1. YAZARLAR

  2. Yağmur Ozan Özben

  3. Konforumuzu kimlere borçluyuz?
Yağmur Ozan Özben

Yağmur Ozan Özben

Yazar

Konforumuzu kimlere borçluyuz?

A+A-

Sevgili okuyucum,

İki hafta önce yazdığım "Berlin'de Hâkimler Var!" başlıklı yazımda günümüzdeki bütün buluşları yapmış olan ve Müslüman olmadığı için bizler tarafından gavur ya da kafir olarak adlandırılan Avrupa'daki, Amerika'daki bilim insanlarına biraz haksızlık etmiyor muyuz diye sormuştum.

Gelin günümüzde günlük hayatımızın her saniyesinde gördüğümüz buluşlara birkaç örnek verelim:

Asansör

İlk asansör denemeleri 18. yüzyılda Velayer adlı Fransız bir mimar tarafından yapıldı ancak, düzeneğin çalışması için dışarıdan hareket kolunun çevrilmesi gerekiyordu. Dolayısı ile bir insana ihtiyaç vardı. 1743 yılında 15. Luis'in sarayına takılan farklı bir asansör ise "Uçan Sandalye" olarak adlandırıldı. 23 Mart 1857'de Elisa Graves Otis tarafından yapılan asansör Broadway'de beş katlı bir alışveriş merkezine yerleştirildi. Son olarak ABD'de 1880 yılında 22 metre uzunluğundaki bir binaya yüksek hızlı ilk asansör yerleştirildi ve günümüzdeki asansörler ortaya çıktı...

Bozdolabı

Hiç şüphesiz soğuk da bir ihtiyaç! İnsanlar yüzyıllar öncesinden beri, yaz mevsiminin bunaltıcı sıcaklarında yiyeceklerini saklamak için çeşitli çareler düşünmüşlerdir. Soğuk mağaralardan tutunuz, kışın kar toplayıp, onu samanlara sarıp sarmalayıp çukurlara gömmek gibi...

Bu nedenle sıcak ortamlarda buz da üretebilen bir cihazın insan hayatına girmesi bir ihtiyaç haline gelmişti. Avrupalı ve ABD'li mucitler, bilim insanları 'soğutma aygıtı' yapmanın gerekliliğine kesinlikle inanmışlardı. Pek çok kişi bu konuda kafa yoruyordu. Sonunda, başarı sağlandı ve insanlar gerçek anlamda bir 'buzdolabı' ile tanıştı. Öncelik, ticarî yaşamındı. Ticarî amaçlı ilk buzdolabını, ABD'li iş adamı Alexander Twinning'in yaptığı tahmin ediliyor.

Bilgisayar

Dünyada ilk elektronik bilgisayar (ENIAC) John Mauchly ve J. Presper Eckert tarafından yapıldı ve 1946 yılında hizmete girdi. Büyük bir oda boyutunda olan bu bilgisayarın ağırlığının 30 ton olduğunu söyleyenler bile var.

Çamaşır makinesi

Bulaşıkları yıkamak, çamaşır yıkamanın yanında hani ne derler "Adeta çocuk oyuncağı!" Çünkü bir gömleği, bir tabağı yıkar gibi 5 saniyede yıkayamazsınız. Çamaşır makinesi çıkmadan önce kadınlar çamaşır yıkamaya çoğu zaman günlerini verebiliyorlardı. Çünkü kirli çamaşırları; leğenler içinde kimi zaman el ile çitileyerek, kimi zaman ayak altında çiğneyerek kirden ancak arındırabiliyorlardı. Çoğu zaman da çamaşırların kaynatma faslı da vardı... Çok daha önceleri ise kadınlar akarsu kıyılarında yine elleriyle veya tokaç denilen bir tahtayla çamaşırlardan kir çıkartmaya çalışıyorlardı.

Genelde 'çamaşır makinesi'nin 1908 de Alva John Fisher tarafından icat edildiği belirtilir. Oysa 1908 yılına gelene kadar pek çok kişinin bu konuda emeği var. Çünkü, çamaşır makinesi pek çok buluş gibi adeta evrim geçirir gibi ortaya çıktı. Pek çok kişi kafa yordu ve o insanlar düşündükleri, projelendirdikleri makineleri yaptılar. İlkeldi, basitti; ama adeta karanlığa ışık tutup yolu gösterdiler. Zaman ilerledikçe daha iyisini ortaya koydular. İlkel ve basitten giderek günümüzün çağdaş çamaşır makinelerini oluşturdular.

Sevgili okuyucum,

Bu yazıda, günümüzde her anımızda gördüğümüz, kullandığımız birkaç buluştan bahsettik. Bu buluşları ise kafir dediğimiz, gavur dediğimiz Avrupa insanı bizlere verdi.

Şu bir gerçek ki Avrupa insanını kastederek "Onların teknolojisi varsa bizim de imanımız var!" demek, hiçbir işe yaramaz. İnancımız elbette çok kutsal ancak, böyle bir yere varamayız.

Bugün o kafirler sayesinde konforlu bir şekildi yaşıyoruz. Umarım bir gün bunu fark eder ve yaşamak için muhtaç olduğumuz gavur Avrupa'nın (!) icatlarından arınıp kendi icadımızı kendimiz yaparız. Böylece kazanan Türk ekonomisi olur.

Haftaya buluşmak dileğiyle...

Önceki ve Sonraki Yazılar