1. YAZARLAR

  2. Levent Bulut

  3. Türkiye uyuyor rahat bırakalım
Levent Bulut

Levent Bulut

Yazar

Türkiye uyuyor rahat bırakalım

A+A-

Uyku; sağlık ve zindelik için gereklidir.

Sevgili gibidir, gelmediğinde sinirlendirir.

Bazı gece tutmaz, kaçırılandır, bölünendir ama illa ki gereklidir.

Tutmazsa koyun da sayarsın, olmazsa hapı yutarsın.

***

Centilmendir, önce sevgilinin hayali gelir, uyku gizlenendir.

Gelmesi için ninniler söylenir kaçmasın diye de sessizleşilir.

Yatakta ve ayakta olmak üzere iki çeşidi vardır.

Bazı insanlar için uyumaya her yer dardır.

Aha bel altına giriyor demeyin,

Ayakta uyuyanlar oltaya gelmeyin.

***

"Uyku ölümün yarısıdır" böyle diyor Peygamberimiz. Eğer uyku ölümün yarısıysa her gün yürüyen ölülerden farkımız yok imiş. Bir hikayeyle güçlendirelim, mesajımızı pekiştirelim. Şerif Benekçi 1980'li yıllarda İstanbul Beyazıt'taki bir Camide imamlık yapıyordu. Bir gün öğle ezanını sabah ezanı gibi okur (namaz uykudan hayırlıdır) bölümünü de ezana ekler.

Cemeatten gayretkeş birisi telaşla koşar gelir ve itiraz eder:

- Hocam bu ne iştir öğle ezanı sabah ezanı gibi okunur mu?

Şerif Benekçi hazır cevaptır. Bozuntuya vermeden itiraz edeni susturur:

-Okunur okunur nasıl olsa hepiniz ayakta uyuyorsunuz...

***

Kıssadan hisse ; bir varmış, bir yokmuş...

 Develer tellal iken, pireler berber iken...

3 "taraf"ı denizlerle çevrili basını "taraf"lı bir ülke var imiş.

Kamplaşıp kutuplaşan, bitarafların bertaraf olduğu ötekileşen bu ülkede,  hukuk sistemi ölü, ekonomi ise dışa bağımlı imiş.

***

Sanatı ve sanatçıyı korumak yerine, sanatı hor gören; işsizlik ve ekonomi yerine İstanbul seçimleriyle uğraşanlar var imiş…

Adı "Türk" olan bu ülkede "Ne Mutlu Türküm" demek faşistlik ve ırkçılık sayılırmış…

Bu ülkede esnaf kan ağlarken, hayvancılık bitmiş, tarım ölmüş. Fabrikalar yerine Avrupa'nın ve dünyanın en büyük adliye sarayları yapılmasına rağmen yargıya güven diplerdeymiş…

Tüm bunlara rağmen ülkenin yarısı mutlu mesutmuş. Bildiğin kara, "ak" "pak" olmuş...

***

Uzatmayalım, İSPARK zarar ediyormuş, rant alıp başını gidiyormuş, devletin ve milletin vergileri carcur ediliyormuş. Bütün bunlar, "Evet bizimkiler yiyor ama CHP gelse o da yer diye" savunuluyormuş, milletin geleceği özelleştirme altında satılıyormuş ama kime ne! Kimin umurunda. Herkes halinden memnunsa kardeşim…Artık bize ne!!

TEBESSÜM

Hoca'nın oğullarından biri yakın köylerin birinde çömlekçilik yapıyormuş. Bir gün Hoca yanına gidince :

- " Baba, bütün paramı şu çömleklere yatırdım" demiş. " Hava güneşli olurda zamanında hepsi kurursa zengin olacağım. Ama yağışlı olursa anam ağlayacak!"

Hoca oradan ayrılıp başka bir köyde oturan büyük oğluna uğramış.

Oğlu :

- " Baba, varım yoğum şu tarlada, zamanında rahmet yağarsa zengin oldum gitti. Kuraklık olursa anam ağlayacak" demiş.

Hoca eve canı sıkkın dönmüş.

Karısı :

- "Hayrola efendi, yüzün neden asık" demiş.

- "Benimki bir şey değil" demiş Hoca; "Asıl Sen kendi halini düşün. Yağmur yağsa da yağmasa da bizim oğlanlardan birinin anası ağlayacak".

 

Önceki ve Sonraki Yazılar