1. HABERLER

  2. KÜLTÜR SANAT

  3. Balkanlar'ın 480 yıllık hafızası
Balkanlar'ın 480 yıllık hafızası

Balkanlar'ın 480 yıllık hafızası

Saraybosna'daki Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi, bünyesindeki 10 binden fazla Arapça, Osmanlıca ve Farsça el yazmasıyla sadece Bosna Hersek'in değil, Balkanlar'ın da hafızası olarak gösteriliyor.

A+A-

Balkanlar'daki en eski kütüphane olarak bilinen 480 yıllık Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi, bünyesindeki eşsiz el yazması eserlerle sadece Bosna Hersek'in değil, tüm Balkanlar'ın hafızası olarak değerlendiriliyor.

Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'daki tarihi Başçarşı'da hizmet vermeye devam eden kütüphane, bünyesindeki 10 binden fazla Arapça, Osmanlıca ve Farsça el yazması eserlerle "hafıza kutusu" olarak nitelendiriliyor.

Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi Müdürü Osman Lavic, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kütüphanedeki el yazmalarının farklı bölgelerden geldiğine işaret ederek, Osmanlı döneminde Bosna Hersek'te yaklaşık 100 medrese bulunduğu ve her birinin içinde kütüphaneler olduğunu aktardı.

Lavic, Bosna Hersek'teki vakıfların zamanla kaybolması sonucu medrese, tekke, okul ve hastanelerde kurulan kütüphanelerdeki el yazmalarının başkent Saraybosna'ya taşındığını kaydederek, Bosna Hersek şehirlerinin yanı sıra Mekke, Medine, İstanbul ve Şam'dan el yazmalarının da kütüphanede bulunduğunu dile getirdi.

Kütüphanedeki en eski ve değerli el yazmasının İslam alimi İmam Gazali'nin "İhya-u Ulumi'd Din" adlı eseri olduğunu olduğunu anlatan Lavic, "Gazali'ye ait bu eser 1105 yılında yazıldı. Bu bağlamda, kütüphanemizdeki bu eser dünyanın istinsah edilmiş en eski yazısını temsil ediyor." dedi.

Lavic, kütüphane arşivinde 12, 13 ve 14'üncü yüzyıllara ait el yazmalarının bulunduğunu söyleyerek, Bosna Hersek'te yazılan el yazmalarının, bu ülkenin İslam medeniyetinde ne denli aktif olduğunun göstergesi olduğunu ifade etti.

"Her el yazmasının bir hikayesi var"

El yazmalarının sadece İslam dinine ilişkin değil, aynı zamanda matematik, geometri ve astronomi alanlarında da yazıldığını belirten Lavic, "Her el yazmasının kendisine ait hikayesi var. Bizim burada yaptığımız, hikayelerin bu topraklara hangi yolları izleyerek geldiğini bulmak." dedi.

Lavic, kütüphanenin tarih boyunca birçok kez savaşa tanıklık ettiğini ve bu savaşlarda zarar görerek bünyesindeki çok sayıda kitabın yok olduğunu anlatarak, "İkinci Dünya Savaşı zamanında kütüphane Hünkar Camisi'nin bahçesindeydi. Bir havan topu kütüphanenin ahşap çatısına düşmüş ve çatı alev almış. Caminin hemen arkasında Fransisken Kilisesi var. Kilisede görevli Blogoljub Pervan, itfaiyeyi arayıp kendisini hükümet yetkilisi olarak tanıtmış ve yangına kısa sürede müdahale etmelerini sağlamış." diye konuştu.

Bosna'daki son savaşta da Şarkiyat Enstitüsünün yakıldığını ve içindeki 5 bin 240 el yazmasının yok olduğunu dile getiren Lavic, o dönemde şehre yardım sokulması için açılan tünelin el yazmaları için de kurtuluş olduğunu, Malezya'dan gönderilen makineler sayesinde, 1995 yılında kadar tüm el yazmalarının mikrofilmlere aktarıldığını söyledi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.