1. YAZARLAR

  2. Halim Bahadır

  3. Birkaç deli ve içkili kereste atölyesi…
Halim Bahadır

Halim Bahadır

Birkaç deli ve içkili kereste atölyesi…

A+A-

Başımız dertte bile olsa en azından hafta sonları biraz gülümsemek iyi gelir dostlar. Gülmek iyi bir ilaçtır. Acı içinde olsak da biraz tebessüm için zaman ayıralım derim yine de. Ve umarım küçük bir tebessüme aracılık etmiş oluruz…

12 Eylül askeri yönetiminin yasaları yürürlüktedir, seksenli yılların ilk yarısında. Yerelde de en küçük amirin bile astığı astık kestiği kestik dönemleri yaşıyordu ülke. Doğduğum ilçe olan Tonya'da meyhane yok o zamanlar. Dem çeken ise çoktur. Tekel bayilerinde hallediyorlar işi. Zamanın karakol komutanı çok geçmeden kokuyu alıyor ve yasaklıyor bayilerde ayaküstü dem çekme işini. Bizim dostlar düşünüyor taşınıyor ve bir çözüm buluyorlar meseleye. İlçe merkezine iki üç kilometre kadar ötedeki ormanlık alanda derenin kenarına postu atarak orada demleniyorlar. Bizimkilerin peşine düşen komutan bu sota yeri de buluyor çok geçmeden. Ve bir gün baskın yapıyor ırmağın kenarındaki açık hava meyhanesine. Ve soruyor:

"Ne yapıyorsunuz ulan burada?"

Beş kişi bizimkiler. İçlerinde en nüktedan olan yanıt veriyor:

"Ne yapacağuk komutanım, rakı içeyruk…"

"Burada içemezsiniz. Yasaktır. Kapatırım burayı," diyor komutan.

Gülme krizine tutuluyor rakıcı hergeleler. Herif gelmiş ırmağı kapatacak!

"Tamam, komutan sen burayı kapat" diyor dostumuz, "biz da uşaklarla çekiluruk otuz metre daha yukarıya, ırmağın kenarına. Ve orada devam ederiz. Bütün ırmağı kapatacak halin yok ya…"

Komutan söylenerek çekip gidiyor yanındaki askerlerle birlikte…

İÇKİLİ KERESTE ATÖLYESİ…

Kereste atölyesi işletiyor bizim Tonyalı. Ve akşamları meyhaneye çeviriyor atölyeyi. Hem ucuza gelir dem hem de kimseler işkillenmez! Arkadaşlarını toplayıp aleme dalıyorlar atölyede. Emniyet müdürü uyanıyor işe zamanla ve birkaç kez bastırıyor atölyeyi. Bizimkiler sıkıntıya düşüyor ama birkaç yıl idare ediyorlar vaziyeti. Bir süre sonra emniyet müdürü Of ilçesine tayin oluyor. Ve beş yıl sonra atölyenin sahibi ile arkadaşları Of'ta bir meyhanede buluyorlar kendilerini. Adamın biri kalkıp bunların masaya yanaşıp, "Beyefendi ben sizi bir yerlerden tanıyor gibiyim" diyor, "acaba nereden diyorum, çıkaramadım da…"

Atölye sahibi unutur mu, müdürü anında tanıyor.

"Üzüldüm müdürüm," diyor, ayağa kalkıp tokalaşmak için elini uzatırken, "beni nasıl unutursun. Sen Tonya'da müdürken ben orada içkili kereste atölyesi çalıştırıyordum…"

Müdür bir iki saniye sessizliğin ardından basıyor kahkahayı.

Ardından da, "Ulan kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi, içkili kereste atölyesi be…" söyleniyor gülme krizi sonrasında…

"DELİ HANGİNİZSİNİZ?"

Orta yaşlardaki amca yine ufaktan tozutma alametleri göstermeye başlayan yeğenini yanına alıp il merkezine gider. Niyeti yeğeni bir süre akıl hastanesine yatırıp tedavi olmasını sağlamaktır.

Hastaneden içeriye girdiklerinde tam karşılarında olan bir masada oturmakta olan görevliye yönelirler.

Danışma yazan masada bir kadın görevli oturmaktadır. Görevli bizim ikiliyi bir saniye kadar ancak süzer ve son derece kayıtsız bir edayla muhteşem bir soru sorar:

"Söyleyin bakalım deli hanginizsiniz?"

Yeğen bir şeyler söylemek isterken amca sus işareti yapar ve görevliye dönerek şöyle der:

"Hanımefendi, ben aşağı yukarı üç ay daha idare ederim. Sen şimdi şu yeğenimi al da yatsın birkaç ay. Çok ihtiyacı var buna…"

STAJER DELİ…

Kıdemli delimiz arada bir çileden çıkacağı zamanlarda kendi ayağıyla gidip tedavi olur, daha doğrusu tımarhanede müşahede altında kalır bir süre. İyileştiğine kanaat getirildikten sonra da karışır sosyal hayata.

Kahvehanenin önünde oturmuş keyifle çayını içmektedir kıdemli. Yeni yetişen delilerden biri bir takım delilik numaraları sergilemektedir kahvenin önünde. Adam epey tozutmuş durumda ancak bazı hareketleri gösteriye dönüktür. Bir süre izler adamı kıdemli. Ve sonunda tepesi atar.

"Ulan" der öfkeyle, "defolup git buradan. Ben otuz yıllık deliyim. Saçımız sakalımız ağardı bu yolda. Daha şunun şurasında iki yıllık delisin, geldin bana hava atmaya kalkıyorsun. Yürrrüüüü… Otuz yıl sonra ustalaştığında gelirsin..."

Tehlikelinin farkına varıp çekip gidiyor stajer…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.