1. YAZARLAR

  2. Arzu GÜVEN

  3. 12 Haziran 2007...
Arzu GÜVEN

Arzu GÜVEN

ÖN CEPHE

12 Haziran 2007...

A+A-

Türk televizyonları ''Son Dakika'' koduyla şu haberi girdi: "Ümraniye'de Bir Gecekonduya Yapılan Baskında 27 El Bombası Ele Geçirildi.''

İddia tüyler ürperten cinstendi...

TSK, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni yıkmaya çalışıyormuş(!) Kamuoyu haftalar süren şafak baskınlarını ve gözaltıları  nefesini tutarak izledi.  

Tutuklanan isimler arasında kimler yoktu ki: Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur, 1. Ordu Komutanı Hurşit Tolon,  Tuğgeneral Veli Küçük, MİT'çi Kaşif Kozinoğlu, Doğu Perinçek, Mustafa Balbay, Vedat Yenerer vs... Toplumun farklı kesiminden birçok  gazeteci ve aydın, örgüt üyesi ya da yöneticisi olmakla suçlanıyordu.

275 sanıklı  12 yıl sürecek davanın ismi: "ERGENEKON"du...

Sanıklar "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ne Karşı Halkı Silahlı İsyana Tahrik ve Hükümeti Cebren Ortadan Kaldırmaya Teşebbüsten" yargılanıyordu. 2002-2004 AK Parti hükümetini devirmek için hazırlanan darbe planlarının ele geçirildiğinden söz ediliyordu.  

Bi çırpıda yazdım ama yaşananlar toplumsal bir travmaydı ...

TSK'nın Genelkurmay Başkanı terörist(!)

Türkiye, Cumhuriyet tarihi boyunca böyle organize bir komployla karşı karşıya kalmamıştı. Projenin basın destekçileri de devreye girdi. Bir bavul belgeyle yandaş medyanın her gün manşete taşıdığı Taraf Gazetesi yazarı Mehmet Baransu'nun alçaklığına tarih tanıklık etti.

Atatürk'ün Nutuk'una delil kapsamında el konuldu...

Emperyalizmin iç mihraklarının düzmece bilgi ve belgelerle sahnelediği kumpasın akıl almaz ayrıntılarından sadece biriydi...

Nutuk dava dosyasına girdi! 

Mantık süresiz izinliydi...

Gazeteci Vedat Yenerer'in dede yadigarı tabancası kayıtlara "Uzun Namlulu Silah" olarak geçti 

PKK'lı Şemdin Sakık'ın "Gizli Tanık" olarak dinlendiği, TSK'nın şerefli subaylarının ve İlker Başbuğ'un 'terörist' olarak yargılandığı dava nihayet bitti. İstanbul 4.Ağır Ceza Mahkemesi kararını açıkladı.

Gereği düşünüldü!

 "235 sanığın silahlı örgüt kurmak, yönetmek, üyelik, yardım ve yataklık suçlarından beraatine..."

1 Temmuz 2019 günü Ergenekon Kumpası Çöktü!

Merak ediyorum...

02.04.2011 tarihinde Radikal'deki köşesinden Zekeriya Öz'e: "Evimize girip çıkarken omuzumuzun üzerinden arkamıza bakma tedirginliğini terk ettik. O'na çok şey borçluyuz" diye seslenen Cengiz Çandar nasıl sokağa çıkacak?

"Türkiye bağırsaklarını temizliyor" diyen Bülent Arınç'ın, "Ben bu davanın savcısıyım" diyen Sn. Tayyip Erdoğan'ın vicdanı  sızlayacak  mı?

 Algı operatörlerinden hesap sormadan bu sayfa kapanacak mı?      

 Mahşere mi kalacak yani 'Silivri Zindanları'nda kanser olan Kıbrıs Fatihi Muzaffer Tekin'in vebali?    

Peki ya Ali Tatar?!

"Bize ateşten aldığımız pay kaldı"...

Bu sözler "Amirallere Suikast'' iddiasıyla tutuklanıp bırakıldıktan 3 gün sonra onuruna yediremeyip intihar eden Yarbay Ali Tatar'ın ağabeyi Ahmet Tatar'a ait. Kardeşinin ölümüne sebep olanların yargılanmasını istiyor. Merhum Ali Tatar intihar etmeden önce eşinin eline sıkıştırdığı mektupta  şöyle yazmıştı: "Bu yapılan hukuksuzluğa isyan ve karanlığa ışık olabilmek için hayatıma son veriyorum!"

Yarbay'ın, kızı Gökçe'ye ayırdığı satırlar ise bir babanın son arzusuydu: "Canım kızım dersine çok çalış, önemli yerlere gel ki benim hesabımı sorabilesin!"   

Oku Gökçe oku...

Babanın hesabını sor!  

Genç yaşta intihar eden Kumpas Şehidi Yarbay Ali Tatar'ın ağabeyi bir röportajında şu cümlelerle ses vermiş acısına:       

 "Nesini söyleyeyim canım efendim.

Gayrı düzen tutmaz telimiz bizim.

Arzuhal eylesem deftere sığmaz,

Omuzdan kesilmiş kolumuz bizim!"

Rahmet olsun...

Sevgimle...

Önceki ve Sonraki Yazılar