1. YAZARLAR

  2. Halim Bahadır

  3. Bunca hatayı neden yaptın usta?
Halim Bahadır

Halim Bahadır

Bunca hatayı neden yaptın usta?

A+A-

“Bulamadığım, bulamayacağım bir şeyi daima arıyor gibiyim. Nedir beni mesut edecek, ne gibi bir şeydir, onu da bilmiyorum,” der, “Tuhaf Bir Kadın” adlı eserinin bir yerinde Leyla Erbil. Kim bilir diye düşünüyorum gecenin sessizliğinde, muhtemelen çok haklıdır yazar. Hepimiz bir şeyleri arayıp duruyoruz yaşadığımız sürece diye sesleniyor içimden biri. Ve tuhaf! Bulsak bir dert bulmasak başka bir dert… Hayat bir arayıştır o zaman diye katılıyor sohbete öteki ses. Bir başka ses, Erbil’den daha da ileri gidiyor. Mesut edecek şeyi bırakın, neyi aradığımızı bile bilmeyiz diyor çoğu zaman. Kafamı sallıyorum olumlu anlamında. Haklı hergele. Niye olmasın ki. Köşeye postu atmış bir başkası daha var. Homurdanıyor önce. Ve üçünüz de saçmalıyorsunuz diyor sonra. İnsan ne aradığını da, kendisini neyin mutlu edeceğini de sezer aslında. Ama kıçını kaldırıp da harekete geçmez. Tembeldir insan denen yaratık!

Düşündüm bir an ve bu da haklı dedim içimden…

“Ablam beş yıl bir flört ettiği aşığı ile evlendi” dedi genç kadın.

“Umarım mutlu olmuştur” dedim, “aşk bitince çuvallar ilişki çünkü.”

“Hayır” dedi genç kadın, “15 yıldır evliler ve ablam adama iki yıl öncesine kadar hala aşıktı. Şimdi artık değil…”

“Bunu neden anlattın bana” dedim.

“Biliyor musun, eniştem hala ablama arabasını vermez. Yani ablam kocasının, yani ikisinin olması gereken arabayı kullanamaz. Adam izin vermez buna.”

“İdeal bir koca” dedim müstehzi bir gülüş eşliğinde ve soruyu sordum:

“Ne zamandan beri kullanamaz ablan bu boktan arabayı?”

“En az on yıl” dedi genç kadın sıkıntılı bir ses tonuyla.

“Adama sekiz yıl daha aşık kaldı ablan bu durumda” dedi.

“Evet!”

“Arabayı kullandırmayan adama…”

“Evet…”

“Ablana saygılar…”

İfrit olduğun bir faniyle günde üç kez karşılaşmak talihsizliğine uğradığın bir şehir muhtemelen dar geliyordur sana, bu şehir İstanbul olsa bile. Tabanları yağlamanın zamanı geldiğini düşün…

“Bunca hatayı neden yaptın usta” diye sordu genç adam. “Muhtemelen daha da ağırlarını yapmamak için” dedi yaşlı adam…

 

12 yıl evvel bir hata yaptım diye düşündü orta yaşlı adam. Hayatına girme hazırlığı yapan hatun bana her şeyi anlat dediğinde, neden o her şeyi anlatmadım ki! Risk yoktu. Ama sen gizledin bazı incitici sandığın şeyleri. Ve bir gün, geçmişi asla unutmayan hatun bir şekilde bir itiraf aldı senden. 12 yıl önce yediğin bir nane bu! Üstelik o sırada da kadından ayrıydın, saçma bir kavganın ardından. Ve her tartışmada o naneyi hatırlatıp durdu sana sonra. Oysa akıllanmalıydın. Ya tam bir itiraf olmalıydı o zaman, ya da sonsuza kadar susacaktın usta. Zira kadınların çoğu sorun etmez görünse de mezara kadar taşıyor bu işleri… Geçmiş ola…

Çilingir sofrasının başında nöbete yatmışken, bir TV kanalında hayvanlar alemi üzerine bir programa rastladım. Bayılırım bu kerataların doğallığına. Demir attım kanalda. İki erkek antilop birbirini ağzını burnunu dağıtmakla meşgul… Neymiş efendim, çiftleşme haklarını elde edeceklermiş! E güzel. Bu dangalaklar dövüşürken, dişiler galip çıkanla aşk yaşamak için sıraya girmiş, izliyorlar olayı. Biraz daha ileride ise aslanlar otların arasında sotaya yatmış. Kavga ölümüne bir hal aldı. Bir salağın boynuzu koptu, bacağından yaralandı. Ve çok geçmeden aslanlar gelip götürdü bu yaralı bitkin arkadaşı. Beş dakika sonra ne soy kaldı ortalıkta ne de aşk…

Ulan dedim içimden keşke olanak olsaydı da seni davet edip bir kadeh rakı tutuştursaydım toynacığına. Hem azıcık kafa yapar, hem de yenmezdin hergele. Ve gelecek sene devam ederdin operasyona…

Arada bir şöyle bir toplantı yaparım kendimle ve 15, 20, 30, 40, 50’li yaşlardaki halimi alırım karşıma, derin gecenin sessizliğinde O yaşlarda neler yapıyordum? Hayattaki önceliklerim neydi? Gelecek tasarılarım neydi? Kendimi başarılı buluyor muydum? Mutlu muydum? Bir daha o yaşlara dönmek ister miydim? Duygu dünyam ne alemdeydi? Ya psikolojik haller? Tahtalarımın ne kadarı eksikti acaba? Toplumla ve kendimle ilişkilerim nasıldı? Hangi kişisel özelliklerimi aynen taşımışım şimdiye, hangisini ekmişim hayat yolunda, hangisini törpüleyip ehlileştirmişim? Ve daha bir alay soru…

Epey eğlenceli bir toplantı efendim. Tavsiye ederim. İnsan kendini iyi tanımalı değil mi?

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.