1. YAZARLAR

  2. Mehmet Akif Cenkci

  3. 1 Mayıs buruk geçti
Mehmet Akif Cenkci

Mehmet Akif Cenkci

1 Mayıs buruk geçti

A+A-

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de etkisini gösteren Koronavirüs Pandemisi nedeniyle zor günler geçirmekteyiz. Pandemi sürecinde anlamış olduk ki sosyal devlet sisteminin daha da güçlendirilmesi gerektiğidir. Bu zor süreçte belki de sağlık sistemi ile birlikte en çok konuştuğumuz konular hiç şüphesiz işsizlik, sosyal yardım ve dolayısıyla ekonomi konularıdır. Sosyal güvenlik sistemi güçlü olan ülkeler pandemi sürecini en az ekonomik hasarla atlatabilmektedirler.

Pandeminin sosyal ve ekonomik hasarları için birtakım paketler açıklandı ve yeni düzenlemeler yapıldı. Ancak yapılan düzenlemeler ne yazık ki toplumda tam olarak da karşılığını bulamadı. Sorunları çözemedi, işçi ve esnafın sıkıntılarını gideremedi. Faaliyetlerine geçici olarak ara veren işletmeler ve hammadde sıkıntısı nedeniyle üretim yapamayıp faaliyetlerine ara veren bu işletmeler ile burada istihdam edilen işçiler işten çıkarılmaları nedeniyle ciddi anlamda gelir kaybına uğradılar. İşte bu durumda ancak ve ancak güçlü bir sosyal güvenlik sistemi ve sosyal devlet anlayışı etkili olacaktır.

Karmaşık mevzuat

Kısa çalışma ödeneği sisteminde birtakım yeni düzenlemeler yapılmış olsa da mevzuatın karmaşık yapısı ve ödenek tutarının yetersiz olması beklentileri karşılayamamıştır. İşten çıkarmaların yasaklanmasına dair yapılan düzenlemede ise geç kalınmıştır. İşten çıkarmalar yasaklanırken aynı zamanda işverene ücretsiz izin yetkisi verilerek işçilerin gelir kaybı yaşamasına olanak sağlanmıştır. Her ne kadar ücretsiz izine çıkartılan işçilere günlük 39,24 TL ödenek verilecek olsa da bu rakamın kabul edilebilir herhangi bir yönü yoktur. Aylık olarak 1.177 TL gibi bir rakamla geçinmek mümkün olmadığı gibi bunu düşünmek bile imkânsızdır. Normalde aylık geliri asgari ücret olan da aynı rakamı alacak, daha yüksek maaşa sahip olan da aynı rakamı alacak. Bu da yerinde olan bir uygulama değildir.

İşçi ve emekçilerin sorunları, sıkıntıları bitmek ve tükenmek bilmemektedir. Her geçen gün yeni sorunlarla karşılaşmaktayız.

Yıllardan beridir çözüme kavuşturulamayan sorunların başında taşeron mevzusu gelmektedir. 696 sayılı KHK ile 2018 yılının 4. ayında kadro alan işçilerin hâlâ maaş farkları ödenmemektedir. Yol ücretleri verilmemektedir. Kamuda taşerondan kadroya geçen bu arkadaşların birçoğu hâlâ sendikasızdırlar. Sendikalı olanlar ise toplu iş sözleşmesizdirler. Korona nedeniyle toplu iş sözleşmeleri de ertelenmiş durumdadır. Telekonferans yöntemi ile toplu iş sözleşmesi görüşmeleri yapılabilir miydi? Elbette ki...

Birtakım haklardan mahrum bırakılsa da kadro alabilenler bir nebze alamayanlardan daha iyi.

KİT'lerde çalışan taşeron işçiler söz verilmesine rağmen hâlâ hak ettikleri kadroyu alamadılar. TCDD, PTT, TRT, ÇAYKUR, BOTAŞ gibi kurumlarda görev alan taşeron işçilerin umutlarının, hayallerinin bir başka bahara kaldığı kesin...

Görevleri başındalar

Gelelim sağlık çalışanlarına; zorlu süreçte hep konuştuk onları, destek verdik onlara...

Sağlık çalışanlarının evde kalın mesajlarına yanıt verdik, sabırla evde kalarak...

Ek ödeme verdik, doktora ve hemşireye ancak unuttuk klinik destek personelini, temizlik personelini, tıbbi sekreteri, güvenlik görevlilerini, sürücü paramedikleri ve nicelerini...

Biz onları unutsak da onlar görevlerinin bilincini unutmadılar...

Asgari ücretle çalışanların üzerindeki vergi yükü ve adaletsizliği bir an önce giderilmelidir.

Cinayete dönüşen iş kazaları ise yıllardır çözemediğimiz sorunların başında gelmektedir.

Ya çocuk işçilere ne demeli, nasıl anlatmalı veya ne yapmalı. Yapmak isteyene çok şey var işin esasında...

Çocuk işçilerin, hak etiği kadroyu alamayan özel ve kamu tüm taşeron işçilerinin, 4d'li kamu işçilerinin, asgari ücretle hayatını idame ettirmeye çalışan emekçilerin, sağlık çalışanlarının ve alın terleri göz yaşları ile karışan tüm işçi ve emekçilerin 1 MAYIS EMEK VE DAYANIŞMASI KUTLU VE MUTLU OLSUN.

Önceki ve Sonraki Yazılar