1. YAZARLAR

  2. Yunus Arıkan

  3. Aşk öyle kolay mı yaşanıyor? (III)
Yunus Arıkan

Yunus Arıkan

Aşk öyle kolay mı yaşanıyor? (III)

A+A-

Sonra birden karşımdaki ‘ben’e döndüm ve tam ağzımı açacaktım ki:

 “İşte ben de tam da bunu anlatmak istiyorum sana” dedi, daha benim ne söyleyeceğimi bile dinlemeden...

“Adına ne dersen de bugün her şeyin satın alınabildiği bir dünyada yaşıyoruz.”

Aklına gelen her şey bir alışveriş aracı olmuş çıkmış!

***

Elimizde kalan, kıyıda köşede bilerek veya bilmeyerek sakladığımız aşk var ya aşk, hani o büyükbabalarımızın, büyükannelerimizin anlattıkları...

“Bir hırka, bir lokma yeterdi bize evladım!” diyerek, üstü kapalı, ‘Aşkta kanaatkar olmayı’ hatırlatmaya çalışırlardı.

Çünkü onlar eşyalarla değil, birbirleriyle aşkı yaşıyorlardı.

***

Hoş, bugün bu yaklaşım ‘çok komik’ bunu biliyorum. Ancak bugün biz, hâlâ onların aşklarına şapka çıkarmıyor muyuz?

Her nedense; ‘İki gönül bir olunca samanlığın seyran olduğu’nu söyleyen; saçları beyazlamış, hayatın sillesini yemiş ninelerimizin, dedelerimizin, uzun süren birlikteliklerinin altında yatan; ‘Bir lokma ve bir hırkayı...’ ‘İki gönül bir olunca seyran olan samanlığı...’ bir türlü aklımıza getirmiyoruz.

“Olmasa da olur” diyemiyoruz.

***

İşte ondandır, onların bizi kıskandıran ve bu kadar uzun süren aşk ile olan birliktelikleri.

Kocaman aile oluşları,

Büyüğün büyüklüğünü, küçüğün küçüklüğünü bilmeleri işte o yüzden!

***

Satın alamayacakları, ama her daim yüreklerinde sakladıkları,

Var ettikleri,

Besleyip büyüttükleri ve bugünün insanının;

Pek az anladığı,

Pek az tanıdığı,

Pek az önemsediği,

Pek az peşine düştüğü,

Pek az bedel ödediği,

Pek az sabrettiği o aşkın yüzünden!

***

Belki de; “Aşk satın alınmaz. Sahiplenilmesi için karşılıklı olarak birbirlerine emanet verilir” olduğunu akıllarından çıkartmadıkları  için,

Emanete asla hıyanet edilmeyeceğini bildikleri için,

Yaşanılan sürece o aşkı sahiplenen büyükler, her daim gıpta ile izlenecektir.

***

Hem aşk övülecek hem onun için uğraşılmayacak!

Hem aşkın peşine düşülecek hem ilk yorulduğunda ondan vazgeçilecek!

Yok böyle bir dünya!

***

Sahiden yok!

Rahmetli anam derdi ki;

 “Oğlum, bi adama hem fındığın içini, hem zeytinin dışını vermezler. Sabredeceksin vesselam!”

Verirler mi?

Veriyorlar mı?

Verdiklerini ben görmedim.

***

Ramazan’ın rahmeti, bereketi kudreti aşk ile üzerinize olsun.

İyi pazarlarınız olsun efendim. (

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.