1. YAZARLAR

  2. Yunus Emre Berber

  3. Afetler maalesef geliyorum demez
Yunus Emre Berber

Yunus Emre Berber

Afetler maalesef geliyorum demez

A+A-

Yangınlar, seller ve denizlerimizde görülen müsilaj. Son birkaç ayımız bu olumsuz çevre olaylarına şahit olmakla geçti. Artık televizyonu her açtığımda son dakika haberi olarak bir ormanın yandığını, bir köyün ya da şehrin sular altında kaldığını görme korkusu yaşıyorum.

Başımıza gelen bu felaketlerin önüne geçmek mümkün mü? Pek tabii mümkün. Doğru yatırım ve planlamalarla oluşacak felaketler hızlıca önlenebilir, ya da en az hasarla atlatılması sağlanabilir. Tabii ki ne kadar önlem alsanız da yangın meydana gelebilir ve ya aşırı yağış su birikintilerine yakın bölgeleri olumsuz etkileyebilir. Ama benim içime en büyük endişeyi düşüren bu felaketlere bakış açımız.

Hemen hemen her konuda olduğu gibi olumsuz durumun olması ve sonuçlanmasını bekliyoruz. Bu durum spordan, ekonomiye, diplomasiden, ikili ilişkilere kadar geçerli. Olay sonuçlandıktan sonra ise klasik düzeleceğiz, yapacağız, dikkat edeceğiz gibi geçiştirme cümleleri kurulur. Halen Karadeniz bölgesinde dere yatağına kurulmuş onlarca köy ve kasaba var. Ancak biz yine harekete geçmek için felaketi bekliyoruz. Olan yine masum hayatlara, hayvanlara ve doğaya olacak.

Türkiye'nin en büyük korkularından biri olan deprem var sırada. Bekliyoruz bizi sarsmasını, canımızı yakmasını. Özellikle Marmara bölgesinde oluşacak yıkıcı bir deprem bizi çok acı günlere götürebilir. Evet, depreme önlem almak zor. Ne zaman, nerede, kaç km derinliğinde, kaç şiddetinde olacağını kestirmek kolay değil. Ancak uzmanların yıllardır uyardığı bu konu üzerine pekte eğilmiyor gibiyiz. Geçtiğimiz günlerde İstanbul'da yapılan bir araştırmada, 'muhtemel 7,5 ve üzeri büyüklüğe sahip bir depremde 13 bin 492'si çok ağır olmak üzere 491 bin binanın hasar alması bekleniyor' bilgisi paylaşıldı. İstanbul gibi kalabalık bir kent için bu çok korkutucu bir rakam. Bu evlerin tümünü yenilemek kısa sürede pek mümkün değil. Ancak deprem gibi büyük bir alana hasar verebilen bir afete karşı farklı önlemler alabiliriz. Acil toplanma alanları gibi basit önlemlerde bile yeterli özeni gösterdiğimiz düşünmüyorum. Bu kadar kalabalık nüfuslu bir şehir için donanımlı ve hazır arama kurtarma ekibimizin de olduğunu maalesef sanmıyorum.

Umarım yaşanan bu acı tablolar sonrasında gerekli önlemleri alırız. Ancak kötü alışkanlıklarımızdan kolay vazgeçememe ve gerekli önlemleri geçiştirme halimiz benim içimde hep bir endişe yaratacak.

Önceki ve Sonraki Yazılar