1. YAZARLAR

  2. Ömer Erbıyık

  3. Amirallere yapılan vefasızlığı, vicdanlara bırakıyorum-2-
Ömer Erbıyık

Ömer Erbıyık

Amirallere yapılan vefasızlığı, vicdanlara bırakıyorum-2-

A+A-

Nerede kalmıştık?

Devam edelim.

Emekli amiraller, bir siyasi partinin bazı milletvekilleri gibi Pensilvanya'ya,  FETÖ elebaşısının ziyaretine gidip el etek öperek bağlılıklarını mı iletiler?

Hayır.

Onunla sırıtarak pozlar da vermediler.

Bilmem kimilerinin selamlarını o da götürmediler.

15 Temmuz kalkışmasının bir numaralı sanığı hain Fethullah Gülen'in Türkiye'ye iadesi için Amerika'da dava açmakla yükümlü makamlarda olup açılması gereken davayı da açmayan bu amiraller mi?

Hayır.

Reza Zarrab'ın dağıttığı rüşvetten bu amirallerden alan var mı?

Hayır.

Türkiye'nin, özellikle TSK'nın azılı düşmanı olan ABD'nin değirmenine su mu taşıdılar?

Hayır.

"FETÖ'nün siyasi ayağı içinde olup FETÖ'cü hainleri kurumların, özellikle de yargı ve TSK'nın kritik kademelerine bu amiraller mi getirdiler" desem.

O da değil.

Şu an içimizde dolaşan FETÖ'cü hainlerle kol kola gezdiklerini, onlarda samimi pozlar verdiklerini gören var mı?

Hayır.

Peki FETÖ'cü hainlerin iftiralarına susarak bir çok subayın onur intiharlarına sebep mi oldular?

Hayır.

Binlerce vatansever subayı YAŞ kararlarıyla tasfiye ederek güzide ordumuzu zaafiyete uğratan bu amiraller miydi?

Hayır.

Bir çok FETÖ'cü haini, Yüksek Askeri Şûra'larda general yapan bu amiraller miydi?

Hayır.

Yine hayır.

Yine hayır.

 

***

 

Peki efendim ne yapmış bu amiraller?

"Ufkun ötesini görerek" ülkemizin, hatta TSK'nın ileride başını çok ağrıtacak, ikinci bir 15 Temmuz'a sebep olacak endişelerini, korkularını bir duyuruyla dile getirmekti, suçları.

Şimdi onlara baskı yapılıyor.

Sindirilmeye çalışılıyor.

Efendim, bu emekli amiraller korksalardı subaylık mesleğini seçmezlerdi.

Bu amirallerin bir çoğu kumpas davalarında da çok çile çekmişler, çok zulüm görmüşlerdi.

 

***

 

104 emekli amirali "darbeci" ilân etmekle kalmadılar,

"Apoletlerinin sökülmesini",

"Emekli maaşlarının kesilmesini", "Lojmanlardan atılmalarını" ve

"Koruma kararlarının kaldırılmasını" da istedi bazı siyasetçiler.

Bunu isteyenlere bir bakınız lütfen.

Onlarca yıldır siyasetin içindeler.

Bu ülkeye hakikaten ne yararları olmuştur sayabilecek olan var mı?

 

***

 

Evet bunlar bu olayda mahkeme oldular.

Savcı oldular.

Hakim olup ceza bile kestiler.

Yetkili makamlarda bulunduklarından soruşturma devam ederken yaptıkları yargısız infazlar, "yargıya bir nevi talimat" niteliğindedir.

Bu da ülkemizin geldiği durumun vehametini gösterir.

 

***

 

Daha çocukken girdikleri askeri okullarda kalplerine vatan, millet, bayrak sevgisi kazınmış, vatan, millet, bayrak sevgisini her şeyin üzerinde tutan, Mavi Vatan'ı savunan Atatürkçü amirallerimize  linç kampanyasında bulunanlar, kendilerini asla milliyetçi olarak ifade etmesinler.

 

***

 

Bu amirallerin mazileri ülkemize hizmetlerle geçmiştir ve tertemizdir.

Kumpas davaları öncesinde, bu amirallerin bir bölümünün komuta ettiği Deniz Kuvvetleri'miz, başta ABD olmak üzere bölgemizdeki ülkelerinin korkulu rüyası idi.

Böyle olduğu için kumpas davalarında ilk hedef  de Deniz Kuvvetleri'mizin kahraman komutanları olmuştu.

