1. YAZARLAR

  2. Yunus Emre Berber

  3. Aşı karşıtları ve hayal dünyaları
Yunus Emre Berber

Yunus Emre Berber

Aşı karşıtları ve hayal dünyaları

A+A-

Neredeyse iki yıl oldu. Başımıza gelen her olumsuz olay gibi buna da alıştık sanırım. Bu süreçte yakınlarımızı ve sevdiklerimizi kaybettik. Zihnen ve metal olarak yıprandık ve yorulduk.

İçinde bulunduğumuz bu koronavirüs salgını hayatlarımızı değiştirdi. Ve sanırım bu değişim sandığımızdan çok daha uzun ve sancılı olacak.

Aylardır dünya ve Türkiye genelinde doktor ve uzmanlar hep bir ağızdan aşı çağrısında bulunuyor. Sürekli mutasyonlar geçiren bu virüsten kurtulmamız için bize bunu tembihliyorlar. İnsanlık tarihi boyunca birçok salgın ve hastalıkta olduğu gibi…

Şu ana kadar, tek doz aşı yaptıran kişi sayısı ülkemizde 51 milyon 536 bin 13 olarak duyuruldu. İki dozunu olarak tam koruma sağlayan kişi sayısı ise 40 milyon 305 bin 712. Bu da demek oluyor ki sokakta karşımıza çıkan her iki kişiden biri yeterli koronavirüs bağışıklığına sahip değil. Bu durum özellikle genç nüfusta dikkat çekici derecede yüksek.

Bunun ana kaynağı ise 'aşı karşıtlığı'. Genellikle sosyal medya üzerinden kendilerince ürettikleri argümanlar ile aşıya karşıtlıklarını dile getiren bu grup toplum için büyük bir risk oluşturuyor. Birçok ilaç, aşı ve tedavi yöntemine damgaladıkları asılsız karalama kampanyalarını Kovid-19 aşıları içinde ısrarla sürdürüyorlar.

Zaman içerisinde aşı karşıtları aşı hakkında; içinde çip var, beynimizi kontrol edecekler, başka bir virüsle bizi öldürecekler, biyolojik silah ve kısır yapıyor gibi yalan yanlış ifadelerde bulundular. Aşının daha yeni olduğu ve anca onlarca yıl sonra doğru aşının bulunabileceği gibi manasız karalama kampanyaları yürüttüler.

Son zamanlarda kapalı mekânların girişlerinde istenen aşı zorunluluğu şartı sonrası rüşvete dahi başvurdular. Rüşvet vererek kendilerini sistem üzerinde aşı olmuş gibi göstermeye çalıştı bazıları. Bu eylemleriyle kendi ve bizim sağlığımızı hiçe saydılar.

Geçtiğimiz günlerde bir hemşire, aşı yaptığı vatandaşın dışarıya çıktığında aşı olan bölgeye kan emici sülükler yerleştirdiğini paylaştı. Aşıyı sülük yöntemi ile dışarı atabileceğini düşünecek kadar cahil olan bu topluluk büyük bir tehdit oluşturuyor.

Görünen o ki bu salgınla bir müddet daha yaşayacağız. Belki 1 belki 5 yıl. Bu süreçte insan neslini korumak için canla başla çalışan bilim insanları ve sağlık çalışanlarının karşısına aşı karşıtlığı gibi anlamsız engellerle çıkmasak daha iyi olur zannımca.

Mutasyonlar geçirerek varlığını sürdüren bu virüsten umarım en kısa zaman ve kayıpla kurtuluruz. Umarım inatları ve komplo teorisi sevdaları yüzünden aşı olmayı reddeden aşı karşıtlarının oluşturduğu tehlike bir an önce son bulur.

Önceki ve Sonraki Yazılar