1. YAZARLAR

  2. Murat Sururi ÖZBÜLBÜL

  3. Anayasal Borç Tavanı gerekmiyor mu?
Murat Sururi ÖZBÜLBÜL

Murat Sururi ÖZBÜLBÜL

Anayasal Borç Tavanı gerekmiyor mu?

A+A-

Anayasalar devleti yöneten iktidar sahiplerinin halka karşı keyfi ceza uygulayamaması ve halka keyfi vergi koyamaması amacı ile yapılmıştır.

Anayasası olan bir ülkede hiçbir iktidar, anayasa hükümlerine aykırı olarak dilediği gibi vergi koyamaz ya da ceza veremez.

En temelinde anayasa, yönetenler ile yönetilenler arasında varılan bir mutabakattır karşılıklı görev, sorumluluk, hak ve hukuku belirler. Çağdaş anayasaların en temel amacı halkın hakkını, hukukunu ve özgürlüklerini gücü elinde bulunduran, egemenliği fiilen kullanan iktidara karşı korumaktır.

Türkiye'de ise anayasa geleneği, malum daha ziyade devleti halktan korumak, devletin hak ve hukukunu öncellemek üzerine bina edilmiştir.

Türkiye'nin acilen 12 Eylül diktatörlüğü yönetimince yapılmış olan ve sonraki yıllarda yapılan değişiklikler ile kırk yamalı bohçaya dönen bu arkaik anayasayı toptan değiştirip acilen yeni, özgürlükçü, demokratik, devletin değil halkın hak ve hukukunu öncelleyen bir anayasa yapması gerekmektedir.

Bir ekonomist olarak beni; yeni anayasada yer almasını mutlak şart olarak gördüğüm anayasal borç tavanı, servetlerin vergilendirilememesi, gelir vergisi tavanı ve benzeri bazı ekonomik hususlar öncelikle ilgilendiriyor.

Bu makalemde ilk olarak Anayasal Borç Tavanı kavramını gündeme getirmek istiyorum.

Demokratik ülkelerde İktidarlar halka hizmet sunmak taahhüdünde bulunarak seçimle işbaşına gelmektedir. Her türlü hizmet taahhüdü de elbette sonuçta bir harcama ve mali kaynak gerektirir. Seçim kampanyaları sırasında hemen her siyasi afaki ve gerçeklerden kopuk hizmet vaatlerinde bulunur ve sonrada bu vaatlerini yerine getirebilmek için mali kaynak arayışına girmek zorunda kalır. Eğer ülke petrol, doğal gaz, altın ve benzeri değerli doğal kaynaklara sahipse kaynak yaratmak elbette daha kolaydır, lakin eğer ülkede böyle doğal kaynaklar yoksa iktidarın yeni vergi koyması ya da vergi oranlarını artırması gerekir ki seçilmek gibi bir derdi olan iktidarlar için vatandaşı kızdıracak vergiler koymak pek de çekici bir çözüm değildir. Vergi koymanın yanında borç almak ve varlık satışı yapmak gibi yan çözümler de vardır elbette. Ülkede kamuya ait varlıklar varsa satar ve mali kaynak elde edersiniz, bu yol siyaseten izahı daha kolay ve halkı pekte rahatsız etmeyecek bir seçenektir. Fakat neticede satılabilecek varlıkların da bir sınırı vardır ve geriye borç almak seçeneği kalır.

İktidarlar ihtiyaç duydukları borcu da, birinci seçenekte kendi bastığı para cinsinden ve ikinci seçenekte ise kendi basamadığı başka ülkelerin parası ya da altın cinsinden olmak üzere iki türlü alabilir. Unutulmaması gerekir ki, hangi para birimi ile olursa olsun her ülkenin aldığı borç eninde sonunda o ülkenin vergi mükellefleri tarafından ödenecektir, alınan her borç bu manada gelecek nesillerin refahından çalınmış bir kaynaktır.

Demokrasilerde iktidarlar seçimle ve belirli bir dönem için gelmektedir, eğer bir iktidar dilediği gibi borçlanabilirse kendi iktidar dönemi sonrasına ait kaynakları da tüketmiş olacaktır ki, bu son derecede haksız ve sorumsuzca bir davranıştır.

İşte tam da bu yüzden iktidarların borçlanmasına Anayasal Tavan getirilmesi bir zorunluluktur ve bu borç tavanı hem vade olarak ve hem de miktar olarak belirlenmelidir.

Benim düşünceme göre iktidarlar bir ülkedeki gayrı safi millî hasılanın belirli bir oranından daha fazla borçlanamamalıdırlar. Döviz, altın ya da kıymetli maden cinsinden borç içinse sabit ve çok kabul edilebilir bir miktar belirlenmelidir, mesela elli ton altının değerinden daha fazla borç alınamaz diye bir sınır belirlenebilir.

Anayasal Borç Tavanı ilkesi doğrultusunda her iktidar kendi döneminde aldığı borcu gene kendi döneminde ödemeyi planlamalıdır. Unutmayalım bir siyasi parti için borç alıp harcayarak seçmenini mutlu edecek işler yapmak ve borcun ödenmesi için yapılacak fedakârlıkları başka bir siyasi parti iktidarına miras bırakmak oldukça çekici bir politik stratejidir, buna izin verilmemelidir.

Anayasal bir borç tavanı belirlenmesi siyasi gayeler ile yapılacak popülist ekonomik politikaları engelleyecek ve demokrasinin gelişmesine katkı sağlayacaktır düşüncesi ile bu kavramı tartışmaya açmak istiyor ve okurlarıma soruyorum, bir Anayasal Borç Tavanı belirlensin mi?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.