 

***

 

Kumpas davaları sonucu en fazla güç kaybı da dolayısıyla Deniz Kuvvetleri'mizde olmuştu.

Bugün Yunanistan tarafından işgal edilmiş olan 18 adamızın kimlerin döneminde işgal edildiğini niçin dile getirmez milliyetçi geçinen malum kesim?

Hani bir karış toprağımızda gözü olanın gözünü oyardık.

Oyun o zaman.

Elinizden tutan mı var?

3 Nisan 2021 tarihinde Yunan Genelkurmay Başkanı Konstantinos Floros, Türkiye'ye karşı sert hakaret ve suçlamalarda bulundu.

Yıllarca böylesi cesaretlerde bulunamayan Yunanistan bugün bu cesareti nasıl buluyor sizce?

Demek ki malum kesimin güçleri emekli amirallere yetiyormuş.

 

***

 

Gece yarısı yapılmış bir duyuruymuş.

Duyuru akşam saat 22.50'de yayınlandı.

Gece yarısı felan da değil.

Kanun hükmünde kararnameler gece yarısı yayınlanırken,

MB Başkanı gece yarısı aniden görevden alınırken,

İstanbul Sözleşmesi'nden gece yarısı çıkılırken, torba yasalar gece yarıları yapılan ayak oyunlarla millet uyurken çıkarılırken birşey olmuyor da emekli amirallerin hem de akşam saat 22.50'deki duyurusu mu darbe girişimi oluyormuş?

 

***

 

Bu duyuru gündüz yayınlansaydı da bugün tepki verenler yine aynı tepkiyi eksiksiz olarak verirlerdi.

Milletin önemli bir bölümü bu zihniyetin niyetlerini gayette de iyi biliyor.

Kimse milletimizi saf zannetmesin.

"Sadece, aklı baharda olanların fikirlerinde çiçekler açar."

Gerisi hikayedir.

 

***

 

Sonuç;

TSK'nın temel dayanağı olan silah arkadaşlığı "hiç bir zaman yalnız olmadığınızı bilmektir."

Bir elini silahının üzerine, diğer elini silah arkadaşının omuzuna koyarak edilen yemini unutmamak,

hak ve hakkaniyet içinde tavır sergilemek, arkadaşlarına sahip çıkmak "onurlu ve erdem" sahibi silah arkadaşların işidir.

 

***

 

"Bir yargı kararı" olmaksızın amirallerin orduevlerine girişlerinin keyfi şekilde yasaklanması asker kesimin çok önemli bir bölümü ile kamu vicdanını sızlatmıştır.

Bu kararı alanlar rahat yatabiliyorlarsa, içlerine sindirebiliyorlarsa söyleyecek bir şey bulamıyorum.

 

***

 

Kumpas davalarında kasaptaki ete soğan doğramayan komutanları da, emekli olduğunda altına zırhlı araç çekilen, tuttuğu takım için göz yaşı dökerken kumpas iftiraları ile suçsuz yere hapislere atılan silah arkadaşlarına tepkisiz kalıp vefasızlık örneği sergileyen komutanları da görmüştük.

Bunların tarihte aldıkları yeri de hepimiz biliyoruz.

 

***

 

Soruyorum;

Orduevleri yönetmenliğinin hangi maddesini bu amiraller ihlal ettmişlerdir?

Benzer durum  ileride yasak koyanların başına gelse ve orduevi size de yasaklansa ne düşünürdünüz?

Bu yasaklama "keyfilik" içermiyor mu?

Biz hukuk devletimiyiz, yoksa guguk devleti mi?

Teamüllere yakışır şekilde hareket edilseydi daha uygun olmaz mıydı?

Amirallerin suçsuz olduğu ortaya çıkarsa, yasaklayanlar bunların yüzlerine nasıl bakacaklar?

Suçlu iseler zaten kanunlar gerekli cezayı vermez mi?

Görüş açıklama en temel insani hak değil mi?

Bu amiraller yıllarca hem çalışırlarken hem de emekliliklerinde orduevlerine "aidat" ödemediler mi?

Evet, bugünler de geçecektir elbette.

 

***

 

Ne diyeyim ki;

Utanma kalmamış.

Vicdan kalmamış.

Vefa kalmamıştır.

Amiraller onurlu duruşlarıyla anılacaktır.

Ya diğerleri?

 

***

 

Merhum İsmet İnönü'nün meşhur sözünü hatırlatarak yazımı bitiriyorum;

"Bir memlekette namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadıkça, o memlekette kurtuluş yoktur."

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.