1. YAZARLAR

  2. Fatih Ergin

  3. Bunlar da "yalan" mı Sayın Süleyman Soylu?
Fatih Ergin

Fatih Ergin

Bunlar da "yalan" mı Sayın Süleyman Soylu?

A+A-

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun inanç gruplarının devleti yönettiği ve devlete sızdığı değerlendirmelerinin yalan ve provokasyon olduğunu belirtmesinin ardından kaleme aldığım "Kargalar yine gülme krizinde!" başlıklı yazımı şu şekilde bitirmiştim; "Peki, sadece 'devlet içerisindeki beslenen kargalar' mı gülüyor? Onu da bir sonraki yazıda işleyeceğiz..."

Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türk Tabipleri Birliği'nin ismindeki Türk ifadesi ile ilgili sözleri nedeniyle araya başka bir yazı girdi ve konu bugüne kaldı...

Tarikat ve cemaatler, altın dönemini yaşadıkları AKP döneminde sadece devlet kadrolarında büyümedi. Bir güç merkezi haline de geldiler. Bunun arkasında, AKP'nin 2002'den beri süren tek başına iktidarının aslında bir tarikatlar koalisyonu olması yatıyor.

Aralarında kavga çıkana kadar FETÖ, AKP iktidarının fiili koalisyon ortağı gibiydi. Ancak o dönemde de AKP iktidarı, FETÖ haricinde birçok tarikat, cemaatle ittifak yapıyor, mensuplarını bakan, milletvekili yapıyordu.

Tarikat ve cemaatlerin AKP ile birlikte Türkiye'yi saran karanlık ağ haline geldiğinin, AKP-tarikat ilişkisinin nasıl bir organik bağa sahip olduğunun ve bu yapıların AKP'den nasıl faydalandığının en önemli göstergelerinden biri de sıbyan mektepleri...

1924'te çıkarılan ve laik eğitimi esas alan Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile kapatılan medreseler ve sıbyan mektepleri AKP iktidarıyla birlikte hortladı ve ülkenin her yerinde yayılıyor. Önce, Kur'an kursları için yaş sınırı şartı uygulanmaz oldu. Mahalle aralarında ve çok sayıda, sıbyan okulu denecek türden yerler açıldı.

Tabela dahi asmadan açılan sıbyan okulları uzun bir süre yasa dışı olarak varlıklarını sürdürdüler. 2013'te art arda yapılan düzenlemelerle sıbyan okulları "vatana, millete hayırlı evlatlar yetiştirmek" propagandasıyla istenilen kıvamda yeni bir toplumun inşası için yasal hale getirildi.

2013'te, okula başlama yaşı 60 aylık yaştan 66 aylık yaşa yükseltildi ve 4-6 yaşındaki çocukların okul öncesi eğitime yönlendirileceği açıklandı. Bu düzenlemeler, tarikat ve cemaatlere ait sıbyan mekteplerinin önünde yasal engel kalmaması anlamına geliyordu...

Önündeki yasal engeller kaldırıldı ama sıbyan mektepleri yine de yasal değil! Çünkü herhangi bir kanuna göre kurulmuş değiller. Dahası, Tevhid-i Tedrisat Kanunu'na, inkılap kanunlarına aykırı bu yapılar.

Süleyman Soylu, inanç gruplarının devleti yönettiğini reddediyor ama bütün bu düzenlemeler söz konusu yapıların talebi ile yapıldı. Arkasına iktidarı alan tarikat ve cemaatler, çocuklarını anaokulu ve kreş yerine Kur'an kurslarına, yani sıbyan okullarına göndermeleri için mahalle baskısı oluşturuyorlar.

AKP'li, bazı yerlerde de MHP'li belediyeler bu kurslara araziler ve binalar tahsis ettiler. Yani tarikat ve cemaatlerin devlet eliyle taraftar, mürit kazanması sağlanıyor.

Tarikatların insafına terk edilen 4-6 yaş arasındaki çocuklara, sıbyan mekteplerinde selefi terör örgütlerine mensup militanlara verilen eğitimin benzeri veriliyor. Atatürk'e, cumhuriyetin kurucu değer ve ilkelerine düşmanlık aşılanıyor. Bütün bu faaliyetler iktidarın göz yumması ile yürütülüyor. IŞİD'in bile bu göz yummadan yararlanarak açtığı sıbyan mektepleri var...

Şimdi gelelim yine kargalar meselesine... Ne demişti Soylu; "İçişleri Bakanı olarak söylüyorum: Herhangi bir inanç grubunun, devletin birtakım noktalarını yönettiği ve sızdığı değerlendirmeleri, yeni bir istismar alanıdır ve doğru değildir. Yalandır. Provokasyondur."

Aynı Soylu, yine "İçişleri Bakanı" olarak Nakşibendi şeyhi Abdülkerim Çevik'in öldürülmesinin ardından "Çok hüzünlüyüm. Bir âlimin ölümü, bir alemin ölümüdür. Bitlis Güroymak (Norşin) Medresesi Başmüderrisi Seyda Abdülkerim Çevik Allah'a yürüdü. Allah rahmet eylesin" paylaşımını yapmıştı...

Tekrar ediyorum; İÇİŞLERİ BAKANI olarak! Hadi hüsn-ü zanla hareket edelim; medreselerin 1924'te yine laik eğitimi esas alan Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile kapatıldığından ve yasa dışı olduklarından bir İçişleri Bakanı olarak haberi yoktu demek ki Soylu'nun... Söz konusu mesajı ile bu kurumların varlığını tanıdığından da!

Soylu şimdi ise, tarikatlar ve cemaatlerin devleti yönettiği, devlete sızdığı iddiasını reddediyor, yalanlıyor! Tehlikenin farkında mısınız?

Farkındalık adına soralım; 15 Temmuz gibi acı bir tecrübeye rağmen, FETÖ ile aynı menzile sahip diğer tarikatlarla mücadele edilmediği de yalan mı Sayın Soylu?

Hiçbir şekilde denetlenmeyen sıbyan mektepleri ile ilgili gerçekleri de yalan, provokasyon mu kabul edeceksiniz yoksa bir millî güvenlik meselesi olarak ele alıp sorumluluğunuzu yerine mi getireceksiniz? 

Yoksa, devletin içine sızmış kargaların ipini tutanları güldürmeye devam mı edeceksiniz?

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.