1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Abdurrahman Dilipak, Hayrettin Karaman’ı mı kastetti?
Abdurrahman Dilipak, Hayrettin Karaman’ı mı kastetti?

Abdurrahman Dilipak, Hayrettin Karaman’ı mı kastetti?

Abdurrahman Dilipak, “fetvacılar”ı topa tutu. Dilipak, “Siyaset uğruna ayetlerin manasını çarpıtan, hadis uyduran zihniyet, zulmünü ve ifsadını meşrulaştırmak için fetva mı uydurmayacak..” dedi.

A+A-

Yeni Akit gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak “Fetva çıkmazı” yazısında “Din adına fetva veren birtakım gayb hazinesinin anahtarını elinde tutan(!) esoterik tipler önüne geçtikleri insancıklardan ‘musalla taşındaki meyyid’ gibi olmasını ister de, birileri de buna razı olur.” dedikten sonra şunları yazdı:

“Tarihte ‘Gavur padişah’ lakabı ile anılanı da var, ‘zalim’ sıfatı ile anılanı da. Hz. Ali’yi ya da İmam-ı Azam’ı kim şehid etti!? Hepsinin de kendine göre ‘fetva’sı alınmıştı. Birilerinin dizleri gün gelecek ‘Fetva yokuşu’nda çekmez olacak. Şeytanın ‘Allah’la aldatarak’ dostlarını yönlendirdiği ‘Fetva çıkmazı’nda yollarını kaybedecekler.

‘FETVA İLE İŞ YAPAN SİYASET’

“Fetva yokuşu’’ diyerek Durali Yılmaz’ın romanına da gönderme yapan Dilipak şeyhlerin, cemaat önderlerinin hareketlerini dine uygun göstermek için fetvaya bile ihtiyaç duymadıklarını belirterek şöyle devam etti:

“Şu helal-haram tartışmasına bakın.. Ya da fetva ile iş yapan siyaset, bürokrasi, STK, işadamlarına bakın. Kanaat önderlerinin zaten fetvaya ihtiyacı yok. F. Gülen haşa Allah’la görüşüyordu, ötekilerin bir kısmı daha mütevazı, 3’ler, 7’ler, 40’larla idare ediyorlar. Kimi Resulullah’la görüşüyor, kimi Muhiddin-i Arabi ile kimi Mehdi ile. Onların fetvaya ihtiyacı yok. Sözleri delil olarak yeter. Onlar bir siyasetçiyi, bürokratı, STK temsilcisi ya da işadamını himayesine almışsa, zaten onlara o yeter. Bizim gibi ölümlü insanlara düşen, ‘öl deyince ölmek, öldür deyince öldürmek’, ‘Musalla taşında meyyid gibi olmak’. Yani onları İlah ve Rab edinmek. Yoksa bu adamlar fetva ile ‘kardeş katli’ne bile cevaz verebilir. (…) Gayeye giden her yolu meşru gören egemenlerin önlerindeki engeli kaldırmak üzere hakikati eğip büken ve gerçeği gizleyip, efendilerinin arzusunu gerçekleştirmek için fetva uyduranların vay haline. O fetvaları verenler ve ona uyanlar için cehennem sabırsızlanmaktadır muhakkak. Çünkü sözkonusu olan kul hakkıdır ve bunlar Allah’ın dinini küçük bir menfaat karşılığında tahrif etmeye kalkanlardır ve bunlar yeryüzünün fesadında pay sahibi olanlardır.

Yetkisini halktan almayan, halka hesap vermeyen, Hakk’ın rızası dışında tasarrufta bulunan her kim olursa olsun, onların iradesi dışında, sözleşme hükümleri dışında ona bir hüküm dayatırsa, o İlahlık ve Rablik anlamına gelir. Onun bilgisi ve kabulü dışında kamu malına el uzatmak, yetim malını çalmak anlamına gelir.

Biz, Hz. Ömer’in, gece kandil ışığında çalışırken, selam veren adamın selamını almak için, kamuya ait kandili söndürüp, kendi kandilini yaktığı misali üzerinden kendimizi anlatırdık. Şimdi İslam dünyasındaki kıralların haline bakın. Mekke ve Medine’nin de içinde yer aldığı Suudi hanedanlığının haline bir bakın.. ‘Devletin malı deniz, yemeyen domuz’ noktasına geldi işler…”

‘HER TARİKAT KENDİ MÜRİTLERİYLE SINIRLI’

“Herkesin bir fetvacısı var.” diyen Dilipak, Ak Parti’nin fetvacısı diye anılan Prof. Dr. Hayrettin Karaman’ı mı kastediyor? sorusunu akla getirdi. Dilipak şunları söyledi:

“Hani aynı Allah’a, Resulüne, kitaba iman edenler tek bir millet, tek bir ümmet, tek bir cemaatti! Onların işleri aralarında istişare ve şûra ile idi. Müslümanlar kardeş, yani ‘ihvan’dı! Her tarikat kendi müridleri ile sınırlı bir ihvancılık anlayışına sahip bugün. Kimsenin kimseyle ne istişare ettiği ve ne de şûra yaptığı var. Herkesin bir fetvacısı var.

(…) Mesela fetva almaktansa, kendinize uygun bir fetvacı bulun, fetva kolay! Selefi, Sufi, Şii birini bulursunuz. Bu alemde çare tükenmez!? Modern ya da gelenek ya da ‘sefer’i hal, bir çözüm yolu bulurlar. ‘Cihad’ deriz, bir yol bulunur. Cinayete de bir yol bulunur, zimmet’e, gasb’a, yalan’a da yeter ki isteyin ve kılıfını bulun!”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
7 Yorum