1. YAZARLAR

  2. Saltuk Buğra AKSAKALLI

  3. Barış Manço'nun hassasiyeti...
Saltuk Buğra AKSAKALLI

Saltuk Buğra AKSAKALLI

yazar

Barış Manço'nun hassasiyeti...

A+A-

Hepimizin bildiği gibi Barış Manço, Türk sanatçı, şarkıcı, besteci, söz yazarı, TV programı yapımcısı ve sunucusu, köşe yazarı Devlet Sanatçısı ve Kültür Elçisi'ydi. Türkiye'de rock müziğin öncülerinden, Anadolu Rock türünün kurucuları arasındaydı. Sanatçı, 2 Ocak 1943 yılında İstanbul'un Üsküdar İlçesi'nde doğmuştu. Galatasaray Lisesi'nde okurken müziğe ilgi duymuş, Kadıköy Moda'daki evinde vefat ettiği 1 Şubat 1999 yılına kadar da ilgisini kesmemişti.

Bestelediği 200'ün üzerinde şarkısı, kendisine 12 altın ve 1 platin albüm ve kaset ödülü kazandırırken, bu şarkıların bir bölümü daha sonra Yunanca, Bulgarca, Arapça, Farsça, Japonca, İbranice, Fransızca ve Flemenkçe'ye çevrildi. Bu parçalar, kendisi ve başka sanatçılar tarafından da seslendirildi. 1988 yılının Ekim ayında TRT 1'de çocuk ve aileye yönelik bir eğitim kültür ve eğlence programı olarak başlayan "7'den 77'ye", Türk televizyonculuğunda şimdiye kadar ulaşılamamış bir rekora imza attı. Türkiye'de en uzun ve en başarılı televizyon yayıncılığını yaptı. "Ekvator'dan Kutuplar'a" 5 kıtada 100'den fazla değişik yöreye giderek, 600 bin kilometreye yakın yol kateden Barış Manço ülkemiz belgeselciliğine farklı bir boyut getirdi. Yüksek öğrenimini Belçika'da "Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi"nde tamamlayan ve çok iyi derecede İngilizce ve Fransızca konuşan Barış Manço, sanat yaşamında kendisine layık görülen 300'ün üzerinde ödülün dışında, aşağıdaki unvanlara da sahipti:

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Sanatçısı Ankara (1991)

Hacettepe Üniversitesi Onursal Doktora Ankara (1991)

• Soka Üniversitesi Uluslararası Kültür ve Barış Ödülü Tokyo, Japonya (1991)

• Belçika Krallığı Léopold II Şövalyesi Nişanı Brüksel, Belçika (1992)

• Fransa Devleti Edebiyat ve Sanat Şövalyesi Nişanı Paris, Fransa (1992)

• Pamukkale Üniversitesi Onursal Doktora Denizli (1995)

• Min-On Sanat Vakfı Yüksek Şeref Madalyası Tokyo, Japonya (1995)

• Liege Prensliği Onursal Hemşehrilik Beratı Liege, Belçika (1997).

Dünya üzerinde basmadığı toprak bırakmayan Barış Manço'nun Paris'te yaşadığı bir olay, takdire şayandır:

Barış Manço, Fransa'da bir televizyon kanalının canlı yayınına konuk olur. Karşısında küstah bir spiker vardır. Barış Manço'nun şahsında Türk Milleti ile dalga geçmek ister. Sürekli, "İşte Türk, yani barbar, vahşi vs..." diyerek ağzına geleni sayar.

Barış Manço daha fazla dayanamaz. Spikere bir ders vermenin zamanı geldiğini düşünür ve "Yanınızda kâğıt para var mı?" diye sorar!

Bu soru spikeri şaşkına çevirmiştir. "Evet var ama n'olacak?" diye cevap verir. Barış Manço ısrar edince spiker cebindeki kâğıt paraları çıkartır.

Bu olaydan az önce de Barış Manço canlı yayında 1992 yılında yayınladığı Darısı Başınıza Albümü'ndeki "Anahtar" adlı şarkısını söylemiştir. Bilindiği gibi bu şarkının bir bölümü şöyledir: "Beş Akif- bir Saat Kulesi, iki Kule-bir Fatih, beş Fatih-bir Mevlana, İki Mevlana-bir Sinan." Aslında bu şarkı bir matematik sorusudur. Bu şarkıda adı geçen kişiler, o dönemdeki Türk Lirası banknotların arkasında fotoğrafı olan kişilerdir...

Barış Manço spikere elindeki spikerin verdiği paraların üstündekileri göstererek sorar: "Bu paranızda fotoğrafı olan kişi kim?" Spiker "General..." diye cevap verir. Barış Manço diğer paralardaki fotoğrafları olan kişileri de sorar. Spikerin verdiği cevaplar hep aynıdır: "General", "Amiral", "Komutan..." Spikerin bu; "falanca General", "filanca Amiral", "feşfakanca Komutan" cevabından sonra, bu sefer de Barış Manço cebinden Türk paralarını çıkarır, masanın üzerine koyar...

Başlar konuşmaya; "Bu parada fotoğrafı olan kişi Mehmet Akif Ersoy'dur. Şairdir...", "Bu fotoğraftaki kişi Mevlana'dır. Düşünürdür...", "Bu paradaki fotoğrafı olan kişi Fatih Sultan Mehmet'tir. Adaletin sembolüdür...", "Bu paradaki kişi ise Atatürk'tür. 'Yurtta barış, dünyada barış' diyen kişidir. Bizim paralarımız bunlar. Biz Türkler ince ruhlu, kibar, medeni insanlar olduğumuz için paralarımızın arkasına şairlerimizin, düşünürlerimizin, bilim adamalarımızın fotoğraflarını bastık... Siz Fransızlar kendiniz barbar, vahşi olduğunuz için paralarınızın arkasına hep savaş adamlarının fotoğraflarını basmışsınız!" der...

Barış Manço'nun bu müthiş cevabından sonra televizyon yöneticileri canlı yayını keserler ve spikeri yayından alırlar. Yerine başka bir spiker gelir ve canlı yayın yeniden başlar. Yeni spikerin ilk işi Barış Manço'dan ve Türklerden özür dilemek olur.

Ne diyelim, Barış Manço'nun hassasiyeti, diğer sanatçılarımızın üzerine olsun...

Önceki ve Sonraki Yazılar