcama kalemi ise Yap-İşlet-Devret projeleridir. Bu kapsamda yapılan şehir hastaneleri, köprü, yol, tünel yahut da enerji santralleri yapılırken bütçeye bir yük getirmemektedir lakin yapıldıktan sonra garanti edilen hasılat tutarına ulaşılamayınca bütçeye çok ciddi yükler getirmektedir.

Mesela Yap-İşlet-Devret projeleri olarak hayata geçirilen Osmangazi Köprüsü, Avrasya Tüneli ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü için 2018 yılında devletin verdiği araç geçiş rakamlarına ulaşılamadı bu yüzden bütçeden 2 milyar lira ödeme yapıldı.

şehir hastanelerinin bütçeye ne miktarda bir ek yük getireceği de tam bilinemiyor. CHP Ankara Milletvekili Dr. Servet Ünsal TBMM'de yaptığı açıklamada bu yıl tamamlanacaklarla birlikte şehir hastanelerine 14 milyar lira kira ödeneceğini, bu rakamın 2021'de 16 milyar 670 milyon liraya kadar çıkacağını söyledi.

Bütçeye ek yük getiren kalemler elbette bunlarla kalmıyor siyasi ve askerî gerilimlerin tırmandığı bir bölgede ve tırmandığı bir zamanda yaşıyoruz. Herkes bilir ki askerî operasyonlar bütçeye ek çok yüksek maliyetler doğurur! Atılan her mermi, inen kalkan her uçak, yürüyen her tank, ciddi bir maliyettir.

***

Geçtiğimiz hafta başlayan Barış Pınarı operasyonu da muhakkak ki bütçeye ek bir yük getirecektir. ÖSO ya da yeni ismi ile Suriye Millî Ordusu 14 bin kişiye yakın yerel milis gücü ve bunları donatmak, barındırmak ve beslemek için harcanması gereken paralar da doğal olarak bütçeden çıkacaktır. Ayrıca bu son derecede geniş bir coğrafyaya hâkim olabilmek için yapılması gereken büyük çaplı ve uzun süreli operasyon da muhakkak çok büyük bir mali yük doğuracaktır.

Ayrıca bu operasyon yüzünden ABD ve AB tarafından uygulanma olasılığı bulunan mali yaptırımları da hesaba katmak gerekmektedir. Sırf bu yaptırım tehditleri ve savaş riski gerekçesi ile artan CDS primleri bile ödenecek dış borç faizlerine çok ciddi bir ek yük getirmektedir. Artık dış borcu daha zor ve daha maliyetli bulabileceğimiz bir döneme girilmiş bulunulmaktadır. Düzenli olarak yenilenmesi gereken dış borcun maliyeti bu yüzden külliyetli miktarda artacaktır ve doğal olarak da bütçe dengeleri de bu gelişmelerden oldukça olumsuz olarak etkilenecektir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan tesis edilecek güvenli bölgede Suriyeli mülteciler için yerleşim birimleri yapacağını ve bunun için de gerekirse milyarlarca dolar daha harcanabileceğini söylüyor. Bu söylemin gerçekleşmesi de bütçeye ek bir yük getirmez mi?

Diğer yandan Arap Birliği, AB ve ABD'nin en azından uzun bir dönem Türkiye'ye doğrudan yatırım yapmasını beklemek fazla iyimserlik olmaz mı? Hatta turizm sektörü dahi bu gelişmelerden olumsuz yönde etkilenebilir.

Netice olarak bütçe açığını artırabilecek çok fazla neden var, bütçe gelirlerini artırabilecek ve bu yönde iyimser olmamızı sağlayacak nedenler ise pek yok.

Umarım süreç iyi yönetilir de bütçe açığı kontrolden çıkmaz, kabul edilebilir ekonomimize derin ve ciddi hasar vermeyecek bir noktada tutulabilir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.