1. YAZARLAR

  2. Yunus Arıkan

  3. Bayram güzeldir dostlar... kıymetini bilelim!
Yunus Arıkan

Yunus Arıkan

Bayram güzeldir dostlar... kıymetini bilelim!

A+A-

Bugün bayram.

Ve Kurban Bayramı'nın üçüncü günü.

Günlerden pazar.

*

Bayramların ön ve arkalarına hangi takılar gelirse gelsin, sahiden de insan, 'Bayram' sözcüğünü duyduğunda, -gayri ihtiyari- sakinleşiyor, tebessüm edebiliyor.

Bayramlar böyle bir şey.

Bayramlar, insanların barıştığı

Öfkelerin sakinleştiği,

Kırgınlıkların giderilmesinde bahanelerin hiç olmadığı kadar çok olduğu, önemli bir süreç.

*

Hatta, başkalarını, ya da başka şeyleri düşünmekten kendisini unutanlara kendini hatırlatan müthiş bir fırsattır da aynı zamanda...

Bilmem bana katılır mısınız?

*

Kimi zaman acıları,

Yokluğu,

Yalnızlığı,

Kimi zaman çaresizliği unutturan,

Unutturmasa bile üzerini küllendiren,

Belirli bir süre için de olsa, insanın içinde  bir serinlik hissettiren muhteşem bir iklimdir bayramlar.

*

Ben  kendi adıma, aklım erdiğinden bu yana elli beş (çarpı iki) bayram geçirmişim.

Aklımın ermediklerini ise zaten hatırlayamıyorum.

Ve kendimce elli beş  yıldır, bayramları bayram tadında geçirdiğim için olsa gerek, kendimi çok şanslı hissediyorum.

"İyi ki de çocukluğumdan başlamak üzere bayramların, ya da bayram güzelliğindeki günlerimin tadını çıkartmayı bilebilmişim." diyorum.

*

Bilerek ya da bilmeyerek diyorum ki; şöyle geriye dönüp baktığımda o zamanlar, -daha önceki yazılarımda da birkaç kez sizinle paylaştığım gibi- fakirdik ama çok mutluyduk be birader.

O zamanlar,  bayramlarımız vardı ve bir de bayram güzelliğindeydi insanlarımız.

Büyüklerimiz,

Teyzelerimiz,

Halalarımız,

Amcalarımız,

Dayılarımız,

Yakın uzak akrabalarımız,

Yeğenlerimiz,

Yakın uzak komşularımız vardı ki; hepsi de duygulu, yürekli bayram kadar güzel insanlardılar.

Hepsiyle de sahiden de bayram sıcaklığını yaşar, bayramların o muhteşem birleştirici ve güven veren enerjisini yüreğimizde hissederdik.

Öyleydik!

Öyle hissediyorduk!

*

Siz de daha geçen yıla kadar, yani 2019 yılının iki dini bayramına kadar belki de benim yaşadığım gibi yaşadınız,

Sizler de benim mutlu olduğum gibi oldunuz.

Acılarınız,

Sıkıntılarınız,

Üzüntüleriniz,

Belki de içinden çıkılmaz hallere duçar oldunuz da; yaşadığınız bayram iklimi,  en azından o üç, dört günlük süre, sizin yüreğinizi ferahlattı,

İçinize heyecan kattı,

Umut kattı da hiç olmazsa o süreyi bayram gibi, ya da sıkıntılarınıza sabrederek, ona yakın güzellikte geçirdiniz.

*

Sonra ne oldu?

Sonra -hangi sıkıntı ömür boyu sürüyor ki- sizin sıkıntınız ömür boyu devam etsin, öyle değil mi?

Ya halledildi, ya da halledilmek üzere...

*

Zaman; bir şekilde -nasıl oluyor, olmuyor bilemesem de- sıkıntıyı feraha ulaştırırken, ferahta olanları ise sıkıntıyla tanıştırabiliyor.

*

Böyle bir zaman döngüsü içerisinde yaşayıp gidiyoruz ya, sahiden de bu yıl, ülkemizde en azından benim bildiğim elli beş yıldır;

Yaşamadığım,

Görmediğim,

Karşılaşmadığım sıkıntıyı yaşadık hep birlikte.

Yalnız bizim ülkemizde mi?

Elbette yalnız bizim ülkemizde değil, ama bizim yer küremizde bu yıl; Covid-19 denilen, gözle dahi görülmeyen, nereden geldiği bilinmeyen, (Ancak dedikodusu yine yer küre üzerindeki bütün ülkelerin insanlarının kulaktan kulağa yayıldığı, güçlü bir elinin altından çıktığı söylenilen) bu virüs, canlarımızı elimizden aldığı gibi, bayramlarımızı da elimizden aldı!..

*

Bayramlara güzellik katan sohbetleri,

Tokalaşmalarımızı

Kucaklaşmalarımızı,

Hasbıhallerimızı,

Bir sofranın etrafında keyifle anıların anlatıldığı bayram yemeklerimizin tadının çıkarılmasını bile  bize çok görerek bizi  birbirimizden ayırdı.

Uzaktan uzağa bakar olduk birbirimize!..

En yakınımıza!..

En canımıza!..

Muhabbetlerimizi çaldı bu namussuz Covid-19.

*

Çaldı çalmasına ya, bize canın ne kadar tatlı,

Ne kadar önemli olduğunu hatırlatmadı da değil. 

Kendini tanıttığı gibi, canın da ne kadar önemli olduğunu,

Ona iyi bakmak gerektiğini,

İnsanın kendisini mutlaka önemsemesinin şart olduğunu ve yedeğinin olmadığını hatırlattı.

Üstelik de anlamak, ya da hatırlamak istemeyenlere bile zorla hatırlattı ve öğretti.

*

Bu  Covid-19, bize beden temizliğimizi de hatırlattı, bilmem yanlış mı düşünüyorum?

Dün, günde bir ya da iki kez el-yüz yıkarken, bugün abartmıyorum otuz, otuz beş kez yıkıyoruz.

Niye

Covit-19 var?

Niye?

Can tatlı?

*

2020 yılı içerisinde dini bayramlarımızı bu  minvalde geçirdik, geçiriyoruz.

Elbette üzgünüz,

Elbette tedirginiz,

Elbette en sevdiklerimizin cenazelerine bile gidemedik!..

Bunlar az şeyler mi?

*

Her şeye rağmen yaşıyoruz ve -istediğimiz gibi olmasa da- bayram güzelliğini buruk da olsa teneffüs edebiliyoruz ya, ne mutlu bize!..

*

Bugün Kurban Bayramı'nın üçüncü günü ve günlerden pazar.

Lütfen, güzel olan şeylerin kıymeti, henüz kaybedilmeden bilinsin istiyorum.

Canın kıymetini,

Canı can yapan sağlığımızın kıymetini,

Sağlıklı canı mutlu yapan, dostların kıymetini,

Mutluluğu çoğaltan dostlarla birlikte yaşadığımız, bu ülkenin değerini bilelim.

Hani, bir de henüz bütün bunlara sahipken "Lütfen, birlikte yaşamanın ne kadar ayrıcalıklı olduğunun önemini de asla unutmayalım." diyorum.

*

Bayramınız mübarek, her gününüz şen olsun efendim.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.