1. YAZARLAR

  2. Yunus Arıkan

  3. Âşık olan önce yazmaya başlıyormuş meğer!
Yunus Arıkan

Yunus Arıkan

Âşık olan önce yazmaya başlıyormuş meğer!

A+A-

Hani bazen insan neyi aradığını bilmeden de düşer birilerinin, ya da bir şeyin peşine.

Hem de öyle bir düşer ki durdurmak hak getire.

Alır da başını gider.

Ne söz dinler, ne laf işittirilebilir, istediğin kadar bağır arkasından.

Aşk sağır etmiştir onu bir kere de sen farkında değilsindir.

*

Âşık olan birine laf anlatmak o kadar zordur ki! Emin olun deveye hendek atlatmak ondan kolaydır.

Deve hendekten atlar da âşık, aşkından asla vaz geçmez.

Ne söylerseniz söyleyin.

"Uçmuş!" deyin,

"Kafayı yemiş!" deyin,

"Divane!" deyin, hiçbir söz ve eylem işlemez ona.

Yürür gider aşkının peşinden.

*

Aşk, böyle bir şey.

Aşk, başa gelince akıl baştan gidermiş.

Öyle derlerdi bizim zamanımızın büyükleri.

O nedenle âşık adam, biraz 'Kaçık' adam olurmuş, niyeyse!?

Ama bilesiniz ki ne kadar âşık adam tanımışsam hepsi de kendi dünyasında;

Mutlu.

Huzurlu,

Yeter ki dışarıdan müdahil olunmasın ve dokunulmasın onların gönül dünyalarına.

Yeter ki rahat bırakılsınlar.

Bakın görün o zaman, aşka dair sen mi daha yetkinsin o mu, bir bakın bakalım.

*

Bir şey söyleyeyim mi, aşk tuhaf bir şey, tuhaf!

Onu tam olarak tanımlayan var mıdır, bilmem?

Hani şöyle herkesin üzerinde uzlaşabileceği bir aşk tanımı var mıdır ki?

Ben, sanmıyorum.

Ben, bir tanım yapsam hemen sen karşı çıkarsın.

"Tamam, ama bana göre aşk şudur!" deyip, yeni bir aşk tanımı yapar ve ben de belki de senin tanımını daha doğru bulur, sana teslim olurum.

Ya bir başkası, başka bir tanımla karşımıza geldiğinde, bu sefer de o ikimizi de ikna ederse nasıl olacak?

Bir üçüncüsü, ikimizin de aşka dair tanımını çürüttü ve attı bir kenara diyelim!..

Dördüncüsü,

Beşincisi,

Yirmincisi,

Ellincisi karşımıza çıkarsa hangisini kabul edeceğiz.

Karışık gibi görünüyor aşk meselesi öyle değil mi?

Öyle!..

*

O zaman yapılacak şey herkes kendi aşkına, kendi aşk tanımına sahip çıkacak ve onunla birlikte yaşayacak.

Yaşayacak ve sonunda neyle karşılaşırsa, karşılaşacak işte.

Sonunda "Kaderimmiş" diyecek, karşılaşacak.

"Kendim ettim kendim buldum" diyecek, karşılaşacak.

Ama kaybedecek, ama kazanacak!

*

Ben şunu biliyorum ki aşkın sonuna bakmamak lâzım diyorum.

Sürecine bakmak lâzım.

Sana kattıklarına,

Senden aldıklarına,

Onun peşinden ağlarken bile 'İyi ki' diyebiliyor musun, gerisini boş ver.

*

Neye âşık olmuşsan,

Neyin peşine aşk ile düşmüşsen, ondan insana zarar geleceğini hiç sanmıyorum.

Tanımları ne kadar fazla olursa olsun, her birimiz kendi aşkımıza sahip çıkarak onu yaşıyoruz.

Yaptığımız işimizde de âşık olduğumuz eşimizde de.

*

Meğer ne severmişim ben onu ya, meğer ne çok kaçarmış benden!

Yakaladım derken,

Buldum derken, meğer hiç bulamamışım onu. 

*

İnat edercesine hep zor yanını göstermiş bana...

"Vazgeç" diye bağırmasa da 'Gel' dediğini de hiç duymadım hani onun biliyor musun?

Hep bölük pörçük yakaladım ben onu.

*

Ha benim aşkım biraz da bölük pürçüktü ya, onu bir araya getirip, parçalarını birbirine ulayıp, bugünkü hale getirmek için ne kadar uğraştım bir bilseniz.

Aşk olmasa bunların hiçbiri olmazdı inanın ki.

Gençliğimin ilk yıllarında ilk kez yüreğime düşmesiyle birlikte bir türlü vazgeçemedim ondan ben.

"Sen bununla baş edemezsin, vazgeç bu sevdadan" denilmesine karşın, niyeyse içimden bir ses "Deli misin sen! O senin için biçilmiş bir kaftan!" diyordu.

Doğru mu söylüyordu, beni mi kandırıyordu bilmiyorum,  ama ben 'Vazgeç' diyene değil de zor olanı bana fısıldayan, içimdeki sesin peşine düştüm.

*

İşte o zaman âşık olduğumu anladım.

Meğer âşık olan adam, önce yazmaya başlıyormuş.

Âşık olduğuna dair içinden ne gelirse.

Bu nedenle de önce kâğıdın ve kalemin ne kadar işine yaradığını fark ediyor âşık olan.

Ve içinde işe yarar ne kadar söz varsa aktarıveriyor beyaz sayfaların arkalı-önlü yüzlerine.

*

Ben öyle yaptım...

Bir ona âşık oldum, bir beyaz sayfalara aktardığım sözcüklere.

"İyi mi oldu?" derseniz?

"Eh iyi oldu elbet." derim.

Ben kırk üç yıldır onun hiçbir zararını görmedim.

Bana kattıklarından başka.

Beni geliştirmesinden başka,

Bana değer katışından başka,

Kendimi bulmamdan başka.

Hem daha ne olsun ki?

*

"Aşk olsun!" demeyin sakın!

Bütün bunlar zaten aşkın yüzünden oldu.

Yazma aşkının yüzünden.

Bundandır kırk üç yıldır yazıyor oluşum.

Ondandır yazıya mahkûm oluşum.

Hem daha ne olsun ki değil mi ama!..

Hep aşk olsun!..

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.