1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Türkiye'den AB'ye Doğu Akdeniz tepkisi
Türkiye'den AB'ye Doğu Akdeniz tepkisi

Türkiye'den AB'ye Doğu Akdeniz tepkisi

Rumların Akdeniz'deki petrol arama çalışmalarına misilleme olarak Türkiye'nin de Doğu Akdeniz'de petrol arama çalışmalarına başlaması üzerine AB ile gerilen ilişkilere bir yorum da Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Faruk Kaymakcı'dan geldi.

A+A-

Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı, Avrupa Birliği'nin (AB), Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki sondaj  faaliyetlerine karşı kısıtlayıcı tedbirler getirme çabası içinde olduğunu  belirterek, "AB, Türkiye-AB ilişkilerine ve Ada'daki Kıbrıslı Türklere yeterince zarar verdi." dedi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy ise "Türkiye'nin  Birleşmiş Milletlere (BM) verdiği bir mektupla 92 bin kilometrekare kıta  sahanlığı ile bazı adaların egemenliğini kaybettiği" iddialarının temelsiz  olduğunu belirterek, "Hükümetimizin, Doğu Akdeniz'de kıta sahanlığımızda  uluslararası hukuktan kaynaklı meşru hak ve çıkarlarımızı koruma konusundaki kararlılığı tamdır." dedi.

Finlandiya'nın Ankara Büyükelçisi Pekka Voutilainen'in ev sahipliğinde, Finlandiya'nın AB Konseyi Dönem Başkanlığını devralması dolayısıyla resepsiyon düzenlendi.

Resepsiyona, Kaymakcı ile AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger'in yanı sıra çok sayıda yabancı misyon şefi ve davetli katıldı.

Kaymakcı, burada yaptığı konuşmada, AB'nin, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki sondaj faaliyetlerine karşı kısıtlayıcı tedbirler getirme çabası içinde olduğunu belirterek, "AB, Türkiye-AB ilişkilerine ve Ada'daki Kıbrıslı Türklere yeterince zarar verdi." dedi.

AB'nin bu tutumunun aksine, pozitif bir gündem oluşturulmasına ihtiyaç olduğunu söyleyen Kaymakcı, "2011-2012'den beri bu enerji meselesini çatışmadan iş birliğine dönüştürebileceğimizi söylüyoruz. Bu nedenle birkaç kez farklı yollardan, Kıbrıslı Türkler de Ada'nın ortak sahibi olarak aynı şekilde, Ada'nın enerji gelirlerinin geleceği konusunda ortak komisyon kurma teklifinde bulunduk." ifadelerini kullandı.

"HELSİNKİ RUHUNA GERİ DÖNMELİYİZ"

Kaymakcı, olumsuz gündeme odaklanmak yerine çatışmalı alanları uzlaşı alanına dönüştürecek yaratıcı yollar bulma konusunda Finlandiya Dönem Başkanlığına güvendiklerini belirterek, "Finlandiya'nın şimdiki başkanlığında da karşılaşabileceğimiz bazı zorlukların üstesinden gelebilmeyi umuyoruz." diye konuştu.

AB Konseyi Dönem Başkanlığını 3. kez devralan Finlandiya'yı kutlayan Kaymakcı, Türkiye'nin 1999'da Finlandiya başkanlığında adaylık sürecinin başlamasıyla AB ile ilişkilerde bir dönüm noktası yaşadığını dile getirdi.

Kaymakcı, Türkiye'nin 1999'dan 2005'e kadar reformlarla üzerine düşeni yaptığını ve bu sayede AB'ye katılım müzakerelerine başladığını hatırlatarak, "Bu nedenle hem AB hem Türkiye için iyi olan Helsinki ruhuna geri dönmemiz gerektiğini düşünüyorum." dedi.

Faruk Kaymakcı, "AB'nin ve NATO'nun sınırları Boğaziçi'nin batı sınırında değil, Türkiye'nin İran, Irak, Suriye sınırında bitiyor. DEAŞ ve tüm terör örgütleri ve radikalleşmelere karşı Türkiye gerekli olanı yapmaya devam edecek." diye konuştu.

Finlandiya'nın dönem başkanlığı taahhütlerinin önemli olduğunu belirten Kaymakcı, bu doğrultuda özellikle iklim değişikliği konusunda Türkiye'nin kendilerine gerekli desteği vereceğini kaydetti.

HEDİYE BÜTÇESİ AĞAÇLANDIRMAYA AYRILACAK

Finlandiya'nın Ankara Büyükelçisi Voutilainen de ülkesinin AB Konseyi Dönem Başkanlığını 3. kez devraldığını, temel önceliklerinin sürdürülebilir kalkınma ve iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak olduğunu söyledi.

Dönem başkanlığı taahhütleri doğrultusunda başkanlık hediyelerine ayrılan kaynağın ağaçlandırma çalışmalarına yönlendirileceğini belirten Voutilainen Ankara'daki büyükelçiliğin de hediye bütçesini Türkiye'de fidan dikimi için kullanacağını bildirdi.

Voutilainen, "Türkiye ve Finlanda ilişkileri oldukça iyi, aramızda hiçbir sorun yok." dedi.

AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Berger de Finlandiya'yı kutlayarak, "Başkanlığınız dönemindeki hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda her zaman yanınızda olacağız." ifadesini kullandı.

'DOĞU AKDENİZ'DE KITA SAHANLIĞIMIZDA HAK VE ÇIKARLARIMIZI KORUMA KARARLILIĞIMIZ TAM'

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, "Türkiye'nin Birleşmiş Milletlere (BM) verdiği bir mektupla 92 bin kilometrekare kıta sahanlığı ile bazı adaların egemenliğini kaybettiği" iddialarının temelsiz olduğunu belirterek, "Hükümetimizin, Doğu Akdeniz'de kıta sahanlığımızda uluslararası hukuktan kaynaklı meşru hak ve çıkarlarımızı koruma konusundaki kararlılığı tamdır." dedi.

Aksoy, kıta sahanlığı ve adalarla ilgili basında yer alan bazı iddialar hakkındaki bir soruya yazılı yanıt verdi.

Son dönemde bazı basın organlarındaki "Türkiye'nin 18 Mart 2019'da BM'ye verdiği bir mektupla 92 bin kilometrekare kıta sahanlığı ile bazı adaların egemenliğini kaybettiği" şeklinde iddiaları "temelsiz" olarak nitelendiren Aksoy, şunları kaydetti:

"Derin bir bilgisizliğe veya kasıtlı çarpıtmaya dayanan bu asılsız iddialar hiçbir şekilde gerçeği yansıtmamaktadır. Hükümetimizin, Doğu Akdeniz'de kıta sahanlığımızda uluslararası hukuktan kaynaklı meşru hak ve çıkarlarımızı koruma konusundaki kararlılığı tamdır. Bu itibarla, kıta sahanlığımızın dış sınırlarına ilişkin tutumumuz 2004'ten bu yana uygun vesilelerle BM nezdinde kayda geçirilmektedir. Milli bir devlet politikası olan bu tutumumuzda herhangi bir değişiklik yoktur."

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.