1. YAZARLAR

  2. Hasip Sarıgöz

  3. Asıl darbe kime yapıldı? -2-
Hasip Sarıgöz

Hasip Sarıgöz

Yazar

Asıl darbe kime yapıldı? -2-

A+A-

Sevgili okuyucularım, 15 Temmuz hain kalkışması ile ilgili analizime kaldığımız yerden devam ediyorum:

Referandum sonuçları da dikkate alındığında; OHAL şartlarında iyice düşünülmeden ve acele ile yapılan düzenlemeler nedeniyle, Türkiye'de fiilen parti devletine evrilen bir sürece girildi.

* Toplumdaki zaten var olan kutuplaşma şaibeli referandumla birlikte iyice keskinleşti! Yapılan ayrımcılık şehitlerimizin ve gazilerimizin dahi ayrıştırılmasına kadar sirayet ettirildi.

* Trilyonlarca liraya ve parayla ölçülemeyecek kadar çok zamana ve bilgi birikimine mal olmuş en iyi kışla ve üsler acımasızca kapatıldı?

* Askerî okullar kapatıldı, öğrenciler atıldı!

* Taa 1848'lerde, o günkü adıyla "Erkan-ı Harbiye Mektebi" olarak Türk ordusunun kurmay subay ihtiyacını karşılamak maksadıyla kurulan ve kurulduğu günden bu yana başta Mustafa Kemal Atatürk gibi çok değerli subaylar yetiştirmek suretiyle ordumuza ve milletimize çok değerli hizmetler veren Harp Akademileri Komutanlığı bir KHK'ya dayanılarak kapatıldı. Kanunla kurulan bir kurum, çıkarılan bir KHK ile kapatıldı ve tam 168 yıllık birikim çöpe atılmış oldu!

* Askerî hastaneler kapatılarak ve askerî hekimlik yok edilerek, Türk ordusunun çok ama çok önemli bir kabiliyeti yok edildi.

* Tarihi milattan önce 209'da başlayan Şanlı Türk Ordusu, dünya orduları içerisinde askerî sağlık sistemi olmayan tek ordu haline getirildi.

Bugün itibarıyla, Türk ordusunda istihdam edilen at ve köpeklerin dahi kendi hekimleri varken, Mehmetçiklerin hekimi yoktur!!!

* Askerî mahkemeler kapatıldı. Askerliğin iç dinamiklerinden bihaber olan sivil yargının, askerî yargı davalarını nasıl bir hakkaniyetle karara bağladığı muammadır!

* Darbe girişimi için kışla dışına bir tek postal dahi çıkarmamış olan askerî kışla ve kurumların önleri bile çöp ve hafriyat kamyonları ile doldurularak, kışlaların yakıtı, elektriği ve suyu dahi kesilerek; halk ile ordu arasındaki manevi bağ berhava edildi!

* Ordunun komuta yapısı, düzeni, hiyerarşisi, disiplini, morali ve motivasyonu konusunda; Balkan Harbi'nden sonraki en büyük bozgun yaşandı. Genelkurmay Başkanlığı'nın hiçbir ağırlığı kalmadı ve komuta birliği tarihe gömüldü!

* Ordudaki rütbelilerin neredeyse tamamı potansiyel suçlu veya şüpheli olarak görülmeye başlandı!

* Bu olumsuzluklardan etkilenen ordumuzun en tecrübeli kesimi istifa veya erken emeklilik yolu ile Türk ordusundan ayrılmaya başladı!

* Mete Han'dan bu yana ordu tarihimizde ilk defa, kışlalarımızda üst üste ve toplu asker zehirlenmeleri yaşanmaya başladı!

* Asker kişilerde olmazsa olmaz bir gereklilik olan inisiyatif alma davranışı sıfıra indirildi.

* Silah arkadaşlığı yok edildi.

* Darbe girişiminden sonraki süreçte Türk ordusunun kaybetmiş olduğu itibar, imaj, nedeniyle askerlik mesleğine olan talep azaldı ve bu nedenle de askerî okullar düşük profilli öğrencilerle doldurulmaya başlandı.

* Hepsinden önemlisi TSK'nın zayıflatılmasından cesaret alan Yunanistan, Ege denizinde işgal ettiği Türk adalarını askerî yönden takviye edip iyice yerleşti!

15 Temmuz'u anma etkinlikleri için bastırılan afişlere boy boy basılan asker fotoğrafları ve çekimi yapılan "Uyanış" gibi psikolojik harekat filmleriyle, hedef kitle üzerindeki asker düşmanlığı adeta yeniden körüklendi!

Peki, bu afişlerde darbenin elebaşısı Fetullah Gülen'e ait bir tane bile fotoğraf göreniniz oldu mu? Peki ya, "Kandırıldık Allah ve milletimiz bizi affetsin" diye yazan bir afiş neden basılmadı?

Dünden bugüne yapılagelen icraatların sonuncusu da, Ordunun yarısını terhis etmek oldu!

Göz olanı, beyin ise olacakları görür derler...

Dün yazımın başında 15 Temmuz günü milletce üşüdük demiştim.

Son üç yıl içerisinde, ülkemin içine girdiği garabeti ve gelecekte olabilecekler düşündükçe... Üşümek ne kelime, inanın donuyorum!

Olanları sizler de gördünüz.

Darbecilerin kimler olduğunu da, en az 10 yıl boyunca ne istedilerse hepsi verilerek kimler tarafından himaye edildiklerini de biliyorsunuz.

Şimdi sorarım size;

Asıl darbe kime yapıldı?

Yine sorarım size:

Kendi ordusuna alçakça bir darbe yapıldı diye bayram yapan bir millet var mıdır?

Bayram diyorlar...

İyi de, neyin bayramı?

Önceki ve Sonraki Yazılar